Deflate türkçesi Deflate nedir
- Boşaltmak (havasını vb).
- Havasını boşatmak.
- Söndürmek.
- Gazını boşaltmak.
- Yükselişe müdahele etmek.
- Sönmek.
- Piyasadaki para miktarını azaltmak.
- Burnunu sürtmek.
- Düşürmek.
- Yükselişe müdahale etmek.
- Gururunu kırmak.
- Havasını boşaltmak.
Deflate ile ilgili cümleler
English: The balloon deflated quickly.
Turkish: Balon çabucak söndü.
Deflate ingilizcede ne demek, Deflate nerede nasıl kullanılır?
Deflate pressure : Basıcı azaltma. Basıncı boşaltma.
Deflated : Düşürmek. Azaltılmış. İnik. Havasını boşaltmak. Gururunu kırmak. Hüzünlü. Yükselişe müdahele etmek. Sönük. Kederli. Söndürmek.
Deflated tyre : Havasız lastik. İnik lastik.
Deflates : Düşürmek. Yükselişe müdahale etmek. Gazını boşaltmak. Boşaltmak (havasını vb). Gururunu kırmak. Havasını boşatmak. Söndürmek. Sönmek. Burnunu sürtmek. Yükselişe müdahele etmek.
Deflating : Havasını boşaltmak. Söndürmek. Düşürmek. Sabit fiyatlarla gayri safi milli hasılanın hesaplanması. Gururunu kırmak. Yükselişe müdahele etmek. Burnunu sürtmek.
Deflationary : Deflasyonal. Deflasyonist. Deflasyona neden olan.
Deflation : Enflasyona karşı alınan önlemler. Sönme. Paradarlığı. Para darlığı. Gazını boşaltma. Rüzgar süpürmesi. Havasını söndürme. Üzerinde sürekli bitki örtüsü bulunmayan çıplak ve kuru yereylerde, rüzgarın gevşek özdekleri yerinden söküp, sürüklemesi. Coğrafya, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Ekonominin etkinlik hacminin (milli gelir, toplam üretim, istihdam ve fiyatlar genel düzeyi) düştüğü, yani toplam istemin toplam sunumdan daha az olduğu iktisadi durum. fiyatlar genel düzeyinin sürekli düşmesi (enflasyonun tersi), diğer bir deyişle enflasyon oranının negatif çıkması. krş. enflasyon, dezenflasyon, stagflasyon.
Gross domestic product deflator : Cari yıl fiyatlarıyla gayrisafi yurtiçi hasılanın (cari fiyatlarla gsyih) temel alınan bir yılın fiyatlarıyla gayrisafi yurtiçi hasılaya (sabit fiyatlarla gsyih) bölünüp yüzle çarpılmasıyla hesaplanan dizin. Gayrisafi yurtiçi hasıla indirgeyicisi.
Debt deflation : Borç durgunluğu. Bireylerin ve firmaların çok fazla borçlanmaları nedeniyle harcamalarının düştüğü durum; fiyatlar genel düzeyindeki beklenmeyen düşmeye bağlı olarak, gerçek (reel) servetin borçlulardan alacaklılara doğru yeniden dağıtılması. Borç deflasyonu.
Deflator : Fiyat indirgeyicisi. Deflatör. Deflasyona neden olan bir şey (tedavüldeki para miktarında azalma, satın alma gücünün artması, fiyatların düşmesi). İndirgeyici. Nominal (cari fiyatlarla ifade edilen) iktisadi büyüklükleri gerçek (reel, yani sabit fiyatlarla ifade edilen) büyüklüklere çevirmek, yani fiyat artışlarının etkilerini gidermek için kullanılan ve temel bir yıla göre oluşturulan dizin. Arındırıcı. Ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır.
İngilizce Deflate Türkçe anlamı, Deflate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Deflate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Eat humble pie : Kibri kırılmak. Tükürdüğünü yalamak. Burnu sürtülmek. Hatasını itiraf etmek. Kabahatini itiraf edip af dilemek. Yanıldığını itiraf etmek. Hatasını kabul etmek.
Burn out : Mahvolmak. İçini yakmak. Yakıp kül etmek. Yakıp yok etmek. Tamamen yakmak. Bozulmak. Yanıp bitmek. Yanmak.
Deducts : Hesaptan indirmek. Azaltmak. Eksiltmek. Hesaptan düşmek. Çıkarmak. İndirmek. Düşmek. Tenzil etmek.
Abased : Küçük düşürmek. Küçültmek. Aşağılanmış. Aşağılamak.
Humblers : Burnunu kırmak. Alçakgönüllü. Mütevazı. Alçakgönüllü olmaya itilmek. Aşağılamak. Kibrini kırmak. Sıradan. Gösterişsiz. Alçak.
Cut back : Geriye dönüş. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Taze meyve suyu ilavesi. Budamak. Kesip kısaltmak. Kesinti yapmak. Geri dönmek. Hikayede geriye dönüş yapmak. Azaltmak. Tasarruf etmek.
Nuzzling : Sokulmak. Kucağına sokulmak. Burunla eşmek veya eşelemek. Burnunu sürmek. Burun sürtmek. Burun ile eşmek. Burnu ile dürtmek. Burunla eşelemek. Yanaşmak.
Curtailing : Kısaltmak. Kısmak. Kısa kesmek.
Damped : Islatmak. Nemlendirmek. Köreltmek. Sönümlü. Gücünü azaltmak. Sindirmek. Hararetini azaltmak.
Cut down : Kesmek. Azaltmak. Masraf kısmak. Azalmak. Kısaltmak. Kesip düşürmek. Kısmak. Devirmek. İndirim yaptırmak.
Deflate synonyms : puncture, fizzle out, deprecate, curtails, bring down, make a dent in, go off, eclipses, damp down, abases, dim out, cut, abase, deflates, deflating, set down, humbles, humble, beat down, damps, blow out, vilipend, nuzzled, humblest, trim back, cause to fall, nuzzles, humiliate, flame out, dampen, piquing, die away, curtail.
Deflate zıt anlamlı kelimeler, Deflate kelime anlamı
Inflate : Şişmek. Şişirmek (hava ile). Hava ile şişirmek. Lastik şişirmek. Hava ya da bir başka gazla ikmal etmek. Piyasaya çok miktarda kağıt para çıkarmak. Suni olarak yükseltmek (fiyatları). Hava basmak. Artırmak. Şişirmek.
Deflate ingilizce tanımı, definition of Deflate
Deflate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To reduce from an inflated condition.

Bu kısımda Deflate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Deflate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Deflate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Deflate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.