Throw out türkçesi Throw out nedir

  • Işık yaymak.
  • Çıkma yapmak (inşaat).
  • Çıkarmak.
  • Savurmak (tehdit).
  • Fırlatıp atmak.
  • Söylemek.
  • Ortaya atmak.
  • Rahatlıkla söyleyivermek.
  • Kapı dışarı etmek.
  • Çöp atmak.
  • Saçmak.
  • Yaymak.
  • Dışarı atmak.
  • İleri sürmek.
  • Sürmek (bitki).
  • Reddetmek (tasarı).
  • Kovmak.
  • Reddetmek.

Throw out ile ilgili cümleler

English: You shouldn't throw out the baby with the bath water.
Turkish: Kurunun yanında yaşı da yakmamalısın.

English: Don't throw out this magazine. I haven't read it yet.
Turkish: Bu dergiyi atma. Henüz okumadım.

English: I have some old clothes I'm going to throw out.
Turkish: Atacağım bazı eski kıyafetlerim var.

English: A good cook doesn't throw out yesterday's soup.
Turkish: İyi bir aşçı dünkü çorbayı atmaz.

English: Throw out from here this disgusting dog!
Turkish: Bu iğrenç köpeği buradan at!

Throw out ingilizcede ne demek, Throw out nerede nasıl kullanılır?

Throw : Kaçırmak. Çevirmek (sözü veya bakışı birine). Yer tabakasındaki çatlak. Çömlekçi çarkında çamura şekil verip bir eşya yapmak. Yere atmak (güreşçi veya at). Yöneltmek. Alıcının merceği ile konu arasındaki uzaklık. göstericinin merceği ile görüntülük arasındaki uzaklık. Atış. Fırlatmak. Şal.

Out : Çıkarmak. Dışarıda. Kovmak. Dışarı çıkarmak. Dışarı. Kendini belli etmek. Yanmak. Nakavt etmek. Ortaya çıkmak. Bayılmak.

 

Throw out lever : Debriyaj kolu.

Throw out of gear : Vites atmak. Vitesten kurtulmak. Debriyaja baskı yapmak. Debriyaj yapmak. Şaşırtmak. Hayret ettirmek. Debriyaja basmak. Kafasını karıştırmak.

Throw out the bill : Yasa tasarısını reddetmek.

Throw outs : Çöp atmak. Çıkarmak. Fırlatıp atmak. Söylemek. Reddetmek. Kapı dışarı etmek. Dışarı atmak. Ortaya atmak. Kovmak. Rahatlıkla söyleyivermek.

Clutch throw out bearing : Kavrama ayırma yatağı. Kavramanın boşaltılması sırasında, dönen kavramayı durağan ayaklık düzeneğine iliştirmeye yarayan yuvarcıklı yatak. Debriyaj baskı bilyası.

İngilizce Throw out Türkçe anlamı, Throw out eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Throw out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blank : Feshetmek. Boş. Boşluk. Sayıyı önlemek (spor terimi). Silmek. Sövmek. Yazısız kağıt. Boş yer.

Put forward : Adaylığını koymak. İleri almak. Öne sürmek. İddia etmek. Sunmak. Öne çıkarmak. İleri almak (saati). Daha erken bir tarihe almak.

Broadcasted : Yayınlanan. Duyurmak. Yayın yapmak (radyo ve televizyon terimi). Yayımlamak. Ekmek (tohum). Yayını yapılan.

Besprinkled : Serpmek. Lekelemek.

Broadcasts : Yayın yapmak (radyo ve televizyon terimi). Ekmek (tohum). Duyurmak. Yayımlamak. Yayınlar.

Conveyed : İletmek. Getirmek. Devretmek. Yollamak. Nakledilen. Nakledilmiş. Taşımak. Nakletmek.

Apprised : Bildirmek. Haber vermek. Haberdar etmek. Bilgi vermek.

Banishing : Uzaklaştırmak. Sürgüne yollamak. Aklından çıkarmak. Sürmek. Sürgüne göndermek. Kafasından atmak. Sürmek (bir yerden atmak). Defetmek. Sürgün etmek.

 

Blanked : Sayıyı önlemek (spor terimi). Silmek.

Blankest : Sövmek. Anlamsız. Yazısız. Tam. Açık yer. Açık. Silmek. İfadesiz. Şaşırmış. Yazısız kağıt.

Throw out synonyms : turf out, make a clean sweep of, cashiering, banish, apprize, brought out, bare, bring forward, expel, cashiered, advance, flings, besprinkles, deploy, contravened, conveys, circulates, banishes, bespreading, bring about, boot out, axing, abstract, outed, bestrewn, axed, show somebody the door, bestrew, argue, ax, contravenes, broadcast, give the push.