Rejoice türkçesi Rejoice nedir

Rejoice ile ilgili cümleler

English: I rejoice in your success.
Turkish: Ben senin başarılı olmana sevinirim.

English: They rejoiced when they heard he was safe.
Turkish: Onun güvende olduğunu duyduklarında sevindiler.

Rejoice ingilizcede ne demek, Rejoice nerede nasıl kullanılır?

Let us rejoice together : Birlikte eğlenelim. Mutlu olup kutlayalım.

Rejoiced : Çok sevinçli olmak. Hazzetmek. Keyiflenmek. Neşelenmek. Bayram etmek. Düğün etmek. Aşırı sevinmek. Sevindirmek. Memnun. Sevinmek.

Rejoices : Keyif vermek. Sevindirmek. Memnun etmek. Neşelenmek. Keyiflenmek. Sevinmek.

Rejoicing : Bayram. Eğlence. Sevinç. Şenlik. Büyük sevinç. Haz. Keyif. Sevindirme. Neşe. Sevinme.

Rejoicingly : Sevindirerek.

Rejoin : Cevabı yapıştırmak. Cevaba cevapla karşılık vermek. Tekrar iştirak etmek. Yeniden birleştirmek. Yeniden katılmak. Kavuşmak. Karşılık vermek. Cevap vermek. Yeniden iştirak etmek. Tekrar katılmak.

Rejoinder : Davacının ikinci cevabına cevap dilekçesi. Sert cevap. Cevaba cevap. Düplik. Cevaba verilen cevap. Cevap. Karşılık. Kaba yanıt. Davalının davacının cevabına verdiği cevap. Yanıt.

 

Rejoined : Yeniden birleştirmek. Tekrar iştirak etmek. Cevap vermek. Kavuşmak. Cevaba cevapla karşılık vermek. Karşılık vermek. Tekrar katılmak. Yeniden katılmak. Tekrar birleştirmek. Cevabı yapıştırmak.

Aparejo : Yük hayvanlarında yük taşımak için olan deri semer.

Rejoicings : Şenlik. Bayram. Sevinme. Eğlence. Sevinç. Büyük sevinç. Bayram sevinci. Neşe. Sevindirme.

İngilizce Rejoice Türkçe anlamı, Rejoice eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rejoice ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Effervesces : Coşmak. Kabarmak. Köpüklenmek. Köpürmek. Gaz kabarcıkları çıkarmak. Galeyana gelmek. Dolduruşa gelmek. Kaynamak.

Exuberate : Dolu dolu olmak. Bol olmak. Coşmak. Bolluk bereket içinde olmak. Taşmak.

Give satisfaction : Memnuniyet vermek. Tatmin etmek. Hoşnut etmek.

Be on cloud nine : Havalara uçmak. Sevinçten havalara uçmak. Mutlu olmak. Çok mutlu olmak. Ağzı kulaklarına varmak. Aşırı mutlu olmak. Etekleri zil çalmak.

Glory : Şan. Gün ağarmasından güneş'in gözeriminde bir süre yükselmesine dek geçen zaman aralığı. Şeref. Sena. Övgü. Ayla. Güzellik. Güzel görünüş.

Relish : Tadını çıkarmak. İstek. Hoşnut olmak. Lezzet. Tadına varmak. Zevk almak. Tat. Hoş kokmak. Haz. Zevkle yemek.

Gladdening : Memnun edici. Sevinçli. Mutlu etmek. Cesaret verici. Neşeli. Keyif veren.

Elates : Neşelendirmek. Coşturmak. Sevinçli. Memnun. Saadet içinde. Çok sevindirmek. Gururlandırmak. Çok neşelendirmek.

Jollify : Birini neşelendirmek. Mutlu olmak. Şenlendirmek. Gürültüyle kutlamak.

Effervesce : Galeyana gelmek. Kaynamak. Kabarmak. Köpürmek. Köpüklenmek. Coşmak. Dolduruşa gelmek. Gaz kabarcıkları çıkarmak.

 

Rejoice synonyms : chirk up, lightens, charm, gladdest, intoxicates, comfort, comforted, contenting, be in seventh heaven, jollified, elating, like, lighten, please, brightening up, exhilarates, be glad, liven, do somebody a pleasure, exult, overjoy, intoxicate, relishing, exalts, have a field day, exhilarate, gloried, rejoiced, gratifies, triumph, relishes, gladden, experience.

Rejoice zıt anlamlı kelimeler, Rejoice kelime anlamı

Complain : Dertlenmek. Şikayetçi olmak. Dava açmak. Sızıldanmak. Gık demek. Yakınmak. İhbar etmek. Şikayet etmek. Ağlamak. Sızlanmak.

Sadden : Üzülmek. Hüzünlendirmek. Kederlendirmek. Koymak. Üzmek. Efkarlanmak. Kederlenmek.

Rejoice ingilizce tanımı, definition of Rejoice

Rejoice kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of rejoicing. To feel joy. To enjoy. To be delighted. To experience gladness in a high degree. To have pleasurable satisfaction.