Photometers türkçesi Photometers nedir
- Isılölçer.
- Fotometre.
- Parlaklıkölçer.
- Işıkölçer.
- Işılölçer.
- Işık ölçer.
Photometers ingilizcede ne demek, Photometers nerede nasıl kullanılır?
Spectrophotometers : Soğurum görüngeölçeri. Bir görüngenin parçalarının görece yoğunluğunu ölçmeye yarayan alet. Görüngel ışık ölçer. Görüngel ışıkölçer. Spektrofotometre. Görüngesel ışınölçer. Tayfsal ışıkölçer.
Photometer bench : Üzerinde ölçü çizgileri bulunan ve boyunca, ışık kaynakları ya da ölçü araçlarının yer değiştirdiği raylı ya da kaydırma düzenli masa. Işık ölçme masası.
Photometer head : Bir görsel ışıkölçerin, ölçüştürülecek ışıkları alan ve karşılaştıran bölümü, ya da, bir fiziksel ışıkölçerin, içinde ışıkölçümsel alıcı bulunan bölümü. Işıkölçümsel kafa.
Photometer test plate : Işıkölçümsel deneme plakası. Belli ışıkölçümsel özellikleri olan ve incelenecek ışıkla aydınlatılan plaka.
Cosine photometer : Yüzeyinin aydınlanması eşdikmelik yasasına uygun olarak değişen ışık yeğinliği ölçeri. Eşdikmelikli ışılölçer. Kosinüslü fotometre.
Illumination photometer : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işıkölçümsel büyüklükleri ölçmeye yarayan aygıt. Işıkölçer. Lüksölçer. Aydınlatmayı lüks türünden ölçen aygıt.
Photoelectric photometer : Işılelektrik ışıkölçer. Fotoelektrik fotometre. Işılelektrik gözlerin özelliklerine dayanan özel bir fiziksel ışıkölçer. Işık -elektrik ışıkölçer. Işığı elektrik akımına çevirerek yıldız parlaklıklarını ölçen araç. Işıkelektrik ışıkölçer.
Iris photometer : İnsan gözüne benzer biçimde, gelen ışığın şiddetine göre diyaframı büyüyüp küçülerek, fotoğraf plakları üzerindeki yıldız resimlerinin parlaklığını ölçen araç. İris ışıkölçeri. İris fotometresi.
Flicker photometer : Titremeli ışıkölçer. Bir görsel ışıkölçer. bu ışıkölçerde ışık, ölçüştürülecek kaynakların bir birinden bir öbüründen, art arda değişerek aydınlatılan aynı ve tek bir alan parçasından yansıyarak göze gelir. kırpışmalı ışıkölçerde değişme hızı (frekansı), renklerin erime (birbiri içinde eriyip karışma) frekansından yüksek, ama parıltıların erime frekansından alçak olmak üzere, uygun bir biçimde seçilmelidir, bk. görüntü erime frekansı, eşitlik ışıkölçeri. Kırpışmalı ışıkölçer.
Biophotometer : Biyofotometre.
İngilizce Photometers Türkçe anlamı, Photometers eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Photometers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Spectrophotometer : Bir ışınımın tayfsal dağılışını bulmak, belirlemek için kullanılan ışıkölçer. Tayfsal ışıkölçer. Soğurum görüngeölçeri. Bir ışık kaynağının izgesel enkesinin dalga boylarına göre dağılımını çözümleyen, aygıt. Fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Görüngel ışık ölçer. Görüngel ışıkölçer. Görüngesel ışınölçer. Bir görüngenin parçalarının görece yoğunluğunu ölçmeye yarayan alet. İzgesel ışılölçer.
Mensuration : Ölçü bilimi. Hastada oluşan fiziksel değişimlerin niteliğini ve niceliğini anlamak için yapılan bir muayene, mensurasyon. Ölçme. Mesaha. Mensurasyon. Ölçme işlemi.
Measure : Tüze önlemi. Ölçü birimi. Ölçüye vurulan bir konuda bir ölçme aracıyla elde edilen ve ölçme dizgesinin çeşitli birimleriyle dile getirilen değer. Dikkatle bakmak. Oran. Ölçüsünde olmak. Tedbir. Ayarlamak. Tartmak.
Measurement : Ölçme. Bir ya da daha çok kişiye ilişkin bir değişken niteliğin niceliğini ya da derecesini saptama ve sayısal olarak belirtme işi. öğrencilerin belli bir alan ya da konudaki gelişme ve başarılarını uygun araçlar ve yöntemler uygulayarak sayısal sonuçlarla belirleme işi. Türlü toplumsal olguların özelliklerini uygun ölçü araçları kullanarak sayısal olarak saptamaya yönelik bir bilme süreci. Bir değişken taşıdığı özelliği belirtmek için yapılan bir işlem. Özdeğin türlü görünümlerini ve bunların niteliklerini karşılaştırabilmek ve dolayısıyla niceliklerini belirleyebilmek amacıyla nesnelere, ilişkin olduğu niteliğe uygun belli kurallara göre sayı verme işlemi. Ölçüm. Ölçülme. En, boy, oylum, süre gibi nicelikleri kendi cinslerinden seçilmiş bir birimle karşılaştırıp kaç birim geldiğini belirtme işlemi. Ölçü. Bilgisayar, eğitim, fizik, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Luminance meter : Işıklılıkölçer. Işıklılıkları ölçmeye yarayan aygıt.
Glossmeter : Yansımanın düzgün ve yayınık bölümlerinin fonksiyonu olarak parlaklığı belirleyen aygıt.
Cytophotometry : Sitofotometri. Hücre elemanlarının spesifik boyalarla boyanması ya da boyanmaması durumunda ışığı absorbe etmesi esasına dayanan, mikroskop ve spektroskop aracılığıyla hücredeki maddelerin nicel (kantitatif) olarak tayini.
Measuring system : Ölçme sistemi. Ölçüm dizgesi. Ölçme dizgesi. Ölçüm sistemi.
Measuring device : Ölçme aleti. Ölçü tesisi. Ölçüm cihazı. Ölçek. Ölçme aygıtı. Ölçü aleti.
Exposure meter : Nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Pozmetre. Pozometre. İyon dozölçeri. Pozölçer. Çeşitli ışık koşullarına göre en uygun sonucun alınabilmesi için duyarkat üzerine ne kadar ışık düşmesi gerektiğini bildiren aygıt. Verilen bir sahnede ışığın miktarını ölçen enstrüman (fotografçılık). İyonlaştırıcı ışınımın etkisini ölçmeye yarayan ışınımölçer.
Photometers synonyms : measuring instrument, measuring, illumination photometer, thermometer, illumination meter, photometer, light meter, lightmeter, actinometer.

Bu kısımda Photometers kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Photometers ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Photometers anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Photometers ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.