Pişirik nedir, Pişirik ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Soğuktan korunmak için evlerin tavanına döşenen sulu çamur, bulgurlama.

Pişirik anlamı, kısaca tanımı

Pişi : Mayalı hamurdan yapılan, yağda kızartılarak pişirilen bir tür yiyecek. Mayalı hamuru kızgın yağa kaşıkla döküp kızartarak yapılan bir çeşit yiyecek. Mayalı hamurdan yapılan lokma. Yağda kızartılmış peynirli börek. Gözleme. Yağda kızartılmış ekmek. Unu pekmezle yoğurup, zeytinyağda kızartarak yapılan bir çeşit tatlı. [Bakınız: bişi]

Bulgurlama : Bulgurlamak işi. Evlerin tavanına konulan sulu çamur. Yapılarda ağaçların üzerine örtülen sıva. (Ilıca Ayaş Ankara).

Korunmak : Kendini korumak, sığınmak, sakınmak. Koruma işine konu olmak.

Korunma : Korunmak işi.

Bulgur : Kaynatılıp kurutulduktan ve kabuğu çıkarıldıktan sonra kırılan buğday. Sert ve ufak taneler durumunda yağan kar, ebebulguru.

Çamur : Su ile karışıp bulaşır ve içine batılır duruma gelmiş toprak, balçık. Sataşkan, çevresini tedirgin eden, sulu, arsız (kimse). Yapı işlerinde kullanılan çeşitli malzemeden oluşmuş harç.

Tavan : Bir yapının, kapalı bir yerin üst bölümünü oluşturan düz ve yatay yüzey, taban karşıtı. Bir şeyi değerlendirmede kabul edilen en yüksek seviye veya fiyat. Çatı kiremidi.

 

Bulgu : Var olduğu hâlde bilinmeyeni bulup ortaya çıkarma işi ve bu işin sonunda elde edilen şey. Araştırma verilerinin çözümlenmesinden çıkarılan bilimsel sonuç, netice. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan, hekimin saptadığı işaret.

Soğuk : Isısı düşük olan, sıcak karşıtı. Üşütecek derecede ısısı olan. Duygudan, sevgiden yoksun olan, yakın ve içten olmayan, ilgisiz. Sevimsiz ya da yersiz, antipatik. Isının üşütecek kadar az veya düşük olması durumu. Cinsel istek duymayan. İlgisiz, sevimsiz bir biçimde veya memnuniyetsizliğini belli ederek.

Korun : Üst derinin en dış tabakası.

Döşe : Döşeme, döşem.

Evle : Öğle. Öğle vakti. Öğle, öğleyin.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Koru : Bakımlı küçük orman.

Sulu : Suyu olan, içinde su bulunan, koyu karşıtı. İçine su katılmış, sulandırılmış olan. Suyu çok olan. Yersiz şakalar yapan, söz ve davranışları ile çevresini tedirgin eden veya gereksiz iltifatlarda bulunan (kimse).

Tava : Yağ kızdırma, yiyecek kızartma vb. işlere yarayan, uzun saplı yayvan kap. Fide yetiştirmek için ayrılmış toprak bölümü. Maden eritilen saplı pota. Deniz veya göllerde suların geri çekilmesiyle kuruyan bölüm. Gemilerde borda iskelesinin alt başındaki sahanlık. Bu kapta pişmiş yemek. Kireç karıştırılan tekne.

Diğer dillerde Pisuar anlamı nedir?

İngilizce'de Pisuar ne demek ? : urinal