Korun nedir, Korun ne demek

Korun; bir anatomi terimidir.

"Korun" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Korun tabakası deriyi koruyan bir oluşumdur."

Korun anlamı, kısaca tanımı:

Korun dokusu : Korunu ve bu tabakanın değişimiyle oluşan tırnak, boynuz vb.ni yapan doku.

Korunak : Tehlikeden kurtulmak, korunmak için yapılmış yer. Sığınılan, saklanılan yapı, mağara gibi yer. Koruyan, esirgeyen, saklayan kimse.

Korunaklı : Korunağı olan.

Korunaksız : Korunağı olmayan.

Koruncak : Ambalajlanan malı dış etkilere karşı korumak için ambalaj çatısına çakılan tahta, kontrplak vb. malzeme, mahfaza.

Korunga : Otsu, genellikle 30-70 santimetre boyunda, çok yıllık, pembe çiçekli, hayvan yemi olarak kullanılan bir bitki (Onobrychis viciifolia).

Korungalık : Tirfil tarlası.

Korunma : Korunmak işi.

Korunma görmek : Anlayış veya hoşgörü ile karşılanmak.

Korunmak : Koruma işine konu olmak. Kendini korumak, sığınmak, sakınmak.

Korunum : Korunma işi, muhafaza.

Korunumlu : Mekanik enerjisini değişmez kılan (sistem).

Pasif korunma : Savaş sırasında düşman saldırılarından korunmak için yapılmış olan alalama, gizlenme vb. yöntemlerin bütünü.

Derin : Uzun süren. Kendi türünde çok gelişmiş, en ileri durumda olan. Ayrıntılı. Yoğun. Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan. İçten gelen. Yüzeyden içeri inen. Dip.

 

Tabaka : Katman. Baskı ve yazıda kullanılan, değişik boyutlarda kesilmiş kâğıt. Cepte taşınan tütün veya sigara kutusu. Katman. Derece.

Üst : Artan, geriye kalan bölüm. Birkaç şeyden birbirine göre yukarıda olan. Sınıflamalarda temel olarak alınan bir tipe göre ileri derecede olan. Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı, üzeri, fevk, alt karşıtı. Öte, arka. Vücut, beden. Bir şeyin görülen yanı, yüzü. Bir şeyin dış yüzü, yüzey. Giyecek, giysi. Birine göre yüksek aşamada olan kimse, mafevk.

En : Hayvanlara veya eşyaya vurulan damga, işaret. Bir yüzeyde boy sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, genişlik, boy, uzunluk karşıtı. Başına geldiği sıfatların üstün derecede olduğunu gösteren kelime.

Dış : Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha uzak olan. Bireyin ötesinde bir varlığı olan. Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer, hariç, iç karşıtı. Görülen, içte bulunmayan yüzey. Yabancı ülkelerle ilgili. Bir kimsenin görünüşü, durum ve davranışları. Açık havada geçen sahneleri içine alan çekim. Bazı top oyunlarında karşı takım oyuncularının vuruşuyla topun kalenin bulunduğu taraftan dışarı çıkması, aut. Bir konunun kapsamına girmeyen şey.

Korunabilme : Korunabilmek işi.

Korunabilmek : Korunma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Korunaklama : Filmlerin kısa ya da uzun sürede korunması, saklanması amacıyla, gerekli koşullara uygun yerlerde, özellikle korunaklarda bulundurulması, sınıflandırılması.

Korunaklılık : Korunaklı olma durumu.

 

Korunaksızlık : Korunaksız olma durumu.

Korunan ad : Komisyon kararıyla muhafaza edilen ve özel bir listeye geçirilen ad.

Korunan doğal bölge : Başlıca amacı, kimi hayvan ve bitki türlerinin korunması olan bir tür ulusal park.

Koruncak ücreti : Ambar, depo, mağaza gibi yerlerde geçici süreler için korunan mallar dolayısıyla ilgililerden alınan ücret.

Koruncak yazılığı : Depo işletenlerle, taşıma ambarları iyelerinin tutmakla zorunlu oldukları ambar yazılığı.

Korunç : Elektrik akımını açan ve çok yük bindiğinde, içindeki telin erimesiyle çevrimi kapatan düzen. [Bakınız: sigorta] Bir aygıtta belli bir kazayı önleyen düzenek. Bir aygıtın elektrik çevriminde, akım yeğinliği belirli bir sınırı aşınca, eriyerek ya da manyetik olarak kendiliğinden çevrimi açıp aygıtı koruyan tel ya da parça.

Korun ile ilgili Cümleler

  • Nem ve güneş ışığından korunmalıdır.
  • Korunmaya ihtiyacım var.
  • Genç bitkiler kırağılı havadan korunmalıdır.
  • Sen hâlâ korunmasızsın.
  • Korunma tedaviden daha iyidir.
  • Korunan alanlarda avcılık yasaktır.
  • Balinalar korunmadıkça onların soyu tükenecek.
  • Onlar korunmasızdı.
  • Korunmaya ihtiyacın var.
  • Afgan demokrasinin bile nükleer bombalarla korunması gerekir.
  • Soğuk algınlığından korunmak için bol miktarda C vitamini al.

Diğer dillerde Korun anlamı nedir?

İngilizce'de Korun ne demek? : [kor] n. ember, cinder, coal

n. wood, grove, small forest, coppice, copse, holt, spinney

v. defend oneself, avoid, be protected, guard, shelter

Rusça'da Korun : n. эпидермис (M)