Deflating türkçesi Deflating nedir
- Burnunu sürtmek.
- Gururunu kırmak.
- Söndürmek.
- Düşürmek.
- Sabit fiyatlarla gayri safi milli hasılanın hesaplanması.
- Yükselişe müdahele etmek.
- Havasını boşaltmak.
Deflating ingilizcede ne demek, Deflating nerede nasıl kullanılır?
Deflation : Rüzgar süpürmesi. Para darlığı. Para ve sayca oylumundaki azalış. genel satakta işlem gören malların niceliğini karşılayamayan değişim gereçleri oylumu. genel sataktaki para sıkıntısı. Enflasyona karşı alınan önlemler. Deflasyon. Gururunu kırma. Paradarlığı. Coğrafya, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Üzerinde sürekli bitki örtüsü bulunmayan çıplak ve kuru yereylerde, rüzgarın gevşek özdekleri yerinden söküp, sürüklemesi. Gazını boşaltma.
Deflationary : Deflasyonal. Deflasyona neden olan. Deflasyonist.
Deflationary gap : Deflasyonist açık. Deflasyonist gedik. Basit keynesyen gelir harcama modelinde gayrisafi yurtiçi hasılanın tam işlendirme gelir düzeyinin altında (eksik işlendirme) dengeye ulaşması.
Deflationary policy : Enflasyonun olduğu bir ekonomide toplam istemi kısma ve milli geliri düşürmeye yönelik daraltıcı maliye ve/veya para politikaları. krş. daraltıcı maliye politikası, daraltıcı para politikası. Deflasyonist politika.
Deflations : Paradarlığı. Deflasyon. Para darlığı. Enflasyona karşı alınan önlemler. Gazını boşaltma. Enflasyon karşısında para arzını azaltma. Havasını söndürme. Hava kaçırma. Gururunu kırma. Söndürme.
Deflator : Nominal (cari fiyatlarla ifade edilen) iktisadi büyüklükleri gerçek (reel, yani sabit fiyatlarla ifade edilen) büyüklüklere çevirmek, yani fiyat artışlarının etkilerini gidermek için kullanılan ve temel bir yıla göre oluşturulan dizin. İndirgeyici. Ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır. Deflasyona neden olan bir şey (tedavüldeki para miktarında azalma, satın alma gücünün artması, fiyatların düşmesi). Deflatör. Arındırıcı. Fiyat indirgeyicisi.
Deflated tyre : İnik lastik. Havasız lastik.
Deflate : Havasını boşaltmak. Burnunu sürtmek. Gazını boşaltmak. Boşaltmak (havasını vb). Yükselişe müdahele etmek. Havasını boşatmak. Sönmek. Yükselişe müdahale etmek. Düşürmek. Söndürmek.
Deflated : Gururunu kırmak. Sönük. Havasını boşaltmak. Burnunu sürtmek. Söndürmek. Azaltılmış. Düşürmek. Hüzünlü. Kederli. Yükselişe müdahele etmek.
Deflators : Deflatör. Deflasyona neden olan bir şey (tedavüldeki para miktarında azalma, satın alma gücünün artması, fiyatların düşmesi). Fiyat indirgeyicisi.
İngilizce Deflating Türkçe anlamı, Deflating eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Deflating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Douse : Batırmak. Sulamak. Daldırmak. Suya sokmak. Suya daldırmak. Dulamak. Üzerine su serpmek. Islatmak. Lumbarı kapamak.
Pique : Darılmak. Güceniklik. Pike. Kışkırtmak. Darıltmak. Çekmek. Kırmak. Gücendirmek. İncitmek.
Detract from : -den uzaklaştırmak. -den azaltmak. Uzaklaştırmak. -dan azaltmak. Azaltmak. Gölge düşürmek. Eksiltmek.
Depresses : Neşesini kaçırmak. Moralini bozmak. Bastırmak. İndirmek. Değerini azaltmak. Canını sıkmak. İçini karartmak. Azaltmak. Durgunlaştırmak. Sıkmak.
Reduction : Düşürme. Tümdengelimci bir dizgede bilinmeyenleri bilinen bilgilere geri götürme. Gümrük bildirmeliklerinde yer alan verginin, yasanın verdiği yetkiye dayanılarak, hükümetçe daha aşağı bir düzeye indirilmesi. (bu terim, ödün yerine de kullanılmaktadır.). İndirgenme. Bir bileşikten oksijen çıkarılması veya bir atom, iyon veya molekülün elektron kazanması. hacimce küçülme, miktarca azalma, indirgeme, redüksiyon. Azaltılmış şey. Küçültülmüş resim. İndirgenim. Kimyasal bir olay sırasında bir maddenin bileşimindeki hidrojen miktarının artırılması ya da oksijen miktarının azaltılması, bir atom ya da iyona bir elektronun ilavesi. mayoz bölünmesi sırasında kromozom sayısının yarıya indirilmesi. redüksiyon. Düşüş.
Humblest : Mütevazı. Sıradan. Naçiz. Kibrini kırmak. Burnunu kırmak. Mütevazi. Alçakgönüllü. Basit. Aşağılamak.
Deflate : Boşaltmak (havasını vb). Gazını boşaltmak. Havasını boşatmak. Yükselişe müdahale etmek.
Step down : İnmek. Düşmek. Emekli olmak. (voltaj vb) azaltmak. İstifa etmek. Azaltmak. Emekliye ayrılmak. Çekilmek. Azaltan.
Curtail : Kısıntı yapmak. Azaltmak. Engellemek. Kısmak. Kesmek. Kısa kesmek. Kısaltmak.
Damp : Rutubetli. Nem. Nemli. Sindirmek. Yavaşlatmak. Durdurmak. Islak. Rutubet. Hafifçe ıslatmak.
Deflating synonyms : deflated, eat humble pie, abases, attenuate, damped, sits, detract, humiliate, make somebody eat humble pie, nuzzled, nuzzle, dampening, sit, set down, humblers, depress, humbler, cause to fall, decrease, deflates, nuzzling, attenuates, diminution, curtailing, curtails, piques, make a dent in, damps, dampen, burn out, blow out, bring down, beat down.
Deflating zıt anlamlı kelimeler, Deflating kelime anlamı
Increase : Artma. Arttırmak. Yükselmek. Artışa geçmek. Büyümek. Zam yapmak. Artış. Artmak. Üremek.
Inflation : Enflasyon. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Para şişkinliği. Para bolluğu. Fiyatlar genel düzeyindeki sürekli artış. Şişirme. Şişme. Geçerlikte bulunan kağıt para ya da para gibi işlem gören nesnelerin çokluğu. kağıt paranın bankalara yapılan yatırımların, elde bulunan mal ve uygulanacak işlere göre çok olması. Abartı. Kendini beğenmişlik.
Successful : Başarılı. Parlak. Muvaffak. Başarıya ulaşan şey.

Bu kısımda Deflating kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Deflating ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Deflating anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Deflating ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.