Scorpionfish türkçesi Scorpionfish nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • İskorpit.
  • Kemikli balıklar (teleostei) takımının, iskorpitgiller (scorpaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, açık kırmızı renkli, atlantik okyanusu, akdeniz ve marmara denizi'nde yaşayan bir tür.

Scorpionfish ingilizcede ne demek, Scorpionfish nerede nasıl kullanılır?

Scorpion fish : İskorpit. İskorpit balığı. Kırmızı iskorpit.

Scorpion poisoning : Akrep zehirlenmesi. Yurdumuzdaki akreplerden özellikle buthidae üyelerinden kaynaklanan ve ısırılan bölgede genelde kızarıklık, şişlik ve yerel ağrı şeklinde kendini gösteren zehirlenme çeşidi, skorpionizm. meydana gelen bu zehirlenmelerin çoğu, sadece buz uygulanması ve ağrı kesici verilmesi ile ciddi belirtiler oluşturmadan giderilebilirken fazla sayıda akrep tarafından oluşturulan zehirlenmeler için antivenin uygulaması gerekir. buthidae içinde ise en tehlikeli olabilecek olan akrep türleri; leiurus quinquestriatus ve androctonus crassicauda'dır. diğer akrep gruplarında yer alan türlerle ilgili (euscorpiidae, ıuridae, scorpionidae), önemli sayılabilecek vakalara rastlanmamaktadır. bunların dışında batı, orta ve güney (akdeniz) anadolu'da en çok rastlanan mesobuthus gibbosus ile orta anadolu ve daha doğuda kalan anadolu kesiminde (karadeniz kıyı kesimi hariç) sıkça rastlanan m. eupeus'un sokması sonucu zaman zaman ciddi semptomlar görülse de genelde ölüme sebebiyet vermemektedirler.

 

Scorpion sting : Akrep ısırığı. Akrep sokması.

Scorpion venom : Akrebin kuyruğunun son boğumunda yer alan zehir bezleri tarafından üretilen ve iğneleyeceği zaman buradaki iki kuyruk kasının yardımıyla dışarı verilen, yapısında hiyaluronidaz, fosfolipaz, katekolaminler, asetilkolinesteraz, polipeptitler, nükleotidaz, küçük moleküllü proteinler, amino asitler, fosfodiesteraz ve serotonin içeren zehir. Akrep zehri.

Black scorpion : Siyah akrep. Güney avrupa ve kuzey afrika’da bulunan akrep türü, euscorpius italicus.

Scorpions : Akrep burcu. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Akrep. Eklem bacaklılardan, gerçek eklem bacaklılar (euarthropoda) alt dalının, örümceğimsiler (arachnoidea) sınıfından, vücudun karın bölgesi önde geniş, artta dar, ucunda zehirli bir iğne taşıyan, doğurarak çoğalan, nemli, sıcak yerlerde yaşayan, geceleri faal olan, 10 cm kadar boyda, silur devrinden beri yaşayan, sarı akrep (buthus) cinsi ve kara akrep (scorpio maurus) türü iyi bilinen bir takım. Scorpionida takımında yer alan hemen her yerde yaşayabilen genellikle geceleri avlanarak beslenen uzun vücutlu, kuyruklarının ucunda zehirli bir iğne taşıyan buthus, centruroides, euscorpius ve tityus gibi önemli cinsleri bulunan eklem bacaklılar, scorpionida, scorpiones. Akrepler. Sıcak ülkelerde yaşayan, oldukça iri vücutlu ve ağılı örümceğimsiler takımı. Scorpion uçağı. Akrep takımyıldızı.

Yellow scorpion : Sarı akrep. Eklem bacaklı hayvanlardan, örümceğimsiler (arachnoidea) sınıfının, akrepler (scorpionidea) takımından, 8-10 cm kadar uzunlukta, balkanlar, anadolu, suriye ve afrika'da yaşayan, çok zehirli bir cins.

 

Sea scorpion : İskorpit.

Whipscorpion : Kamçılı akrep.

Whip scorpion : Kamçılı akrep. Pedipalpa takımında bulunan akrep türü. Kırbaç akrebi.

İngilizce Scorpionfish Türkçe anlamı, Scorpionfish eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scorpionfish ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Scorpion fish : İskorpit balığı. Kırmızı iskorpit.

Acacia : Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya. Salkım ağacı. Arap zamkı. Mimoza. Akasya sakızı.

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

Abiotic environment : Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Cansız çevre.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.

Scorpionfish synonyms : scorpaenid, scorpaena, plumed scorpionfish, scorpaenid fish, genus scorpaena, scorpaena grandicornis, sea scorpion, abramis zone, abambulacral area, aardvark, a protein, a chromosome, abo blood groups system, abiotic factor, a cell.