Patıl nedir, Patıl ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Mısır ya da buğday unundan yapılan ve sacda pişirilen pide.

Yufka ekmek.

İri, kocaman (Çayağzı).

Patıl anlamı, tanımı

Patı : Küçük çocuk. Körebe oyunu. Tahta parçası. Eylemlerin sonuna gelen şimdiki zaman eki : Geldimpatı. Şişmanlıktan yalpalayarak yürü-yen

Patılamak : Eskimek, yıpranmak. Yaşlanmak, kocamak.

Patıldak : Pat sesi çıkaran çocuk oyuncağı.

Patılti : Patırdı.

Buğday unu : Yabancı maddelerinden temizlenmiş ve tavlanmış buğdayların tekniğine uygun olarak öğütülmesiyle elde edilen bir ürün.

Kocaman : Çok iri, büyük, koca. Yaşça büyük olan.

Çayağzı : Ardahan şehrinde, Hanak ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Artvin ilinde, Şavşat belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Balıkesir kenti, Erdek ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Bingöl kenti, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Bingöl ili, Yayladere ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Düzce şehrinde, Akçakoca belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. İstanbul ili, Beykoz ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. İzmir ili, Kiraz ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Kırşehir ilinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Sinop ilinde, Durağan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

 

Kocama : Kocamak işi.

Buğday : Buğdaygillerin örnek bitkisi (Triticum). Bu bitkinin başaktan ayrılıp öğütülmesiyle elde edilen tanesi.

Buğda : Buğday. Eski türkçe buğday: bk. ayrıca kıriyh.

Yufka : Oklava ile açılan ince, yuvarlak hamur yaprağı. Sacda pişen bir ekmek türü. Zayıf, ince, dayanıksız.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Mısır : Buğdaygillerden, gövdesi boğumlu ve kalın, yaprakları şerit biçiminde, boyu yaklaşık 2 metre olabilen, erkek çiçekleri tepede salkım durumunda, dişi çiçekleri yaprakla gövde arasında koçan biçiminde olan bir kültür bitkisi (Zea mays). "Duymayan kalmadı" anlamındaki Mısır'daki sağır sultan bile duydu atasözünde geçen bir söz. Bu bitkinin koçan üzerindeki taneli ürünü. Bu ürünün taneleri.

Ekmek : Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılmış olan yiyecek, nan, nanıaziz. Serpmek. Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek. İnsanı geçindirecek iş, kazanç. Yemek, aş. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak. Yarışta geçmek. Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak. Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek. Toprağı ekip biçmek için kullanmak.

Çaya : Bebek, çocuk.

Ekme : Ekmek işi.

Pide : Mayalı hamurdan yapılan, isteğe göre üzerine yumurta, kıyma, peynir, pastırma vb. konarak pişirilen, ince, yayvan yiyecek.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

 

Pişi : Mayalı hamurdan yapılan, yağda kızartılarak pişirilen bir tür yiyecek. Mayalı hamuru kızgın yağa kaşıkla döküp kızartarak yapılan bir çeşit yiyecek. Mayalı hamurdan yapılan lokma. Yağda kızartılmış peynirli börek. Gözleme. Yağda kızartılmış ekmek. Unu pekmezle yoğurup, zeytinyağda kızartarak yapılan bir çeşit tatlı. [Bakınız: bişi].

Unun : Onun. Onun (III. teklik şahıs zamiri ilgi hâli).

Diğer dillerde Paternalizm anlamı nedir?

İngilizce'de Paternalizm ne demek ? : paternalism