Elongate türkçesi Elongate nedir

Elongate ingilizcede ne demek, Elongate nerede nasıl kullanılır?

Elongated : Uzun. Uzatılmış. Uzamış. Elonge. İnce uzun.

Elongated grain : Uzamış tane.

Elongates : Çekip uzatmak. Uzatmak. Gerip uzatmak. Uzamak. Bir nesneyi uzatmak. Sürdürmek.

Elongating : Sürdürmek. Gerip uzatmak. Bir nesneyi uzatmak. Uzamak. Çekip uzatmak. Uzatmak.

Elongation : Germe. Elongasyon. Gezegen-yer-güneş üçlüsünün oluşturduğu açı; yer'den gezegene ve güneş'e bakan iki doğrultu arasındaki açı. Uzanım. Boyuna. Genişleme. 50 s ribozamal alt birimindeki p noktasına tutunmuş olan peptit zincirinin uzaması, elongasyon. Uzama. Uzanma. Devam.

Elongation strain : Uzama gerinimi. Uzama gerilimi.

Elongation factors : Ribozomlarda protein üretimi sırasında peptit zincirinin uzamasını sağlayan özgün proteinler, ef. Uzama faktörleri.

Grain elongation : Tane uzaması.

Eastern elongation : Doğu uzanımı. Gökküresi üzerinde güneş'in doğu yanında bulunan bir gezegenin güneş'e olan açısal uzaklığı; gezegen-yer-güneş açısı.

Agelong : Uzun süren. Uzun zaman süren. Asırlık. Yüzyıllar süren. Çağlar boyu süren.

İngilizce Elongate Türkçe anlamı, Elongate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Elongate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Carry over : Nakletmek (hesap). Tehir etmek. Geri çekme. Nakletmek. Taşımak. Nakli yekun. Taşınma. Ertelemek. Devretmek. Devam etmek.

Hold over : Uzun sürmek. Ertelemek. Ötelemek. Süre dolmasına rağmen görevine devam etmek. Geri bırakmak. Bir memuriyeti işgale devam etmek.

Be prolonged : Uzatılmak.

Belabor : Dövmek. Lafı uzatmak. Pataklamak (argo terim). Pataklamak. Üzerinde fazla durmak. Çok uzatmak. Benzetmek.

Follow up : Takip etmek. İzlemek. Araştırmak. İzleme. Başka bir şey yaparak bir şeyi tamamlamak. İzle. Kovalamak. Ardını bırakmamak. Faydalanmak.

Belabour : Çok uzatmak. Benzetmek. Dövmek. Pataklamak. Lafı uzatmak. Üzerinde fazla durmak.

Add : Karıştırmak. Katmak. İlave etmek. Artırmak. Aşınma payına bağlı yeni bir varlık biriminin, işletme varlığına eklenmesi, ya da varlık içindeki bir birimin yeniden yapım özelliğiyle genişletilmesi. Ekleme. Bindir. Neticelenmek. Eklemek.

Drag out : Sürüncemede bırakmak. Bir olayı uzatmak. Sızdırmak. Ağzından laf almak. Zorla söyletmek. Gereksiz yere uzamak. Uzun tutmak.

Continues : Devam ettirmek. Kalmak. Devamı gelmek. Devam etmek. Ertelemek. Dayanmak. İdame etmek.

Tree : Ağaçtan. Ağaç. Çizimsel gösterimi, bir dizi dallanmalardan oluşması bakımından, bir ağaca benzeyen veri yapısı. Gövdelerinde sekonder kalınlaşmanın ve odunlaşmanın olduğu, boyları 3 m'den daha uzun olan çok yıllık bitkiler. Ağaç şeklinde kristalleşme. Çıkmaza sokmak. Odunsu kök, gövde ve dallarla yapraklardan oluşan, uzun ömürlü, gelişkin bitki. Ağaca çıkarmak. Mil. Darağacı.

 

Elongate synonyms : elongated, continueing, belabored, elongates, belabors, continue, extend, carry on with, followed, elongating, get longer, forced the issue, hold down, augment, lengthen, long, follows, go on, shoetree, bring down, aggrandise, belabours, drag on, belaboured, belaboring, augments, extends, hold to, draw out, stretch, carry on.

Elongate zıt anlamlı kelimeler, Elongate kelime anlamı

Shorten : Kısaltmak. Yağ katarak kıvamına getirmek (un). Kasılmak. Azaltmak. Yağ katarak kıvamına getirmek (un vb.). Kısalmak. Kısmak. Azalmak. Yelkeni sarıp küçültmek.

Short : Kısa hece. Kasa açığı. Kısa metrajlı film. Eksiklik. Kısa. Kısa okunuşlu ünlü. Kontak. Kısa devre yaptırmak. Az.

Elongate ingilizce tanımı, definition of Elongate

Elongate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, an elongate leaf. Elongated. To stretch. To extend. Esp., to recede apparently from the sun, as a planet in its orbit. Drawn out at length. As, to elongate a line. To lengthen. To depart to, or be at, a distance.