Rights türkçesi Rights nedir
- Haklı çıkarmak.
- Haklar.
- Doğrultmak.
- Düzeltmek.
- Çeki düzen vermek.
- İtibarını iade etmek.
- Telafi etmek.
- Dik konuma getirmek.
- Sağ kenarlar.
- Hukuk.
- Derleyip toplamak.
Rights ile ilgili cümleler
English: Education shall be directed to the full development of the human personality and to the strengthening of respect for human rights and fundamental freedoms. It shall promote understanding, tolerance and friendship among all nations, racial or religious groups, and shall further the activities of the United Nations for the maintenance of peace.
Turkish: Öğretim insan şahsiyetinin tam gelişmesini ve insan haklarıyla ana hürriyetlerine saygının kuvvetlenmesini hedef almalıdır. Öğretim bütün milletler, ırk ve din grupları arasında anlayış, hoşgörü ve dostluğu teşvik etmeli ve Birleşmiş Milletlerin barışın idamesi yolundaki çalışmalarını geliştirmelidir.
English: Human rights are universal.
Turkish: İnsan hakları evrenseldir.
English: He believed that blacks could win their fight for equal rights without violence.
Turkish: O, siyahların şiddet olmaksızın eşit haklar için mücadelelerini kazanabileceklerine inanıyordu.
English: An individual has rights and responsibilities.
Turkish: Bir bireyin hakları ve sorumlulukları vardır.
English: Everyone, as a member of society, has the right to social security and is entitled to realization, through national effort and international co-operation and in accordance with the organization and resources of each State, of the economic, social and cultural rights indispensable for his dignity and the free development of his personality.
Turkish: Her şahsın, cemiyetin bir üyesi olmak itibariyle, sosyal güvenliğe hakkı vardır; haysiyeti için ve şahsiyetinin serbestçe gelişmesi için zaruri olan ekonomik, sosyal ve kültürel hakların milli gayret ve milletlerarası işbirliği yoluyla ve her devletin teşkilatı ve kaynaklarıyla mütenasip olarak gerçekleştirilmesine hakkı vardır.
Rights ingilizcede ne demek, Rights nerede nasıl kullanılır?
Rights coupon market : Borsada işlem gören şirketlerin nakit sermaye artışı yapmak üzere belirledikleri öncelik hakkını kullanma süresi içinde sözkonusu hisse senedi üzerinde bulunan yeni pay alma kuponunun alınıp satılabilmesi için açılan piyasa. Öncelik hakkı piyasası.
Rights for projections in schools : Okullarda oynatım hakkı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir filmin yalnız okullarda oynatılmak üzere kiralanmasını sağlayan hak.
Rights from patent : Bulgu belgesinden doğan haklar. Bulgu belgesiyle elde edilen koruma ve tekel hakları.
Rights of author : Yazar hakları. Yapıtı ortaya koyana tanınan yasalarda sınırları ve koşulları gösterilmiş olan akçalı ve öznel haklar.
Rights of registration : Bulgu ve markaların kütüğe yazımı ile ortaya çıkan ve yasalarda belirtilen haklar. Kütüğe yazımdan doğan haklar.
Civil rights activist : Vatandaşlık hakları savunucusu.
Rights offering stock : Öncelik hakkına sahip hisse senedi. Öncelik haklı hisse senedi.
Rights offering : Öncelik hakkı. Hisse senedi sahiplerine yeni çıkarılan hisse senetlerini mevcut paylarıyla orantılı biçimde satın almak için tanınan hak. hisseli mülklerin satışında, öncelikle pay sahibi olan kişilere tanınan satınalma hakkı. . Öncelik hakkına dayanarak arz. Rüçhan hakkı sunma. Bedelli sermaye arttırımı.
Rights on patent : Alınan belge üzerinde, o belgeyi elinde bulunduranın işletme, başkasına bırakma, satma, özel izin verme gibi hakları. Bulgu belgesi üzerindeki haklar.
Citizens rights movement : Yurttaşlık haklarını destekleyen siyasi bir hareket. Yurttaş hakları hareketi.
İngilizce Rights Türkçe anlamı, Rights eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Rights ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Calibrate : Derecelendirmek. Ayarlanmış. Kalibresini bulmak. Kalibrasyon yapmak. Ayarlamak. Çaplamak. Ayar etmek. Çapını ölçmek.
Wage : Başlatmak. Maaş. Açmak. Aylık. Vergin. Yürütmek. (savaş vb) açmak. Sürdürmek. Üretim faktörlerinden biri olan emeğin üretimden aldığı pay, diğer bir deyişle emek faktörünün fiyatı. işçilere üretim sürecine katılmaları karşılığında belli sürelerde yapılan ödeme. krş. maaş. (savaş) açmak.
Jurisprudence : İçtihat. İlmi içtihat. Kazai içtihat. Mahkeme içtihatları. İçtihat bilimi. Hukuk bilimi. Hukuk sistemi. Hukuk ilmi. Hukuk felsefesi.
Fight back : Direnmek. Karşı koymak.
Spruces : Düzeltmek (giysi). Alaçam. Düzenlemek. Şıklaştırmak. Temiz giyimli. Titiz giyimli. Şık giydirmek. Ladin. Müşkülpesent.
Legals : Resmi. Nizamlı. Adli. Tüzel. Meşru. Yasal. Kanuni. Kanuna uygun. Hukuksal.
Midnight : Gece yarısı. Güneşin alt öğlenden geçtiği an ya da güneşin batması ile doğması arasındaki sürenin ortası. Güneş'in alt öğlenden geçtiği an; ya da güneş batması ile doğması arasındaki zamanın ortası. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Geceyarısı. Gece yansı.
Spar : Ağız kavgası etmek. Taneli mısır koçanlarının kurutulmasında kullanılan, kafese benzeyen havadar çardak. Seren. Atışmak. Kavga etmek. Boks maçı. Boks maçı yapmak. Dalaşmak. Tartışmak.
Adjusts : Alışmak. Hizaya getirmek. Ayarlamak. Uymak. Parlamak. Belirlemek. Adapte olmak. Uydurmak. Ayar çekmek.
Give reasons for : Savunmak. Açıklamak. -için neden göstermek.
Rights synonyms : fight down, array, chickenfight, time period, period of time, vie, 24 hour interval, twenty four hour period, chicken fight, weeknight, directs, make amends, scuffle, compense, twenty four hours, orientates, amends, amended, wedding night, period, wrestle, solar day, spruce, lawing, compensates, plumbed, ameliorating, adjust, compile, tussle, give reason for, arranges, skirmish.
Rights zıt anlamlı kelimeler, Rights kelime anlamı
Defend : Korumak. Müdafaa etmek. Savunmak. Kanat açmak. Reddetmek. Saklamak. Arkasında olmak. Himaye etmek.
Make peace : Barışmak. Barıştırmak. Barış yapmak.
Day : Devir. Çağ. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gün. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Zaman. Dönem. Gündüz. Gündüzlü (öğrenci). Çekimin gündüz gerçekleştirildiğini ya da gündüz görünçlüğü olduğunu belirtmek üzere oyunlukta ve çekim tahtasında yer alan sözcük.

Bu kısımda Rights kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Rights ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Rights anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Rights ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.