Pillory türkçesi Pillory nedir

  • Boyunduruk.
  • Boyunduruk (suçlular için).
  • Sergi direği.
  • Boyundurukla teşhir etme.
  • Boyundurukla sergilemek.
  • Elaleme rezil etmek.
  • Teşhir direği.
  • Ceza boyunduruğuna bağlayarak teşhir etmek.
  • Ceza boyunduruğu.
  • Rezil etme.
  • Rezil etmek.

Pillory ingilizcede ne demek, Pillory nerede nasıl kullanılır?

Pillorying : Boyundurukla sergilemek. Sergi direği. Rezil etmek. Elaleme rezil etmek. Teşhir direği. Boyundurukla teşhir etme. Boyunduruk. Dillere düşürmek.

Pilloried : Boyunduruk. Sergi direği. Elaleme rezil etmek. Rezil etmek. Boyundurukla sergilemek. Dillere düşürmek. Boyundurukla teşhir etme. Teşhir direği.

Pillories : Sergi direği. Boyunduruk (suçlular için). Elaleme rezil etmek. Rezil etme. Teşhir direği. Rezil etmek. Boyundurukla teşhir etme. Boyunduruk. Boyundurukla sergilemek.

Papilloretinitis : Papiloretinit. Papilloretinit.

Pillow : Yastık. Karo. Pillov. Kolon başı yastığı. Yastığa yatırmak. Cıvadra ıskaçası. Baş yastığı.

Pillowlava : Yastık lavları. Su altında katılaşmış, yuvarlak ya da yastık biçiminde, ince bir zarla kaplı, içi yoğun dizilmiş kanallarla yapılı lavlar.

Pillow distortion : Yastık biçiminde bozunum.

Pillowslips : Yastık kılıfı. Yastık yüzü.

Pillow lace : Kopanaki. Kısa saç.

Pillowed : Yastık. Yastığa yatırmak. Pillov. Karo. Cıvadra ıskaçası. Yastıkla desteklemek. Kolon başı yastığı. Baş yastığı.

 

İngilizce Pillory Türkçe anlamı, Pillory eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pillory ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ball up : İçine etmek. Eline yüzüne bulaştırmak. Şaşırtmak. Berbat etmek. Perişan etmek. Bozmak.

Pilloried : Dillere düşürmek.

Gibbet : Bel kirişi. Darağacı. İdam etmek. Asmak. Vinç kolu. Maçuna kolu. Kirli çamaşırlarını ortaya çıkarmak.

Attainting : Yakalanmak. Vatandaşlık hakkını kaybetme. Tutulmak. Lekelemek. İdam mahkumunun vatandaşlık haklarını kaldırmak.

Attaint : İdam mahkumunun vatandaşlık haklarını kaldırmak. Leke. İdam hükmü sonucu hükümlünün medeni hukukunu kaldırmak. Lekelemek. Tutulmak. Tenzil etmek. Yakalanmak. Ayıp.

Penalize : Ceza vermek. Tecziye etmek. Cezai müeyyide altına almak. Penaltı vermek. Cezai yaptırım altına almak veya cezalandırmak. Cezalandırmak.

Bitching : Berbat etmek. Orospu. Kahpe. Hadi oradan. Kancık. Sevimsiz şey. Fahişe. Kevaşe. Şikayet etmek.

Bitched : Şikayet etmek. Berbat etmek.

Attaints : Tenzil etmek. İdam hükmü sonucu hükümlünün medeni hukukunu kaldırmak. Lekelemek. İdam mahkumunun vatandaşlık haklarını kaldırmak. Leke. Yakalanmak. Tutulmak. Ayıp.

Pillory synonyms : pillories, penalise, attainted, headlock, oppression, cross timber, humiliation, chagrin, lintel, disgracing, butchered, bitches, punish, bitch, bring disgrace on somebody, humiliations, headlocks, chain, crowfoots, half nelson, oxbows, exhibit, pillorying, expose, butcher, oppressions, display, bring shame on, crowfoot, bitch up, chains, oxbow, chagrining.

 

Pillory zıt anlamlı kelimeler, Pillory kelime anlamı

Praise : Övme. Gururunu okşamak. Hamdetmek. (allah'a) hamdetmek. Övmek. Methetmek. Övgüyle söz etmek. Şükretmek. Övgü. Tesenna.

Pillory ingilizce tanımı, definition of Pillory

Pillory kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A frame of adjustable boards erected on a post, and having holes through which the head and hands of an offender were thrust so as to be exposed in front of it. To set in, or punish with, the pillory.