Misplaced türkçesi Misplaced nedir

  • Yanlış yerleştirmek.
  • Yanlış yere koymak.

Misplaced ile ilgili cümleler

English: I appear to have misplaced my keys.
Turkish: Anahtarlarımı yanlış yere koymuşum gibi görünüyor.

English: I must've misplaced it.
Turkish: Onu yanlış yere koymuş olmalıyım.

English: I seem to have misplaced my key last night.
Turkish: Dün gece anahtarımı yanlış yere koydum gibi geliyor.

English: I misplaced your blue pen.
Turkish: Mavi kalemini yanlış yere koydum.

English: I seem to have misplaced my keys.
Turkish: Anahtarlarımı yanlış yere koydum gibi görünüyorum.

Misplaced ingilizcede ne demek, Misplaced nerede nasıl kullanılır?

Misplace : Yanlış yere koymak. Kaybetmek. Yanlış yerleştirmek. Nereye koyduğunu unutmak.

Misplacement : Yanlış yer tutma. Yanlış yerleştirme. Yanlış yere koyma.

Misplaces : Kaybetmek. Yanlış yere koymak. Yanlış yerleştirmek.

Misplacing : Yanlış yerleştirmek. Yanlış yere koymak. Kaybetmek.

Misplaying : Yanlış oyun.

Misplead : Usul hatası. Savunmada hata. Duruşma hatası. Duruşmada hata. Savunma hatası.

Misplays : Yanlış oyun. Hatalı oynama.

Mispleading : Usul hatası. Duruşmada hata. Savunma hatası. Duruşma hatası. Savunmada hata.

İngilizce Misplaced Türkçe anlamı, Misplaced eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Misplaced ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Mislay : Nereye koyduğunu unutmak. Yerine koymamak. Kaybetmek.

Mislays : Nereye koyduğunu unutmak. Kaybetmek. Yerine koymamak.

Misplace : Nereye koyduğunu unutmak. Kaybetmek.

Misplacing : Kaybetmek.

Mislaying : Yerine koymamak. Kaybetmek. Nereye koyduğunu unutmak.

Misplaces : Kaybetmek.

Disarranged : Bozuk. Tertipsiz. Düzenini bozmak. Karıştırmak.

Lost : Kaybetmek. Mahvolmuş. Yitirilmiş. Kendini kaybetmiş. Değerlendirilmemiş. Geçmiş. Boşa gitmiş. Gaip. Kaçırılmış. Şaşırmış.

Misplaced synonyms : mislaid.

Misplaced zıt anlamlı kelimeler, Misplaced kelime anlamı

Arranged : Tanzim edilmiş. Düzenli. Düzenlenmiş. Derli toplu. Düzelmiş. Yoluna girmiş. Dizili.

Found : Kurmak. Tesis etmek. İnşa etmek. Temelini atmak. Yapmak. Temel atmak. Desteklemek. Eritmek. Dökmek (demir). Kalıba dökmek.