Deflationary policy türkçesi Deflationary policy nedir
- Deflasyonist politika.
- İktisat alanında kullanılır.
- Enflasyonun olduğu bir ekonomide toplam istemi kısma ve milli geliri düşürmeye yönelik daraltıcı maliye ve/veya para politikaları. krş. daraltıcı maliye politikası, daraltıcı para politikası.
Deflationary policy ingilizcede ne demek, Deflationary policy nerede nasıl kullanılır?
Deflationary : Deflasyonal. Deflasyonist. Deflasyona neden olan.
Policy : Sigorta belgesi. Tedbir. Sigorta sözleşmesi. Önlem. Davranış biçimi. İlke. Poliçe. Siyaset. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Hareket tarzı.
Deflationary gap : Basit keynesyen gelir harcama modelinde gayrisafi yurtiçi hasılanın tam işlendirme gelir düzeyinin altında (eksik işlendirme) dengeye ulaşması. Deflasyonist gedik. Deflasyonist açık.
Acceptable use policy : Bir internet erişim sunucusu üzerindeki kullanıcıların uyması gereken yönergeler. Kabul edilebilir kullanım politikası.
Accomplish a policy : Kararlaştırılmış plan veya amacın yerine getirilmesi. Bir planı başarıyla tamamlamak.
Account policy : Hesap ilkesi.
İngilizce Deflationary policy Türkçe anlamı, Deflationary policy eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Deflationary policy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.
A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.
A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.
Deflationary policy synonyms : abnormal budget, a change in individual demand, a shift in individual demand, abnormal budget receipts, a shift in demand, ability to pay principle.

Bu kısımda Deflationary policy kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Deflationary policy ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Deflationary policy anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Deflationary policy ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.