Aboriginal population türkçesi Aboriginal population nedir

  • Yerli nüfus.
  • Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus.
  • Coğrafya alanında kullanılır.

Aboriginal population ingilizcede ne demek, Aboriginal population nerede nasıl kullanılır?

Aboriginal : İptidai. Ataları çok eski çağlardan bu yana belirli bir yerde yaşamış olan. Yerlisi olan. Asıl. İlkel. Çok eski çağlardan kalan. Yerli. Asıl yerli. Aborijin. Çok eski çağlarda var olan.

Population : Belirli bir özelliğe sahip bireylerin tümünün oluşturduğu topluluk, toplum, evren, ana yığın, popülasyon. Özdeciksel yörüngeçlere eksicikler dizildikten sonra, özdecikiçi öğecik yörüngeçlerine düşen eksicik sayısı dağılımı. erke düzeylerinin eksicik vb. ile doldurumu. Halk. Sekene. Şenlik. Biyoloji, coğrafya, eğitim, ekonomi, fizik, kimya, uzay, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ana kitle. Kitle. Nüfus. Var olan şeylerin insan zekasıyle kavranabilen bütünü ve özellikle gök varlıklarının tümü. sayılama bakımından gözlenebilir durumda olan ve birtakım ortak özellikler taşıyan birey ya da nesnelerden oluşan kümeye verilen ad.

Aboriginal australian : Avustralya yerlisi.

Aboriginal forests : Eskidenberi varolan ormanlar. Bir bölgede başlangıçtan itibaren var olmuş orman.

 

Aboriginal sin : Hz. adem ve hz. havva tarafından cennet'te işlenen insanlığın ilk günahı. İlk günah.

Aboriginality : Aborijin olma niteliği. Aborijinlik.

İngilizce Aboriginal population Türkçe anlamı, Aboriginal population eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Aboriginal population ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Agricultural co operative : Tarım kooperatifi. Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık.

Ageing of the population : Nüfus yaşlanması. Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması.

Agricultural production : Ekonomi bakımından, üretimin iki ana kolundan biri; kökeni toprak olan her türlü besin ve işlenmemiş işleyim özdeklerinin elde edilmesi. Tahıl ve temel gıda ürünleri üretimi. Taze meyve. Tarımsal üretim. Tarım üretimi. Sebze. Zirai üretim.

Agrarian geography : Tarım coğrafyası. İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü.

Alluvial deposit : Lığ. Alüvyon. Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın.

Abandoned meander : Akmaz. Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm.

 

Adventife cone : Yan koni. Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler.

Aluvial coast : Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü. Lığ yığıntılı kıyı.

Agricultural specialisation : Tarımsal özelleştirme. Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi.

Age pyramid : Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge. Yaş piramidi.

Aboriginal population synonyms : abrasion platform, aluvial terrace, air route, afforestation, altimetric profile.