Spruce nedir, Spruce ne demek

Spruce; Gitar alanında kullanılan bir terimdir.

Gitar terimi olarak anlamı:

Çamgillerden, kerestesi açık sarı renkli ve hafif, iyi bir ton ağacı olduğundan ve ses yansıtımından dolayı çeşitli cinsleriyle akustik gitarda ses tahtası olarak en sıkça kullanılan ağaç.

Spruce tanımı, anlamı

Ses tahtası : Elektrikle çalışmayan telli çalgılarda, tellerin titreşimi yoluyla elde edilen sese şiddet katarak dışarı aktaran ve tonuna karakterini kazandıran, genellikle ağaçtan bileşen

Çamgiller : Kozalaklılardan, iğne gibi ince ve uzun yapraklarını yaz kış dökmeyen, tohumları çıplak olarak kozalak pulları üzerinde bulunan, çam, köknar, ladin vb. bitki türlerini içine alan reçineli ağaçlar familyası.

Ton ağacı : Yapımında kullanıldığı çalgı aletine öz yankısal yeterlilik sağlayabilecek ve bu nedenle çalgı yapımında geleneksel olarak kullanılan ağaç türlerinin genel adı.

Açık sarı : Sarının bir veya birkaç ton açığı. Bu renkte olan.

Akustik : Yankı bilimi. Yankılanım.

Kereste : Tomrukların boyuna biçilmesiyle elde edilen ve marangozlukla inşaatta kullanılan nitelikli ağaç. Kaba saba kimse, kalas. Ayakkabı yapımında kullanılan gereç.

Çeşitli : Çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi.

Renkli : Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Neşeli, canlı, ilgi çekici. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse).

 

Dolayı : Çevrede, etrafta bulunan. Ötürü.

Ağacı : Ağabey, büyük erkek kardeş. Zakkum.

Keres : Büyük ve derin karavana.

Sıkça : Oldukça sık.

Dolay : Bir yeri saran başka yerlerin bütünü, civar.

Hafif : Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa. Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Gücü az olan, belli belirsiz. Güç ya da yorucu olmayan, kolay. Etkisi az olan, sert karşıtı. Önemli olmayan. Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Kalınlığı veya yoğunluğu az olan.

Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.

Tahta : Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası. Bu ağaçtan yapılmış. Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh. Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç. Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer. Kara tahta.

Yansı : Bilgisayar veya tepegözle hazırlanan saydamın yansıtılmasıyla perdede ortaya çıkan görüntü. Akis. Işığın parlak bir yere çarpıp geriye doğru yön değiştirerek kaynağını göstermesi, inikâs. Tepke.

Gitar : Genellikle ahşap gövdeli, perdeli, altı teli olan, telleri parmakla çekilerek veya pena ile vurularak çalınan bir telli çalgı.

Sarı : Yeşil ile turuncu arasında bir renk, limon kabuğu rengi. Soluk, solgun. Bu renkte olan.

Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).

Diğer dillerde Spruce anlamı nedir?

Osmanlıca Spruce : ladin