Psychologist türkçesi Psychologist nedir

  • Ruhbilim alanında araştırmalar yapan ve ruhbilim yöntemlerini uygulayan kimse.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Ruhbilimci.
  • Psikolog.
  • Tinbilimci.

Psychologist ile ilgili cümleler

English: Dr. Patterson, a psychologist, tested Koko's intelligence.
Turkish: Dr. Patterson, bir psikolog, Koko'nun zekasını test etti.

English: To my surprise, the noted psychologist was accused of a kidnapping.
Turkish: Benim için sürpriz oldu, ünlü psikolog çocuk kaçırmakla suçlandı.

English: Ali is a child psychologist, right?
Turkish: Ali bir çocuk psikoloğu, değil mi?

English: Ali is a psychologist.
Turkish: Ali bir psikolog.

English: Are you a psychologist?
Turkish: Sen bir psikolog musun?

Psychologist ingilizcede ne demek, Psychologist nerede nasıl kullanılır?

Clinical psychologist : Klinik psikologu. Klinik psikolog. Psikoterapist. Ruhsal rahatsızlıklar için psikolojik tedavi sağlayan kimse.

School psychologist : Okul ruhbilimcisi. İlk ve orta dereceli okullarda okuyan öğrencilerin ruhsal sorunlarını çözmek, okulda karşılaşılan önemli disiplin sorunlarında ilgililere yardım etmek ile görevli kimse.

Psychologists : Psikologlar. Psikolog. Ruhbilimci.

Neuropsychologist : Sinir sistemi ve psikolojik davranış arasındaki bağlantı ile ilgili olan uzman psikolog. Nöropsikoloji uzmanı. Nöropsikolog.

 

Psychologism : Ruhbilimini, felsefenin ve insan bilimlerinin temeli ve başlıca konusu sayan görüş. toplum olaylarını, ruhsal yönlerden açıklamak eğilimi gösteren akım. ruhbilimin ileri sürdüğü görüşleri eleştirel, toplumbilimsel ve mantıksal görüşlerden üstün tutmak isteği. Ruhbilimcilik. Psikolojizm.

Psychological drama : Düşüncelerin, duyguların ve tutkuların ruhbilimsel çözümlemelerine giren, freud'un etkisini bulduğumuz oyun türü. burada bireyin ruhsal durumu ele alınır. değişik, güzelduyusal anlayışta yazılan bu oyunların kimi gerçekçi, kimi melodramatik, kimi de düşseldir. örnek : o'neill'in birçok oyunu. Ruhbilimsel oyun.

Psychological repression : Ruhsal baskı. Bireyin, toplum yaşamındaki türlü uyarıcılara toplumsal çevresinin beklentilerine uygun karşılık verme yetersizliği ya da isteksizliği.

Psychological determinism : Psikolojik determinizm. Ruhbilimsel gerekircilik. Hiç bir davranımın rasgele olmayacağını, her eylemin bilinçli ya da bilinçsiz bir nedene dayandığını ileri süren ruhbilim öğretisi. zihinsel yeteneklerin tümüyle doğuştan geldiğini ve çevresel etkilerin altında bulunmadığını ileri süren görüş.

Psychological block : Bir kimsenin, öğrenme karşısındaki ruhsal tutumunu olumsuz yönden etkileyen duygusal yaşantı ya da durum. Ruhsal engel.

Psychological clinic : Ruhbilim kliniği. Kişilik ya da davranım bozukluklarının tanımlanması ve giderilmesi için kurulan, içinde ruhbilimcilerin türlü testler, ölçme ve tanıma gereçleri ile özel eğitim gereksindiren çocukları da inceledikleri bakımevi.

 

İngilizce Psychologist Türkçe anlamı, Psychologist eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Psychologist ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Academy : Akademi. Bilim adamları topluluğu. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Yüksekokul. Okul. Medrese. Yüksek okul.

Mesmerizer : Cezbedici. Hipnotize edici.

A priori knowledge : Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi. Önsel bilgi. A priyori bilgi.

Achievement tests : Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler. Başarı testi. Başarı testleri.

Abulia : İrade yitimi. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. Kayıtsızlık. İstenç yitimi. Abulya. İrade kaybı. Abuli. İstem yitimi. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı.

Hypnotizer : Hipnotize edici. İpnotizmacı.

Ability group : Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi. Düzey kümesi.

Abstract intelligence : Soyut zeka. Düşünme ve yeni durumlara uyma konularında soyut kavramlar ile simgelerden başarılı biçimde yararlanma yeteneği.

Alienists : Psikiyatrist. Akıl hastalıkları uzmanı. Alyenist.

Abstract reasoning : Soyut usavurma. Soyut akıl yürütme. Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi.

Psychologist synonyms : hypnotiser, parapsychologist, psycholinguist, psychophysicist, abnormal child, achievement age, academic intelligence, behaviorist, achromatopsia, mesmerist, active school, hypnotist, academic preparation, academy of economic and commercial sciences, alienist, scientist, accustoming, academic year, behaviourist, psychologists.

Psychologist ingilizce tanımı, definition of Psychologist

Psychologist kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who is versed in, devoted to, psychology.