Primitive art türkçesi Primitive art nedir

  • İlkel sanat.
  • İlkellerin, güzelduyusal amaçtan çok dinsel ve toplumsal amaca yönelik, görevsel nitelikteki sanatı.

Primitive art ingilizcede ne demek, Primitive art nerede nasıl kullanılır?

Primitive : İlk insan. İlkel. Önceki. Kültürel evrimin alt basamaklarında bulunan, doğaya büyük ölçüde bağlı olan, geleneklerle göreneklerin oluşturduğu bir düzen içinde yaşamını sürdüren ve tarihöncesi insanınkine benzer kültürel ve toplumsal bir yapıda varlığını yönlendiren birey. bk. ilkel toplum. Yabanıl. Basit. Kaba. Yapmacıksız ve kendi kendini yetiştirmiş ressam. İlk.

Art : Büyü. Sanat yapıtı. Yöntem. Yol yordam. Hüner. Yaratıcılık. Kurnazlık. İnsanoğlunun iç ve dış dünyasının etkisinde kalarak oluşturduğu duyulara yönelik beğenisel ve güzelduyusal (estetik) yönleri, yararlı yönlerinden daha çok olan nesne ya da onun bir bölümü. bk. aygıt. krş. halk sanatı, büyü, din. Gerçeği güzel tasarımlarla yansıtan özel bir toplumsal bilinç ve insan devinimi biçimi.

Primitive accumulation : Üretim araçlarının emekten ve üreticiden ayrılmasıyla sermayenin tarihsel doğuşunu hazırlayan, emeği ücretli emeğe dönüştürerek sermayeye bağımlı kılan, kapitalist üretim için gerekli temeli sağlayan ve karl marx tarafından tanımlanan tarihsel süreç. İlkel birikim. İlk birikim. İlkel birikme.

 

Primitive architecture : İlkel mimarlık. Damsız kulübelerden, direkler üzerine kurulan barakalara; tek duvardan ibaret gölgeliklerden, içinde yüzlerce kişiyi barındıran büyük evlere; mağaralardan çadır-evlere; bunların yanı sıra teknik bakımdan kusursuz, güzelduyusal yönden değerli olan yapılara kadar değişen bir tablo gösteren; toprak, çamur, ahşap, taş, kerpiç, kiremit, ağaç kabuğu, deri, post, çayır, yaprak, sarmaşık vb. gereçlerle yapılan barınak, yapı, ev ve konutların tümü.

Primitive cell : Kristal bileşimindeki bütün atom türlerinin, olanaklı bütün yerlerini aldıkları ve içinde bütün bakışım özelliklerinin bulunduğu en küçük ağcık. İlkel göze.

Primitive communal system : Bütün insan topluluklarının evrimlerinin çok erken bir aşamasında yaşamış oldukları, üretimin ortaklaşa gerçekleştirildiği, ürünün eşit olarak bölüşülüp tüketimin de ortaklaşa yapıldığı ilk toplumsal-ekonomik düzen. İlkel ortaklık düzeni.