Pillows türkçesi Pillows nedir

Pillows ile ilgili cümleler

English: I like Japanese rice pillows; they are good for my neck.
Turkish: Ben Japon pirinç yastıklarından hoşlanıyorum; onlar boynum için yararlı.

English: She sleeps with two pillows.
Turkish: O, iki yastık ile uyur.

English: When you make the bed, don't forget to fluff up the pillows.
Turkish: Yatağı yaptığında yastıkları kabartmayı unutma.

English: All of his friends were body pillows, and all of hers were dolls; so they bonded over their fondness for animating the inanimate. However, because they were not inanimate objects but people with complex emotions, their relationship was sometimes strained.
Turkish: Onun arkadaşlarının hepsi vücut yastığıydılar,ve onunkilerinin hepsi oyuncak bebektiler;böylece bir ölüyü canlandırmaya olan düşkünlüklerine yapıştılar.Fakat onların cansız nesne olmamalarından fakat kompleks duyguları olan insanlardan dolayı onların ilişkileri bazen gergindi.

English: These pillows need to be fluffed up.
Turkish: Bu yastıklar kabartılmalı.

Pillows ingilizcede ne demek, Pillows nerede nasıl kullanılır?

Pillowslip : Yastık kılıfı. Yastık yüzü.

Pillowslips : Yastık yüzü. Yastık kılıfı.

Pillow distortion : Yastık biçiminde bozunum.

 

Pillow lace : Kısa saç. Kopanaki.

Feather pillow : Kuş tüylü yastık.

Pillow : Baş yastığı. Cıvadra ıskaçası. Karo. Kolon başı yastığı. Pillov. Yastık. Yastığa yatırmak.

Pillowcase : Yastık kılıfı. Yastık yüzü.

Pillowy : Yastık gibi. Yumuşacık.

Pilloried : Boyundurukla teşhir etme. Rezil etmek. Teşhir direği. Sergi direği. Boyunduruk. Dillere düşürmek. Elaleme rezil etmek. Boyundurukla sergilemek.

Pillowcases : Yastık yüzü. Yastık kılıfı.

İngilizce Pillows Türkçe anlamı, Pillows eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pillows ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Forcing frame : Sera. Camekanlı fidelik.

Bearing plate : Yatak plakası. Bağlantı plakası. Rulman yatak pulu. Mesnet levhası.

Sallow : Soluk. Keçisöğüdü. Keçi söğüdü. Soluk yüzlü. Solgun. Soluk benizli. Sarı benizli. Renksiz. Benzi sararmış. Sararmış (beniz).

Salix : Söğüt. İowa eyaletinde şehir.

Willow tree : Söğüt ağacı.

Osier : Sorgun. Sorkun. Çalıkavak. Sepetçi söğüdü. Sepetçisöğüdü.

Pillowed : Kolon başı yastığı. Karo. Pillov. Cıvadra ıskaçası. Yastığa yatırmak. Yastıkla desteklemek.

Groundsill : Tabanlık. Taban kirişi. Taban ağacı.

Forcing bed : Sera. Camekanlı fidelik.

Weeping willow : Salkımsöğüt.

Pillows synonyms : swamp willow, black willow, dwarf gray willow, laurel willow, sitka willow, crack willow, salix alba, salix cinerea, salix amygdaloides, prairie willow, white willow, salix candida, hoary willow, salix alba caerulea, dwarf willow, silky willow, bed pillow, shining willow, salix pendulina, snap willow, balsam willow, salix lucida, salix blanda, babylonian weeping willow, salix sitchensis, dwarf grey willow, salix nigra, pussy willow, arroyo willow, almond leaves willow, salix repens, salix alba sericea, salix discolor.

 

Pillows zıt anlamlı kelimeler, Pillows kelime anlamı

Deflate : Sönmek. Havasını boşaltmak. Gururunu kırmak. Söndürmek. Yükselişe müdahale etmek. Gazını boşaltmak. Havasını boşatmak. Piyasadaki para miktarını azaltmak. Yükselişe müdahele etmek. Boşaltmak (havasını vb).

Praise : Hamdetmek. Şükran. (allah'a) hamdetmek. Gururunu okşamak. Methiye. Övme. Övgüyle söz etmek. Tesenna. Methetmek. Övgü.