Sayd nedir, Sayd ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Said, karşılığı sayıd.

Sayd ile ilgili Cümleler

  • Ben iki yüze kadar saydım.
  • Onları yok saydım.
  • Ali parasının üstünü saydı.
  • Matemi hiçe saydı.
  • Oyların çoğunu saydık.
  • Deniz suyu saydam değildir.
  • Ali parayı saydı.
  • Kaç kişi saydın?
  • Ali paranın üstünü saydı.
  • Ali parasını saydı.

Sayd ile ilgili Atasözü veya Deyim

sakalı saydırmak : saygınlıktan düşmek.

Sayd anlamı, kısaca tanımı

Dalimiş saydı : Olmamış olsaydı anlamında kullanılır

Finansal saydamlık : Bir şirketin finansal başarımına ilişkin anlamlı, güvenilir bilgilerin ilgili yetkece belirlenen zaman aralıklarında kamuoyuyla paylaşılması.

Fiyat saydamlığı : İktisadi karar birimlerinin fiyatlara ilişkin tüm bilgilere eşit erişime sahip olduğu durum. İktisadi karar birimlerinin fiyatlara ilişkin tüm bilgilere erişme derecesi.

Kalıcı saydam atardamar : Saydam atardamarın ve kollarının doğumdan önce atrofiye olmamasıyla belirgin yapılış bozukluğu. Atardamar ve göz merceğinin bağlantı yerinde bulanıklıklaşmayla belirgindir.

Mali saydamlık : Hükümetin yapısının ve işlevlerinin, mali politika planlarının, kamu kesimi hesaplarının ve mali hedeflerinin açık ve anlaşılır bir biçimde kamuoyuna sunulması.

Mıknatıssal saydamlık : Mıknıatıssal alanı geçirme özeliği.

 

Renkli saydam resim : Saydam resmin renkli çeşidi.

Renksiz saydam ampul : Görünür ışınlar için saydam ve renksiz ampul.

Renksiz saydam ışıtaç : Görünür ışıklar için renksiz, saydam ışıtaç.

Saydam ampul : Işığı ayırt edilecek derecede yaymayan ve renkli de olabilen saydam camdan yapılmış ampul.

Saydam atardamar : Göz kadehine giren mezenkim dokudan biçimlenen, doğumdan önce hemen tümüyle atrofiye uğrayan, embriyonel bir atardamar, hiyaloit arter.

Saydam bağlam : P gibi bir önermenin a adının belli bir geçişi için saydam bağlam olması, b gibi her ad için a = b olduğunda p içinde a nın söz konusu geçişi yerine b koymakla elde edilen önermenin p ile aynı doğruluk değerinde olması demektir. saydamsız bağlam. Örn. 2+1 <2+2 önermesi, 2 adının her geçişi için saydam bağlamdır.

Saydam boya : (Resim) Resimde, çömlekçilikte bir renk ya da yüzey üzerine sürülen cam gibi saydam, renkli boya.

Saydam cisim : Işığı oldukça yüksek bir düzgün geçme çarpanı ile büyük ölçüde düzgün geçiren cisim.

Saydam gergi : Arkadan ışık verildiğinde, saydamlaşan ince bez ya da üzeri boyalı tül.

Saydam görüntülük : Saydam nitelikte geriden gösterim görüntülüğü.

Saydam kat : (karşılık.kornea),Göz yuvarlarının örten en dış örtünün saydam olan ön bölgesi; petek gözün herbiri ommatidyumunun dış saydam tarafı.

Saydam kılavuz : Kılavuzun saydam çeşidi.

Saydam pano : Önden ya da arkadan ışık verildiği zaman, saydamlaşan ince bir bez ile kaplı pano.

Saydam perde : Bir yüzünde yansıyan görüntüler öteki yüzünden izlenebilen perde.

Saydam resim bakımlığı : Saydam resmin bir kişi tarafından görülmesini sağlayan, ışıklı, büyüteçli, ufak aygıt.

 

Saydam resim boyu : Bir saydam resmin, eni ve yüksekliğiyle belirtilen ölçüsü. (Bu boylar çok çeşitlidir, ancak 35 mm'lik filmlerin ve fotoğraf aygıtlarının yaygınlaşmasından sonra gerek siyah-beyaz gerek renkli saydam resimler hemen tüm ülkeler için ölçünleşmiş ve 24x36 mm (1 x1,5 inç) olmuştur. Bunun dördül biçiminde 24x24 mm (1x1 inç) olanı da vardır. Her iki durumda da bu resimler, 50x50 mm'lik bir çerçeve içine yerleştirilir).

Saydam resim çerçevesi : Bir saydam resmin zedelenmesini önlemek ve saydam resim göstericisinde kolaylıkla kullanılmasını sağlamak amacıyla, ortasına yerleştirildiği mukavva ya da yoğruktan çerçeve.

Saydam resim değiştirici : Bir saydam resim göstericisinde, resimleri birbiri ardından gösterebilen düzenek.

Saydam resim doldurmalığı : Çok sayıda saydam resmin belirli bir sırayla görüntülüğe yansıtılmasını sağlayan düzenek.

Saydam resim göstericisi : Saydam resimleri görüntülüğe yansıtmakta kullanılan gösterici çeşidi.

Saydam resim gösterimi : Saydam resimlerin görüntülüğe yansıtılmasıyla gerçekleştirilen gösterim.

Saydam resim kuşağı : 35 mm'lik film üzerine basılmış, genellikle aynı konuda saydam resimlerden oluşan dizi.

Saydam resim kuşağı göstericisi : Saydam resim kuşaklarını göstermekte kullanılan gösterici çeşidi.

Saydam resim tarayıcı : Saydam resimleri televizyonda yayınlamakta kullanılan aygıt.

Saydam resim taşıyıcı : Saydam resimleri mercek ile ışık kaynağı arasından geçirmeye yarayan gösterici parçası.

Saydam resimlik : Saydam resimlerin sıralanmış, kataloglanmış olarak saklandığı yer.

Saydam ses : Tiyatro konuşmasında tını yönünden pürüzsüz çıkan ses.

Saydam yaprak : Canlıresim yapımında kullanılan, üzerine resimlerin çizildiği, aynı boyda, bir kenarında ölçün delikler bulunan selüloit yaprak.

Saydam yaprakla canlandırma : Canlıresimde canlandırmanın saydam yapraklar yardımıyla gerçekleştirilmesi.

Saydamlama : İşlemelikte, bir film parçasındaki görüntülerin genel yoğunluğunu azaltma.

Saydamlaştırılma : Saydamlaştırılmak durumu, şeffaflaştırılma.

Saydamlaştırılmak : Saydam duruma getirilmek, şeffaflaştırılmak.

Saydamlı : Diyarbakır kenti, Lice belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Saydamsız bağlam : P gibi bir önermenin a adının belli bir geçişi için saydamsız bağlam olması, p nin a adının bu geçişi için saydam bağlam olmaması demektir. Örn.

Saydamsız cisim : Olağan ölçülerde ışık geçirmeyen cisim.

Saydamsız kılavuz : Kılavuzun saydamsız çeşidi.

Sayden : Sahiden.

Saydırabilme : Saydırabilmek işi.

Saydırabilmek : Saydırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Saydırtma : Saydırtmak işi.

Saydırtmak : Saydırma işini yaptırmak.

Saydurağan : Saydırıcı.

Yarı saydam cam : Hafif yayınma yapan ve bundan ötürü arkasındaki nesneleri seçik olarak göstermeyen cam.

Yarı saydam cisim : Işığı başlıca yayınık olarak geçiren ve bundan ötürü arkasındaki nesneleri seçik olarak göstermeyen cisim.

Yarı saydam görüntülük : Yarı saydam nitelikte geriden gösterim görüntülüğü.

Yarı saydam yayıcı ekran : Geniş bir yüzeye dağıtarak ışıklılığı azaltmak üzere bir ışıklığın lambalarını örten, yarı saydam maddeden, büyük yüzeyli siperlik.

Saydam : İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan (cisim), şeffaf, transparan. Açık seçik, belirgin. Üzerindeki resim ve şekilleri beyaz bir zemin üzerine yansıtmak amacıyla tepegöze konan şeffaf, ışığı geçiren kâğıt veya madde, slayt. Asetat. Sayısal ortamda hazırlanmış, yansıtım aygıtında kullanılmaya özgü pozitif görüntü, slayt, diyapozitif.

Saydam resim : Kolay anlaşılabilen resim.

Saydam tabaka : Gözün ön bölümünde bulunan, ışığı geçiren küresel zar, kornea.

Saydamlaşma : Saydamlaşmak işi, şeffaflaşma.

Saydamlaşmak : Saydam bir duruma gelmek, şeffaflaşmak. Belirgin, açık bir duruma gelmek.

Saydamlaştırma : Saydamlaştırmak işi.

Saydamlaştırmak : Saydam duruma getirmek, şeffaflaştırmak.

Saydamlık : Saydam olma durumu, şeffaflık.

Saydamsız : Saydam olmayan, ışığı geçirmeyen.

Saydamsızlık : Saydam olmama durumu, ışığı geçirmeme özelliği.

Saydırma : Saydırmak işi.

Saydırmak : Sayma işini yaptırmak, sayısını buldurmak, sayı belirterek sonuç almak. Sözünü dinletmek, saygı gösterilmesini sağlamak.

Yarı saydam : Işığı geçiren fakat arkasındaki nesnelerin sınırlarını ve biçimini belirgin olarak göstermeyen.

Yarı saydamlık : Işığı geçirmekle birlikte arkasındaki nesneyi belirgin olarak göstermeyen nesnelerin özelliği.

Diğer dillerde Sayca uzatımı anlamı nedir?

İngilizce'de Sayca uzatımı ne demek ? : extend the credit