Misplays türkçesi Misplays nedir

  • Yanlış oyun.
  • Hatalı oynama.

Misplays ingilizcede ne demek, Misplays nerede nasıl kullanılır?

Misplaying : Yanlış oyun.

Misplace : Kaybetmek. Yanlış yere koymak. Nereye koyduğunu unutmak. Yanlış yerleştirmek.

Misplaced : Yanlış yere koymak. Yanlış yerleştirmek.

Misplacement : Yanlış yerleştirme. Yanlış yer tutma. Yanlış yere koyma.

Misplaces : Yanlış yere koymak. Kaybetmek. Yanlış yerleştirmek.

Misprinted : Baskı hatası yapmak. Hatalı basılmış. Yanlış basmak.

Misprint : Baskı hatası.

Misplacing : Kaybetmek. Yanlış yere koymak. Yanlış yerleştirmek.

Mispleading : Savunma hatası. Duruşmada hata. Usul hatası. Duruşma hatası. Savunmada hata.

Misperceive : Yanlış algılamak.

İngilizce Misplays Türkçe anlamı, Misplays eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Misplays ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pillory : Boyunduruk. Boyundurukla sergilemek. Elaleme rezil etmek. Sergi direği. Ceza boyunduruğu. Boyunduruk (suçlular için). Boyundurukla teşhir etme. Ceza boyunduruğuna bağlayarak teşhir etmek. Rezil etme. Rezil etmek.

Swank : Kasıntı. Horozlanmak. Gösteriş yapmak. Çalım. Fiyaka. Şıklık. Hava atmak. Kurum satmak. Kasılmak. Kurumlanmak.

Model : Giymek (defilede belirli bir giysiyi). Taslam. Örnek. Örneğe göre yapmak. Modellik yapmak. Yaratmak (çamur veya mum vb'nden heykel). Manken. Kalıbını çıkarmak. Bir oluşum, durum ya da sürecin ilk örneğinin ya da ayırıcı biçiminin, ayrıtsal özellikleriyle simgesel anlatımı. Modellemek.

 

Brandish : Sallamak. Savurma. Sağa sola sallamak. Tehdit edercesine sallamak (elini veya parmağını vb). Sallama. Savurmak.

Posture : Taslamak. Hal. Jimnastik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kasılmak. Duruş. Duruş (vücut). Dik durmak. Poz. Durum. Vaziyet.

Representation : Oyun. Gösterim. Görünge. Sembol. Temsil. Fikir belirtme. Sitem. Temsilcilik. Simgeleme. Piyes.

Show : Temsil. Teşhir. Eğlence izlencesi. Sirkin kendini tanıtması için kısa gösterilerle yaptığı sergileme. Belli olmak. Fırsat. Bir film üzerindeki resimlerin gösterici yardımıyla görüntülüğe yansıtılarak görüntülerin oluşturulması. bu yolla, filmin tümünün ya da bir bölümünün izlenmesinin sağlanması. bir sinemanın belli bir izlencesinin yer aldığı ve belirli bir saatten başlayıp yine belirli bir saatte sona eren çalışması. İbraz etmek. Sergi. Açıklamak delalet etmek.

Spectacle : Piyes. Oyun. Görülecek şey. Sahnede, alanda ya da gergi üzerinde oynanan, göz ve kulağa yönelen oyunların, dansların ve benzeri sanatların tümüne verilen ad. örnet : tiyatro, balet, opera, dans ortaoyunu, gölge oyunu vb. Gösteri. Oyun (tiyatro terimi). Temsil. Gösterim. Görüntü. Tören.

Pose : Doğurmak (sorun). Poz yapmak. Poz vermek. Poz. Hayret ettirmek. Ortaya çıkarmak. Frikik vermek. Soru sorarak şaşırtmak. Poz verdirmek. Şaşkınlık uyandırmak.

Float : Yüzdürücü. Yaymak. Uçmak. Su üzerinde durmak. İçi boş karaçta ya da yakıtlıkta yakıt düzeyini denetleyen kapalı kutu. Batmadan yüzmek. Olta, ağ vb. avlanma aracının suda yüzmesini veya orta su kesiminde belli bir derinlikte kalmasını veya yüzmesini sağlamak doğal ve yapay mantar, içi hava dolu plastik, polyester, fiberglas malzeme, ağaç, sertleştirilmiş lastik ve strafor vb malzemelerden yapılandırılmış ve farklı biçimlerde olabile yapılar. Süzülmek. Dolaşmak. Yüzdürmek.

 

Misplays synonyms : snellen chart, ostentate, produce, misplaying, gibbet, expose, sit, show off, bench, bring forth, exhibit, flash, hold up, flaunt, open, presentation, moon.

Misplays zıt anlamlı kelimeler, Misplays kelime anlamı

Close : Avlu (okul, kilise). Kadans. Kapamak. Göğüs göğüse kavga. Kapatmak. Geçit. Bitirmek. Yummak (göz). Sonuç.

Hide : Herhangi bir hayvanın işlenmiş ya da işlenmemiş olan derisi. Post. Yaşırmak. Gizlemek. Cilt. Saklamak. Deri. Saklanmak. Bilgisayar, biyoloji alanlarında kullanılır. Derisini yüzmek.