Price ceiling türkçesi Price ceiling nedir

  • Bir mal veya üretim faktörünün devlet tarafından belirlenen alınıp satılabileceği en yüksek fiyat. bu fiyat devlet müdahalesinin olmadığı durumda oluşacak piyasa fiyatının altındaki bir fiyattır. krş. karaborsa borsada, bir seansta hisse senedinin yükselebileceği en yüksek fiyat.
  • Tavan fiyat.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Azami fiyat.
  • Tavan fiyatı.
  • Fiyat tavanı.

Price ceiling ingilizcede ne demek, Price ceiling nerede nasıl kullanılır?

Price : Değer. Fiyat koymak. Karşılık. Fiyat. Ücretlendirmek. Paha. Paha biçmek. Bedel. Kıymet. Bir mal ya da işin para ile olan değişim değeri. paranın mal birimini kapsayan eder.

Ceiling : Sahne tavanı ya da dekor tavanı. Kredi limiti. Tavan değer. Eğitim, tiyatro alanlarında kullanılır. Tavan fiyat. İç kaplama (gemi). Dekorda, sahne üstündeki askı palangaları yoluyla tutturulan tavan. Yükseklik sınırı. Gemide iç kaplama. Azami irtifa.

Price and support information : Ücret ve destek bilgisi.

Price appreciation : Fiyat takdiri. Fiyat biçme. Eder biçme. Satağa yeni sürülen bir mala satış ederi koyma, satılacak mala, tümdeğer göz önünde tutularak değer biçme.

Price awareness : Fiyat bilinci. Alıcıların satın alacakları mallar ve bu mallara alternatif malların fiyatları hakkında sahip oldukları bilgi düzeyi.

 

Price band : Fiyat aralığı. Taşınır değerler borsasında hisse senedinin bir seansta belirlenen en alt ve en üst fiyat düzeyleri. bir malın fiyatının perakende ya da toptan satış biçimine göre belirli bir aralıkta olması.

İngilizce Price ceiling Türkçe anlamı, Price ceiling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Price ceiling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

 

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Ceiling : Tavan. Gemide iç kaplama. Tavan ödeme. Toplam tutar için sınırlama. Test aracılığıyla ölçülen yeteneğin en üst sınırı. Azami irtifa. En yüksek fiyat. Yükseklik sınırı. Kredi limiti. Sahne tavanı ya da dekor tavanı.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Price ceiling synonyms : abolition of forced labour convention, a pass through certificate, abnormal budget expenditures, administered price, a shift in individual demand, ability to pay principle, abnormal budget, computed price, maximum price, a group shares, peak rate, ceiling price.