Ceiling türkçesi Ceiling nedir

  • Test aracılığıyla ölçülen yeteneğin en üst sınırı.
  • Eğitim, tiyatro alanlarında kullanılır.
  • Gemide iç kaplama.
  • Kredi limiti.
  • Tavan fiyat.
  • En yüksek fiyat.
  • Azami irtifa.
  • Tavan değer.
  • Tavan ödeme.
  • Dekorda, sahne üstündeki askı palangaları yoluyla tutturulan tavan.
  • İç kaplama (gemi).
  • Sahne tavanı ya da dekor tavanı.
  • Toplam tutar için sınırlama.
  • Tavan.
  • Yükseklik sınırı.

Ceiling ile ilgili cümleler

English: Ali lay on the floor and stared at the ceiling fan.
Turkish: Ali yerde yatıyordu ve tavan fanına baktı.

English: He painted the ceiling blue.
Turkish: O, tavanı maviye boyadı.

English: Ali bumped his head on the ceiling of the car.
Turkish: Ali kafasını arabasının tavanına çarptı.

English: If the ceiling fell, he would be crushed.
Turkish: Tavan düşerse, ezilir.

English: He gazed at the ceiling for a long time.
Turkish: Uzun süre tavana baktı.

Ceiling ingilizcede ne demek, Ceiling nerede nasıl kullanılır?

Ceiling beam : Tavan kirişi.

Ceiling board : Tavan tahtası.

Ceiling boards : Tavan tahtası.

Ceiling bond : Tavan ödün. Gümrük vergisinin, uluslararası antlaşmalar ve görüşmeler sırasındaki düzeyinin üstünde bağlanması. (bu, o ülke için konu alınan vergi oranını, bağlanan düzeyin üstüne kendiliğinden çıkaramama yükümlülüğünü doğurur, a. bk. ödün.).

 

Ceiling brackets : Tavan destekleri. Üst ayraçlar.

Ceiling floor : Asma tavan. Tavan kirişlemesi.

Ceiling fan : Bir tavana asılmış vantilatör. Tavan üfleci. Tavan vantilatörü.

Ceiling fitting : Tavan ışıklığı. Seyir yerinin tavanında bulunan aydınlatma kümesi. Doğrudan tavana takılan ışıklık. Tavan ışık kümesi.

Ceiling joist : Tavan kirişi.

Ceiling hook : Tavan kancası.

İngilizce Ceiling Türkçe anlamı, Ceiling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ceiling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Limit height : Sınır yüksekliği.

Legal limits of building profile : Yapılacak bir yapının, kent yönetimince olur verilebilen en çok yüksekliği. taşıtlara yüklenecek yükün taşıttaki yüksekliği.

Credit line : Verilebilecek kredi miktarı. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Sayca sınırı. Bir borçluya açılacak olan kredinin miktarı veya kredi kartına bağlı olarak açılan kredi hesabında belirlenen sınır. bk. çerçeve kredisi 2. Kredi hattı. Kredi marjı. Bir kimseye verilmesi için onaylanan kredi miktarı. Bankaca uygulanabilecek sayca sınırı.

Overhead : Havai. Yukarıya. Baştan yukarıda olan. Genel. Ek yük. Destek işlem. Asma. Havada. Kafasının üstünde.

Fornix : Kubbe kemeri, çıkmaz, kavis. Fuhuş evi. Umumhane. Yay veya kemer benzeri formasyon (anatomi terimi). Taçyapraklardaki hafif uzama. Taçyapraklardaki uzama. Genelev. Forniks.

Credit limit : Bir kişinin krediyle alabileceği en yüksek miktar. Tahsis edilebilen kredinin toplam miktarı.

Price ceiling : Azami fiyat. Bir mal veya üretim faktörünün devlet tarafından belirlenen alınıp satılabileceği en yüksek fiyat. bu fiyat devlet müdahalesinin olmadığı durumda oluşacak piyasa fiyatının altındaki bir fiyattır. krş. karaborsa borsada, bir seansta hisse senedinin yükselebileceği en yüksek fiyat. Tavan fiyatı. Fiyat tavanı.

 

Height : Yüksek yer. Yükselti. Zirve. En yüksek nokta. Yücelik. En üst derece. Ana çekit. İrtifa. Tepe.

Upper surface : Üzeri. Üst yüzey.

Ceiling synonyms : ceilings, borrowing power, highest bid, top price, hall, lending ceiling, flat, ceiling price, roof, lending limit, top, line of credit, maximum price, hallway, altitude, class price, room.

Ceiling ingilizce tanımı, definition of Ceiling

Ceiling kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The under side of the floor above. The inside lining of a room overhead. The upper surface opposite to the floor.