Shoetree türkçesi Shoetree nedir

  • Ayakkabı kalıbı.

Shoetree ingilizcede ne demek, Shoetree nerede nasıl kullanılır?

Shoetrees : Ayakkabı kalıbı.

Shoe bill : Kuşlar (aves) sınıfının, leyleksiler (ciconiiformes) takımının, balıkçılgiller (ardeidae) familyasından, 140 cm kadar uzunlukta, kanatları ve kuyruğu kara olan kül rengi bir tür. Papuç gagalı.

Shoe black : Kundura boyacısı.

Shoe box : Ayakkabıları koymak için kullanılan karton kutu. Ayakkabı kutusu.

Shoe brush : Ayakkabı fırçası. Ayakkabıları parlatmak için kullanılan fırça.

Shoe lace : Ayakkabı bağcığı. Bir kmsenin ayakkabısını bağlamak için kullandığı ince ve dar bağcık. Ayakkabı bağı.

Shoe leather costs : Enflasyonun yol açtığı aşınmayı gidermek amacıyla parasını kısa vadeli yatırım araçlarına yönlendiren bireylerin para çekmek için birçok kez bankaya gitmeleri nedeniyle uğradıkları iş gücü kaybı. Taban aşındırma maliyeti.

Shoe industry : Ayakkabı sanayi. Ayakkabı endüstrisi.

Shoe horn : Ayakkabı çekeceği. Kerata.

Shoe mender : Ayakkabı tamircisi.

İngilizce Shoetree Türkçe anlamı, Shoetree eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shoetree ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stretchers : Gergi. Teskere. Sedye. Teskere (inşaat). Gerdirme tertibatı. Tuval. Oturak (kayık). Hatıl. Gerici.

 

Elongate : Sürdürmek. Çekip uzatmak. Uzamak. Gerip uzatmak. Uzatmak. Bir nesneyi uzatmak.

Tree : Mil. Odunsu kök, gövde ve dallarla yapraklardan oluşan, uzun ömürlü, gelişkin bitki. Çarmıh. Ağaca çıkarmak. Çıkmaza sokmak. Çizimsel gösterimi, bir dizi dallanmalardan oluşması bakımından, bir ağaca benzeyen veri yapısı. Gövdelerinde sekonder kalınlaşmanın ve odunlaşmanın olduğu, boyları 3 m'den daha uzun olan çok yıllık bitkiler. Ağaç şeklinde kristalleşme. Bilişim, biyoloji, coğrafya alanlarında kullanılır. Ağaçtan.

Device : İşaret. İstence. Eğilim. Alıcıyı satış konusuna yaklaştıracak, onda ilgi uyandıracak nitelikteki sözler. Yol. Bilgi üretmek üzere seçilen yordamların öngördüğü işlemleri yerine getirmeye yarayan kullanak ya da olanak. İstek. Aparat. Cihaz. Aygıt.

Shoe tree : Giyilmediği zamanlarda ayakkabının şeklini muhafaza etmesi için içerisine yerleştirilen bir metal veya ağacın ayak şeklindeki biçimi.

Last : Çekmek. Son. Sürmek. Ölüm. Son olarak. Sonuncu olarak. Herşeyden sonra. Devam etmek. Yetmek.

Stretcher : Teskere. Sedye. Oturak (kayık). Tuval. Gerici. Kasnak. Hatıl. Gergi. Teskere (inşaat).

Stretch : Hapis süresi. Elastiki uzama. Bir gücün etkisi altında numunenin uzunluğunun artması özelliği. Esneklik. Kasmak. Aralıksız süre. Esnemek. Uzam. Bir güç altında uzamış örneğin geri çekilen kısmı. Germek.

Shoetree synonyms : shoetrees, boottree.