Patı nedir, Patı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Küçük çocuk.

Körebe oyunu.

Tahta parçası.

Eylemlerin sonuna gelen şimdiki zaman eki : Geldimpatı.

Şişmanlıktan yalpalayarak yürü-yen.

Patı ile ilgili Atasözü veya Deyim

ortalığı gürültüye (veya patırtıya) vermek : gereksiz bir telaşa düşürmek.

patırtı çıkarmak : kavgaya sebep olmak, kavga çıkarmak.

patırtı kopmak : kavga çıkmak, kargaşalık olmak.

Patı kısaca anlamı, tanımı

Patı çakma : Yağlı güreşte karşı güreşçiyi yenenin, hakemlerin bulunduğu yöne dönerek ve dizini havaya kaldırarak elini dizine vurup başına götürmesi

Patıç : Çok eski, partal: Elbiselerin patıç haline gelmiş.

Patığa : Patika, dar yol.

Patık : Çocuk ayakkabısı, patik.

Patıko : Patates.

Patıl : Mısır ya da buğday unundan yapılan ve sacda pişirilen pide. Yufka ekmek. İri, kocaman (Çayağzı).

Patılamak : Eskimek, yıpranmak. Yaşlanmak, kocamak.

Patıldak : Pat sesi çıkaran çocuk oyuncağı.

Patılti : Patırdı.

Patır : Peltek konuşan, kekeme, dilsiz. Eylemlerin sonuna gelen şimdiki zaman eki. İnce ve küçük meşe dalları.

Patır sotur : Budaklı, kaba, işe yaramayan (ağaç için).

Patırak mısır : İnce, ak taneli, küçük koçanlı, kavrulunca iyi patlayan bir çeşit mısır.

Patıramak : Heyecanlanmak, çırpınmak. Anlaşılmayacak biçimde konuşmak, kendi kendine söylenmek. Yabancı dil konuşmak. Gürültü etmek. Hızlı koşmak.

 

Patıranmah : Çırpınmak, öfkelenmek.

Patıraşmak : Gürültü etmek.

Patıravık : Konuşması anlaşılmayan, peltek.

Patırdamah : Anlaşılmayacak biçimde konuşmak, kendi kendine söylenmek.

Patırdanmak : Anlaşılmayacak biçimde konuşmak, kendi kendine söylenmek.

Patırdaşmak : Gürültü yapmak. Yabancı dille konuşmak. Birbirine sert söz söylemek, çekişmek.

Patırdı : Kavga, gürültü.

Patırga : Lazımlıklı çocuk sandalyası. (Esri Söğüt Bilecik).

Patırı : Kadeh.

Patırna : Kavga, gürültü.

Patırtı kütürtü : Gürültü, şamata.

Patırtıya pabuç bırakmamak : Önemli bir tehlike yaratmayacağını bildiği kışkırtmalara, yıldırmalara aldırmayıp bildiğini yapmak.

Patısga : Patiska.

Patışa : Padişah.

Patışahyanağı : Itır çiçeği.

Gürültü patırtı : Kavga, gürültü.

Gürültülü patırtılı : Çok gürültülü ve karışık. Çok gürültülü ve karışık bir biçimde.

Gürültüsüz patırtısız : Rahat, sakin. Rahat, sakin bir biçimde.

Patır kütür : Gürültülü, güçlü bir biçimde, acele ile.

Patır patır : Güçlü, gürültülü ses çıkararak.

Patırdama : Patırdamak işi.

Patırdamak : Patırtılı ses çıkarmak.

Patırdatma : Patırdatmak işi.

Patırdatmak : Patırtılı ses çıkartmak.

Patırtı : Pat pat çıkan sesin adı. Gürültülü çatışma, arbede. Herhangi bir biçimde veya ayakları yere kuvvetle basarak yürüme sonucu çıkan gürültü.

Patırtılı : Patırtısı olan.

Patırtısız : Patırtısı olmayan.

Diğer dillerde Paternalizm anlamı nedir?

İngilizce'de Paternalizm ne demek ? : paternalism