Limpets türkçesi Limpets nedir

Limpets ingilizcede ne demek, Limpets nerede nasıl kullanılır?

Limpet : Deniz minaresi. Deniz salyangozu. Deniz kulağı.

Rocklimpet : Çok hücrelilerden (metazoa), karından ayaklılar (gastropoda) sınıfının, önden solungaçlılar (prosobranchia) takımından, operkulumu olmayan, kabuğu koni biçiminde, avrupa denizlerinde yaşayan bir tür. Koni kabuklu salyangoz.

Limped : Bükülgen. Hamur gibi. Topallamak. Gevşek. Pörsük. Yumuşak. Topallama. Aksatmak. Esnek. Aksamak.

Limper : Topallayan kimse. Aksayarak yürüyen kimse. Topal. Aksatan kimse. Topallayarak yürüyen kimse.

Limpers : Topallayarak yürüyen kimse. Aksatan kimse. Topal. Aksayarak yürüyen kimse. Topallayan kimse.

Limpid : Duru. Kolay anlaşılır. Berrak. Saydam. Şeffaf.

Make limp : Aksatmak.

Walk with a limp : Aksayarak yürümek. Topallayarak yürümek.

Self blimped camera : Sessizlenmiş alıcı. Sesli film çeviriminde kullanılmak üzere, motor gürültüsünün dışarı sızması önlenmiş alıcı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Become limp : Yumuşaklaşmak.

İngilizce Limpets Türkçe anlamı, Limpets eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Limpets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abalone : Bir tür deniz yumuşakçasının içi sedefli yassı kabuğundan elde edilen ve önemli notaların yerlerini belirlemek veya süslemek amacıyla gitarın perde aralarına işlenen parça. Biyoloji, gitar alanlarında kullanılır. Denizkulağı. Pina sedefi. Haliotis. Abalon (bir deniz kabuklusu). İstridye. Karından ayaklılar (gastropoda) sınıfının, önden solungaçlılar (prosobranchia) takımından, kabuğu kulak biçiminde, hindistan ve avustralya kıyılarında yaşayan türleri olan bir yumuşakça cinsi.

Lagoon : Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Etrafı kara ile çevrili sığ su. Denizin uzantısı göl. Bk. mercan çemberi. Kıyı gölü. Mercan çemberi gölü. Denizkulağı. Oluşumlarında dalga aşındırma ve biriktirmesinin büyük payı olan, denizkulağı türünde göllere verilen ad, bk. çekmece, denizkulağı, gölcük. Gölcük. Lagün.

Gastropoda : Karından ayaklılar. Karındanbacaklı. Karından bacaklıgiller. Yumuşakçalar sınıfı (salyangoz, deniz salyangozu, abalonlar, muz sümüklüböcekleri ve diğerlerini içerir).

Triton : Neptün gezegeninin aylarından biri. Trityum çekirdeği. (bilgisayar) pentium işlemciler için hızlı çip yongası. (mitoloji) yunan deniz tanrısı poseidon'un oğlu ve hizmetkarı. Semender. Bir proton ve iki nötrondan oluşan trityum (h-3) çekirdeği. Balık tanrısı. Triton.

Periwinkles : Küçük bir tür deniz salyangozu. Perivinkle. Menekşe rengi. Cezayirmenekşesi. Pervane çiçeği. Vinca rosea. Cezayir menekşesi (botanik terimi). Cezayir menekşesi.

Whelks : Madya. Ergenlik çıbanı. Bir tür deniz salyangozu. Sivilce. Kabarcık. Kabartı. Şeytanminaresi.

Impulsion : İtiş. Tahrik. Şevk. İtici güç. İtki. İtme. Dürtü. Teşvik. İtici kuvvet. Sevk.

 

Drift : Kendini koyvermek. Ekonomi, uzay, madencilik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Kayma. Kayma devimi. Tıkanmak. Birikmek. Şaşırmak. Gayesiz yaşamak. Bir cismin kayarak gitmesi. Hayatın akışına bırakmak.

Murex : İskerlet. Karından ayaklılar (gastropoda) sınıfının, önden solungaçlılar (prosobranchia) takımından, yırtıcı, kabukları üzerinde birçok diken taşıyan, ılık ve tropik denizlerde yaşayan türleri olan bir cins. iskerlet. Dikenli salyangoz.

Winkles : Çük. Alet. Yarak. Sik. Penis. Salyangoz.

Limpets synonyms : seasnail, keyhole limpet, class gasteropoda, fissurella apertura, diodora apertura, patella vulgata, class gastropoda, gasteropoda, common limpet, force, lagoons, sea snail, snailfish, tritons, limpet, ormer, buckie, abalones, winkle, murexes, periwinkle.

Limpets zıt anlamlı kelimeler, Limpets kelime anlamı

Hardness : Acımasızlık. Dayanıklılık. Kasvet. Katılık (fiziksel olarak). Cesaret. Su içinde çözünmüş toprak alkali metalleri derişimlerinin çeşitli ölçeklerde gösterilmesi. minerallerin ve başka katıların sertliklerinin çeşitli, uygun ölçeklerde gösterilmesi. Minerallerin çizilmeye karşı gösterdikleri direnç. (bunun için, mohs cetvelli kullanılır: 1. talk, 2. jips, 3. fluorit, 4. kalsit, 5. apatit, 6. feldspat, 7-kuars, 8- topas, 9- korendon, 10- elmas.). Sertlik. Katılık. Cüret.

Unrestricted : Sınırsız. Kısıtsız. Tahdit edilmemiş. Aşırı. Kısıtlamasız. Kısıtlanmamış. Serbest. Sınırlanmamış. Sınırlamasız.