Bu sayfada Kırav ne demek nedir kırav hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi kırav resimleri yazıları türkçesi ne demek kırav ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller kırav hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Kırav nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Kıraç toprak. Sert, sinirli : Ömer bugün kıravlı. Kırağı. Kıra : Çiçeği düşmemiş, ceviz büyüklüğündeki küçük kavun, karpuz. Küçük : Ahmet'in kırasını gördün mü?. Yalçın, sert kaya. Çığlık, bağırtı...
Kıravat nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Kağnı tekerleklerinin üstüne oturtulan kağnı iskeleti, kağnıevi. Kıra : Çiçeği düşmemiş, ceviz büyüklüğündeki küçük kavun, karpuz. Küçük : Ahmet'in kırasını gördün mü?. Yalçın, sert kaya. Çığlık, ...
Kıravga nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Kıraç toprak. Kıra : Çiçeği düşmemiş, ceviz büyüklüğündeki küçük kavun, karpuz. Küçük : Ahmet'in kırasını gördün mü?. Yalçın, sert kaya. Çığlık, bağırtı. Fasulye. Çevre, kıyı, kenar, uç Kırav : Kı...
Kıravu nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Kırağı. Kıra : Çiçeği düşmemiş, ceviz büyüklüğündeki küçük kavun, karpuz. Küçük : Ahmet'in kırasını gördün mü?. Yalçın, sert kaya. Çığlık, bağırtı. Fasulye. Çevre, kıyı, kenar, uç Kırav : Kıraç to...
Kıravana nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Aba kumaşından yapılan şalvar. Kıra : Çiçeği düşmemiş, ceviz büyüklüğündeki küçük kavun, karpuz. Küçük : Ahmet'in kırasını gördün mü?. Yalçın, sert kaya. Çığlık, bağırtı. Fasulye. Çevre, kıyı, ken...
Kıravaş nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Uşak, oğlan. Kıra : Çiçeği düşmemiş, ceviz büyüklüğündeki küçük kavun, karpuz. Küçük : Ahmet'in kırasını gördün mü?. Yalçın, sert kaya. Çığlık, bağırtı. Fasulye. Çevre, kıyı, kenar, uç Kırav : Kır...
Kıravdan nedir Kıravdan; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir sözcüktür. Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı: Eskişehir kenti, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kıra : Çiçeği düşmemiş, ceviz büyüklüğünde...
Kıravka nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Kıraç toprak. Kıra : Çiçeği düşmemiş, ceviz büyüklüğündeki küçük kavun, karpuz. Küçük : Ahmet'in kırasını gördün mü?. Yalçın, sert kaya. Çığlık, bağırtı. Fasulye. Çevre, kıyı, kenar, uç Kırav : Kı...