Pillow türkçesi Pillow nedir

Pillow ile ilgili cümleler

English: Ali picked up a pillow and threw it at Mary.
Turkish: Ali bir yastık aldı ve onu Mary'ye fırlattı.

English: Ali and Mary had a pillow fight.
Turkish: Ali ve Mary yastık savaşı yaptılar.

English: Ali threw a pillow at me.
Turkish: Ali bana bir yastık attı.

English: Could I have a pillow and blanket?
Turkish: Bir yastık ve battaniye alabilir miyim?

English: A pillow at six o'clock in the morning has got the biggest gravity in the world.
Turkish: Sabah altıda, bir yastık dünyadaki en büyük cazibeye sahiptir.

Pillow ingilizcede ne demek, Pillow nerede nasıl kullanılır?

Pillow distortion : Yastık biçiminde bozunum.

Pillow lace : Kopanaki. Kısa saç.

Feather pillow : Kuş tüylü yastık.

Lace pillow : Dantelli yastık. Kırlent.

Pillowcase : Yastık kılıfı. Yastık yüzü.

Pillowy : Yastık gibi. Yumuşacık.

Pillowslips : Yastık yüzü. Yastık kılıfı.

Pillories : Rezil etmek. Sergi direği. Teşhir direği. Boyundurukla teşhir etme. Boyunduruk (suçlular için). Rezil etme. Boyunduruk. Elaleme rezil etmek. Boyundurukla sergilemek.

Pillows : Yastık. Baş yastığı.

Pillowslip : Yastık yüzü. Yastık kılıfı.

 

İngilizce Pillow Türkçe anlamı, Pillow eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pillow ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clad : Örtülü. Koruyucu bir tabakayla örtmek. Örtünmüş. Bürünmüş. Kaplı. Kılıflanmış. Sarılmış. Korunmuş. Giyinmiş.

Pillowed : Yastıkla desteklemek.

Excitation winding : Manyetik alan sargısı. Uyarım sargısı. İkaz sargısı. Uyarma sargısı.

Imposting : Gümrük resmi. Yük. Yükümlülük. Resim. Üzengilik. Vergi. Harç. Aldatan. Üzengi.

Place : Sıra. Yerleştirmek. Vermek (para). İş. Anımsamak. Oturtmak. Yazdırmak. Mevki. Yer. Kim olduğunu çıkarmak.

Quarries : Av. Yontma yapı taşı. Tuzağa düşürülen kimse. Taş ocağı. Maden. Baklava şeklinde cam.

Put : Sormak. Söylemek. Menetmek. İndirmek. Yatırma. Atış. Neşretmek. Para koyma. Yatırım yapmak. Söndürmek.

Diamonding : Baklava şekli. Elmastan. Baklava biçimli. Elmas. Camcı keskisi. Baklava biçimi. Beysbol oyun alanı. Baklava.

Pose : Soru sorarak şaşırtmak. Doğurmak (sorun). Poz vermek. Tavır koymak. Taslamak. Frikik vermek. Hayret ettirmek. Tavır takınmak. Sormak. Yerleşmek.

Echinus : Deniz kestanesi. Denizkestanesi. Çanak. Ekinus. Deniz kirpisi. Yuvarlak sütun başlığı.

Pillow synonyms : long pillow, bed pillow, diamonds, pillowing, pillows, tile, set, cushion, forcing bed, caro, groundsill, forcing frame, clads, quarry, impost, lay, tiles, rest, buffer, diamond, quarried, bearing plate, position, floor tile, bolster.

Pillow ingilizce tanımı, definition of Pillow

Pillow kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To rest or lay upon, or as upon, a pillow. Anything used to support the head of a person when reposing. As, to pillow the head. Especially, a sack or case filled with feathers, down, hair, or other soft material. To support.