Misplace türkçesi Misplace nedir

  • Yanlış yere koymak.
  • Kaybetmek.
  • Yanlış yerleştirmek.
  • Nereye koyduğunu unutmak.

Misplace ile ilgili cümleler

English: I misplaced your blue pen.
Turkish: Mavi kalemini yanlış yere koydum.

English: I seem to have misplaced my key last night.
Turkish: Dün gece anahtarımı yanlış yere koydum gibi geliyor.

English: I appear to have misplaced my keys.
Turkish: Anahtarlarımı yanlış yere koymuşum gibi görünüyor.

English: Tom has a tendency to misplace things.
Turkish: Tom'un şeyleri yanlış yere koymak gibi bir eğilimi var.

English: I must've misplaced it.
Turkish: Onu yanlış yere koymuş olmalıyım.

Misplace ingilizcede ne demek, Misplace nerede nasıl kullanılır?

Misplaced : Yanlış yerleştirmek. Yanlış yere koymak.

Misplacement : Yanlış yere koyma. Yanlış yerleştirme. Yanlış yer tutma.

Misplaces : Kaybetmek. Yanlış yerleştirmek. Yanlış yere koymak.

Misplacing : Yanlış yere koymak. Yanlış yerleştirmek. Kaybetmek.

Misplaying : Yanlış oyun.

Misplead : Savunma hatası. Duruşma hatası. Savunmada hata. Duruşmada hata. Usul hatası.

Mispickel : Mispikel.

Misprinting : Yanlış basmak. Baskı hatası. Dizgi yanlışı. Baskı hatası yapmak.

Mispresentation : Yanlış beyan.

Misprint : Baskı hatası.

İngilizce Misplace Türkçe anlamı, Misplace eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Misplace ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Forfeit : Kayıp. Ceza. Ceza olarak kaybetmek. Ceza olarak kaybetme. İhmalden dolayı kaybedilen şey. Zarar. Bir hakkınından mahrum kalmak. Ceza olarak vermek. Bedel.

Loses : Heba etmek. Kaçırmak. Mahrum etmek. Geri kalmak. Azıtmak. Kaybolmak.

Pose : Frikik vermek. Tavır takınmak. Sormak. Poz verdirmek. Hayret ettirmek. Doğurmak (sorun). Şaşırtmak. Poz vermek. Poz yapmak. Ortaya çıkarmak.

Lost : Mahvolmuş. Şaşırmış. Dalgın. Kaçırılmış. Geçmiş. Düşünceye dalmış. Değerlendirilmemiş. Boşa gitmiş. Yitirilmiş.

Forfeiting : Forfaiting. Bir orta vadeli ihracat finansman yöntemi. Alacak hakkı alımı. Ceza olarak kaybetmek. İhracattan doğan alacakların iskonto edilmesi.

Deceive : Kazık atmak. Oyun etmek. İhanet etmek. Yitirmek. Açmaza getirmek. Keklemek. Kandırmak. Faka bastırmak. Kalleşlik etmek.

Set : İçten olmayan. Takım. Dediğim dedik. Yapmacık. Etkilemek. Öbek. Oyunun, karşılaşıcılardan birinin altı oyun kazanması ile biten bölümü. şöyle ki, kazanan oyuncu karşısındakinden en az iki oyun artık kalmış olsun. yoksa dönem bu durum sağlanıncaya dek sürer. Belirli. Sabit. Dikkat komutu.

Deceives : Çarpmak. Oyun etmek. Kafeslemek. Kandırmak. Yutturmak. Dolandırmak. Kalleşlik etmek. Göz boyamak. İhanet etmek.

Mislay : Yerine koymamak.

Lose out : Kaybolmak. Kazanamamak. Başaramamak.

Misplace synonyms : chuck away, mislaying, misplacing, place, lose, put, position, mislays, got lost, misplaces, forfeits, melt away, misplaced, get lost, lay, be beaten, deceived.

Misplace ingilizce tanımı, definition of Misplace

Misplace kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To set or place on an improper or unworthy object. As, he misplaced his confidence. To put in a wrong place.