Metallogeny türkçesi Metallogeny nedir

  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Maden yataklarının oluş zamanını, bölgeyle ve kayaç bilgisiyle ilgili oluşumunu inceleyen uygulamalı yerbilim dalı.
  • Maden yatakları bilimi.

Metallogeny ingilizcede ne demek, Metallogeny nerede nasıl kullanılır?

Metallograph : Metal mikroskobu.

Metallographic : Metalografiye ilişkin. Metalografik.

Metallography : Metalografi. Metalyapıbilim.

Metalloenzyme : Metaloenzim. Metalenzim. Metal (iyon) taşıyan enzim.

Metalloid : Metalsi. Yarımetal. Metale benzer. Madenimsi. Metallerin fiziksel özelliklerini, metal olmayan öğelerin ise kimyasal özelliklerini gösteren öğe. Madene benzer basit cisim. Metaloit. Madene benzer. Metaloid.

Metallotheraphy : Metaloterapi. Maden tuzları ile tedavi.

Metallotherapy : Metaloterapi.

Metalloporphyrin : Metaloporfirin.

Metallophone : Metalafon.

Matrix metalloproteinases : Matriks metalloprtoteinazları. Hücre dışı matriksi parçalayan, çinko ve kalsiyum içeren, organların ve damarların oluşumunda, yara iyileşmesinde ve tümör metastazında rol oynayan bir grup endopeptidaz. Matriks metalloproteinazlar.

İngilizce Metallogeny Türkçe anlamı, Metallogeny eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Metallogeny ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Adjacent rock : Yantaş. İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç.

Algonkian : Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Bir prekambriyen sistemi. Algonkiyen. Alkongien. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.).

Advance of aglacier : Buzulun önden uzanması. Buzul ilerlemesi.

Abysal environment : Derin ova. 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı.

Agricultural geology : Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı. Tarım yerbilimi. Tarımsal jeoloji.

Acrozone : Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar. Uç kuşağı. Menzil zonu.

Alcalic fumarole : Alkali tüten. 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.

Acid fumarole : 200°-800° c. sıcaklıkta, hcı, so2 nh2 cl, h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Asit tüten. Ekşit (asit) tüten. Asit fümarol.

Absolute age : Kesin yaş. Salt yaş. Mutlak yaş. Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı.

Adventive cone : Parazitik koni. İlerleme konisi. Ek koni. İlerleme hunisi. Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi.

Metallogeny synonyms : abrasive power, absolute chronology, ore geology, after shock, abyss, alkali rocks, aggregats.