Pişi nedir, Pişi ne demek

Pişi; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Mayalı hamurdan yapılan, yağda kızartılarak pişirilen bir tür yiyecek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Mayalı hamuru kızgın yağa kaşıkla döküp kızartarak yapılan bir çeşit yiyecek.

Mayalı hamurdan yapılan lokma.

Yağda kızartılmış peynirli börek.

Gözleme.

Yağda kızartılmış ekmek.

Unu pekmezle yoğurup, zeytinyağda kızartarak yapılan bir çeşit tatlı.

Teknik terim anlamı:

[Bakınız: bişi].

Pişi ile ilgili Cümleler

  • Sana istediğin her şeyi pişiririm.
  • Balık fazla pişirilirse kuru ve tatsız olabilir.
  • pişirmişler bizi kardeşim de biz üzüntüden görmemişiz kırdım sandım da insanları..
  • Pişirilmiş salyangozları görünce, Jane sarardı.
  • Pişirmeden önce tavuğun sakatatını çıkarın.
  • “Güneş, bütün gün enselerinde boza pişirmiş, vücutlarının teri mintanlarının üstüne çıkmıştı.”
  • “Şebit ekmekleri ve pişiler som altın gibi değerli; sarılmış düzülmüş, yol azığı diye ayrılmıştı.”
  • Onların işi askerler için yemek pişirmek.
  • Senin için akşam yemeği pişirdim.
  • Tom, Mary'nin ona akşam yemeği pişirmesini istedi.
  • Bir şey pişirmedin.
  • Çocuk annesinin yemek pişirmesini izledi.
  • Pişirmeyi deneyeceğim.
  • Pişirebileceğimiz hiçbir şey kalmamış.
  • “İhtiyarlık kepaze şey... Şimdi çocuk evde ensemde boza pişiriyor.”
  • “Ne olacak efendim! Pazarlığı pişirdiler.”
  • Pişirmede anneme yardım ettim.
 

Pişi ile ilgili Atasözü veya Deyim

aşı pişiren yağ olur, gelinin yüzü ağ olur : “güzel şey, iyi gereç kullanılarak meydana gelir, bundan da iş yapana övünme payı çıkar” anlamında kullanılan bir söz.

ensesinde boza pişirmek : ısıtmak, kızgın duruma getirmek birini çok üzmek, tedirgin etmek birini bir işi yapıp bitirmesi için sürekli sıkıştırmak.

pazarlığı pişirmek : pazarlıkta uyuşma sağlayacak duruma gelmek.

pişirip kotarmak : bir işi sonuçlandırmak, tamamlamak.

tencerede pişirip kapağında yemek : geçinme konusunda var olanla yetinmek.

Pişi anlamı, tanımı

İşi pişirmek : Aralarında gizlice anlaşmak

Pişi pişi : Öfkeli mandayı yatıştırma ünlemi.

Pişih : Kedi.

Pişik : Apış yeri, koltuk altı gibi tenin birbirine sürtünen yerlerinde ter, idrar veya dışkının yakmasıyla oluşan kızartı. Kedi. Tek kadın tarafından oynanan bir halk oyunu.

Pişikcırnağı : Kedi ayağına benzeyen bir çeşit ot.

Pişikci : Oyunda cezalı olan oyuncu.

Pişikçi : Mızıkçı.

Pişiklenmek : Mızıkçılık etmek.

Pişikmek : Mızıkçılık etmek.

Pişilemek : Birine çok değer vermek, pohpohlamak.

 

Pişinti : Yemek gereci : Pişinti alamadım. Yemek. Tarhana hamuru.

Pişirebilme : Pişirebilmek işi.

Pişirebilmek : Pişirme imkânı veya olasılığı bulunmak. Pişirmeyi becerebilmek.

Pişirgiç : Üzerinde yufka ya da ekmek yapılan saç. (Alayunt Kütahya).

Pişirik : Soğuktan korunmak için evlerin tavanına döşenen sulu çamur, bulgurlama.

Pişirilmiş marinat : Salamurada olgunlaştırılan balığın sirke salamurası buharında haşlanarak pişirilip üzerine sos veya jelatin eklenmesiyle elde edilen marinat türü.

Pişirkeç : Sac üzerinde pişirilen ekmeği çevirmeye yarayan kürek biçiminde tahta araç.

Pişirme ocağı : İçinde, pişirme işlemi yapılan düşük sıcaklıklı ocak.

Pişirme sıcaklığı : Pişirme işleminin yapıldığı sıcaklık.

Pişirme süresi : Pişirme sıcaklığında tutma süresi.

Pişiyh : Kedi.

Sözü pişirmek : Söylenecek bir sözü ölçüp biçmek, olgunlaştırmak.

Yemek pişirme : Türk cambazının becerilerinden biri : İp ya da tel üzerinde koyun kesme, yüzme ve bir mangalda pişirip yeme numarası.

Pişim : Pişme işi. Pişirim.

Pişirgeç : Ocakta börek pişirmeye yarayan alet.

Pişirici : Pişirmeyi sağlayan şey. Fırınlarda ekmek veya herhangi bir şey pişirme işini yapan kimse.

Pişiricilik : Pişirici olma durumu.

Pişiriliş : Pişirilme işi.

Pişirilme : Pişirilmek işi.

Pişirilmek : Pişirme işine konu olmak.

Pişirim : Pişirme işi.

Pişirimlik : Pişirilecek kadar olan.

Pişiriş : Pişirme işi.

Pişirme : Pişirmek işi.

Pişirmek : Bir besin maddesini gerektiği kadar ısıda tutarak yenebilecek veya içilebilecek bir duruma getirmek. Olgunlaştırmak. Çalışarak öğrenmek. Bunaltacak kadar ısıtmak, yakmak. Isı etkisiyle belirli bir kullanıma elverişli duruma getirmek.

Pişirtme : Pişirtmek işi.

Pişirtmek : Pişirme işini yaptırmak.

Diğer dillerde Pisuar anlamı nedir?

İngilizce'de Pisuar ne demek ? : urinal