Peninsula türkçesi Peninsula nedir

  • Yarım ada.
  • Yarımada.
  • Üç tarafı denizlerle çevrili yer.
  • Ohio eyaletinde yerleşim yeri.
  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Ana kara ile bağlantı kurduğu kıstak yöresi dışında, üç yanından denizle çevrilmiş kara parçası.

Peninsula ile ilgili cümleler

English: Indonesia consists of many islands and two peninsulas.
Turkish: Endonezya çok fazla adadan ve iki yarımadadan oluşur.

English: Islam emerged in the Arabian Peninsula in the seventh century.
Turkish: İslam yedinci asırda Arap Yarımadasında doğdu.

English: Italy is a peninsula.
Turkish: İtalya bir yarımadadır.

English: Have you ever been to the Korean Peninsula?
Turkish: Kore yarım adasına hiç gittin mi?

English: I am looking forward to walking around the Izu Peninsula with some of my friends during summer vacation.
Turkish: Yaz tatilinde Bazı arkadaşlarımla Izu Peninsula etrafında yürümeyi sabırsızlıkla bekliyorum.

Peninsula ingilizcede ne demek, Peninsula nerede nasıl kullanılır?

Arab peninsula : Arap yarımadası.

Balkan peninsula : Güneydoğu avrupa'da balkan dağları'nı da içine alan yarımada. Balkanlar. Balkan yarımadası.

Gallipoli peninsula : Ege denizi'ne açılan batı türkiye'de bulunan yarımada. Gelibolu yarımadası.

Iberian peninsula : İberia. İber yarımadası. İspanya ve portekiz ülkelerinin bulunduğu yarımada.

 

Malay peninsula : Asya'nın güneydoğusunda tayland'ın güneybatısı malezya'nın batısı ve singapur adasından oluşan yarımada. Malay yarımadası.

The malay peninsula : Malakka yarımadası.

Capital deepening : Sermaye derinleşmesi. Sermayenin derinleşmesi. Bir ekonomide çalışan kişi başına düşen sermaye miktarının artması, diğer bir deyişle işgücünün daha fazla sermaye malıyla donatılarak verimliliğinin artması.

The sinai peninsula : Sina yarımadası.

Cheapening : Değerini kaybetmek. Ucuzlamak. Alçaltmak. Değeri düşmek. Ederlerde indirim yapma. Ucuzlatma. Değerini düşürmek. İtibarını düşürmek. Ucuzlatmak.

Admission opening : Emme açıklığı.

İngilizce Peninsula Türkçe anlamı, Peninsula eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Peninsula ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Air route : Uçuş rotası. Havayolu. Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı.

Agrarian geography : İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü. Tarım coğrafyası.

Adventife cone : Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler. Yan koni.

Alluvial deposit : Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın. Alüvyon. Lığ.

 

Aboriginal population : Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus. Yerli nüfus.

Agricultural specialisation : Tarımsal özelleştirme. Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi.

Land : İniş yapmak. İnmek. Diyar. Karaya getirmek. Aynı türden toprak parçası. Ülke. Elde etmek. Karaya çıkmak. Karaya indirmek.

Aluvial coast : Lığ yığıntılı kıyı. Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü.

Abrasion platform : Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey. Dalga aşındırma düzlüğü. Dalga aşındırması düzlüğü.

Afforestation : Bir bölgenin ağaçlandırılması. Orman yetiştirme. Ağaçlandırma. Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma. Ormanlaştırma.

Peninsula synonyms : ground, altimetric profile, agricultural co operative, aluvial terrace, peninsulas, agricultural production, terra firma, abandoned meander, chersonese, age pyramid, earth, dry land, solid ground, ageing of the population.

Peninsula ingilizce tanımı, definition of Peninsula

Peninsula kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A portion of land nearly surrounded by water, and connected with a larger body by a neck, or isthmus.