Tavan nedir, Tavan ne demek
- Bir yapının, kapalı bir yerin üst bölümünü oluşturan düz ve yatay yüzey, taban karşıtı.
- Bir şeyi değerlendirmede kabul edilen en yüksek seviye veya fiyat

- Çatı kiremidi.
"Tavan" ile ilgili cümleler
- "Yükseköğrenim görmüş bir devlet memurunun tavanı birinci derecenin dördüncü basamağıdır."
- "Bir aralık başımı yukarı kaldırdım ve tavandan sarkan bezgin ışığa baktım." - H. S. Tanrıöver
Yerel Türkçe anlamı:
Harman yeri.
1.Tavan arası. 2.Yüklük.
Eğitim alanındaki sözlük anlamı:
Test aracılığıyla ölçülen yeteneğin en üst sınırı.
Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:
Dekorda, sahne üstündeki askı palangaları yoluyla tutturulan tavan.
Orta Öğretim alanındaki anlamı:
[Bakınız: kubbe]
Tiyatro'daki terim anlamı:
Sahne tavanı ya da dekor tavanı.
İngilizce'de Tavan ne demek? Tavan ingilizcesi nedir?:
ceiling, flat, roof, top
Tavan hakkında bilgiler
Tavan bir odanın üst kısmını kapsayan iç yüzeye verilen isimdir. Genel olarak bir yapı elemanı olarak kabul edilmez. Odanın üzerindeki zemin veye çatı yapısını alttan gizleme görevi vardır.
Tavan ile ilgili Cümleler
- O, tavana dokunabilir.
- Sınıfın tavanına adını yazmasaydı hiç kimse Tom'u hatırlamazdı.
- Tavan arasında bir gürültü duydum gibi geliyor.
- Tavan arasında ne yapıyordun?
- Yuvarlak bir lamba, tavanın ortasında asılıyor.
- Tavan akıyor.
- Ali kafasını arabasının tavanına çarptı.
- Ali tavana dokunabilir.
- Tavan aranda ne olduğunu her zaman merak ettim.
- Geçen sene hayat pahalılığı tavan yaptı.
- Ben tavana dokunabilirim.
- Tavan arasını temizleyelim.
- Tavan arasındayım.
- Tavan arasını temizlemen gerekmiyor mu?
Tavan anlamı, kısaca tanımı:
Yüzey : Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz.
Kabul : Bir yere alınma. Akseptans. Sunulan bir şeyi, armağanı alma. Bir öneriyi uygun bulma, onaylama. Konukları veya işi olanları yanına, katına alma. Bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olma.
Çatı : Özne, nesne durumlarına göre, belirli çatı eklerinin fiil kök veya gövdelerine getirilen türev, bina: Sevinmek (sev-in-), sevdirmek (sev-dir-), sevindirmek (sev-in-dir-) gibi. Hikâye, roman, piyes vb. edebî türlerde olay kuruluşu, kurgu. Bir yapıyı örten ve eğik yüzeyleri olan damın tahtadan iç yapısı. Belli bir maksada yönelik kimselerin oluşturduğu birlik. Birbirine çatılmış, çakılmış şeylerin bütünü. Bir yapının, bir evin damını kuran parçaların bütünü. İnsan ve hayvanda iskeletin kuruluşu. Barınılan, sığınılan yer. Yapının tavanı ile damı arasındaki kullanılan yer.
Tavan yapmak : Menkul Kıymetler Borsasında işlem görmekte olan hisse senedinin değeri en üst düzeye ulaşmak. sinir, heyecan vb. en üst düzeye çıkmak.
Tavana vurmak : Tavan yapmak.
Tavan başına çökmek : Beklenmeyen bir durum karşısında şaşırıp kalmak.
Tavan aralığı : Tavan arası.
Tavan arası : Bir yapının tavanı ile çatısı arasında kalan bölüm, tavan aralığı, çatı arası.
Tavan fiyatı : Bir mala resmî kuruluşlarca belirlenen fiyatın üst sınırı.
Tavan penceresi : Binalarda veya evlerde tavan kısmında bulunan pencere.
Tavan süpürgesi : Tavandaki örümcek ağlarını temizlemek için kullanılan uzun saplı süpürge.
Asma tavan : Betonarme, çelik veya ahşap tavan iskeleti altında çeşitli tesisatın döşenebilmesi için birtakım boşlukları bulunan tavan biçimi.
Tava : Bu kapta pişmiş yemek. Maden eritilen saplı pota. Gemilerde borda iskelesinin alt başındaki sahanlık. Fide yetiştirmek için ayrılmış toprak bölümü. Kireç karıştırılan tekne. Yağ kızdırma, yiyecek kızartma vb. işlere yarayan, uzun saplı yayvan kap. Deniz veya göllerde suların geri çekilmesiyle kuruyan bölüm.
Kapalı : Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen, müphem. Bulutlu, karanlık (hava). Dış çevreyle ilişki içerisinde olmayan. Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri). Geçilmez durumda olan. Gizli, saklı. İçe dönük yaradılışta olan. Başı örtülü (kadın). Açık olmayan (giyecek). Kapanmış olan, açılmamış, açık karşıtı.
Bölüm : Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Çağ, devir. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon.
Yatay : Durgun bir su yüzeyine veya zemine paralel, düşey doğrultusuna dikey olan, ufki.
Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.
Değerlendirme : İletişim organlarında izlenme oranı. Değerlendirmek işi, kıymetlendirme.
Seviye : Düzey.
Fiyat : Alım veya satımda bir şeyin para karşılığındaki değeri, eder, paha. Bir değer ile para birimi arasındaki ilişki. Bir mal veya iş gücü için uygun görülen para karşılığı.
İsim : Ad. Kişi, insan. Ad.
Tavan başına çökmek : beklenmeyen bir durum karşısında şaşırıp kalmak. İlgili cümle: "Gelmeyecek mi? Neden gelmedi? diye sordukları vakit tavan başıma yıkılıyordu." M. Ş. Esendal.
Tavan bildirmelik : iki sütunluk özerk bildirmeliklerde, antlaşmasız ülkelerin mallarına uygulanan vergi.
Tavan çıkıntısı : Ön sahne üzerindeki çıkıntı. Öndüzey (ön sahne) üzerindeki çıkıntı.
Tavan eder : Satılan bir mal için alıcıdan istenilebilecek en yüksek eder. Bir malın en yüksek sınırı, bir yetkili organca belirtilip saptanan ederi.
Tavan fiyat : Bir mal veya üretim faktörünün devlet tarafından belirlenen alınıp satılabileceği en yüksek fiyat. Bu fiyat devlet müdahalesinin olmadığı durumda oluşacak piyasa fiyatının altındaki bir fiyattır. krş. karaborsa Borsada, bir seansta hisse senedinin yükselebileceği en yüksek fiyat.
Tavan ışık kümesi : Seyir yerinin tavanında bulunan aydınlatma kümesi.
Tavan ışıklığı : Doğrudan tavana takılan ışıklık.
Tavan ışıtacı : Aracın içini aydınlatmak için tavana konan ışıtaç.
Tavan ödün : Gümrük vergisinin, uluslararası antlaşmalar ve görüşmeler sırasındaki düzeyinin üstünde bağlanması. (Bu, o ülke için konu alınan vergi oranını, bağlanan düzeyin üstüne kendiliğinden çıkaramama yükümlülüğünü doğurur, a. bk. ödün.)
Tavan perdesi : Sahne yukarısından asılan, sahnenin üst kesimini maskelemede kullanılan çoğu kez kara perde.
Diğer dillerde Tavan anlamı nedir?
İngilizce'de Tavan ne demek? : n. ceiling, plafond
Fransızca'da Tavan : plafond [le], comble [le]
Almanca'da Tavan : n. Decke, Plafond
Rusça'da Tavan : n. потолок (M), перекрытие (N)

Bu kısımda Tavan nedir? Tavan ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Tavan tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Tavan hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.