Elongating türkçesi Elongating nedir

Elongating ingilizcede ne demek, Elongating nerede nasıl kullanılır?

Elongation : Isıtma ya da çekme ile bir cismin boyca büyümesi. Genişleme. Devam. Gezegen-yer-güneş üçlüsünün oluşturduğu açı; yer'den gezegene ve güneş'e bakan iki doğrultu arasındaki açı. Uzama. Germe. Uzanım. Sürdürme. Boyuna. Fizik, uzay, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Elongation at rupture : Kopma uzaması.

Elongation factor : Ef. Uzama faktörleri. Uzama faktörü. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Mrna ile ribozom kompleksi üzerinde doğru aminoasil trna'nın yerleştirilmesiyle, ilgili kodun tercümesi için gerekli birkaç yardımcı protein. faktör t.

Elongation factors : Ribozomlarda protein üretimi sırasında peptit zincirinin uzamasını sağlayan özgün proteinler, ef. Uzama faktörleri.

Elongation strain : Uzama gerinimi. Uzama gerilimi.

Elongates : Çekip uzatmak. Uzamak. Sürdürmek. Bir nesneyi uzatmak. Gerip uzatmak. Uzatmak.

Grain elongation : Tane uzaması.

Elongate : Sürdürmek. Gerip uzatmak. Bir nesneyi uzatmak. Uzatmak. Çekip uzatmak. Uzamak.

Elasticity of elongation : Uzama esnekliği.

Elongated : Elonge. Uzun. Uzatılmış. İnce uzun. Uzamış.

İngilizce Elongating Türkçe anlamı, Elongating eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Elongating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Belabour : Benzetmek. Pataklamak. Çok uzatmak. Dövmek. Üzerinde fazla durmak. Lafı uzatmak.

Lengthen : Sulandırmak. Daha uzun yapmak. Uzanmak.

Continueing : Devam etmek. Olagelmek. Devamı gelmek. Devam ettirmek. Dayanmak. Sürmek. İdame etmek.

Add : Toplamını almak. Ekleme yapmak. İlave etmek. Eklemek. Neticelenmek. Karıştırmak. Bindir. Ekleme. Toplamak. Katmak.

Extension : Yayma. Uzatma. Ek süre. Genişletme. Bilgisayar, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ekleme. Ekstensiyon. Paralel. Bir alacak ya da borç belgitinin altına aktarımı yapılmak ve imzalanmak amacıyla eklenen boş kağıt. Artırma.

Hold to : Vazgeçmemek. Korumak. Sadık kalmak. Tutunmak. Caymamak. İzlemek. Bağlı kalmak.

Drag on : Bitmek bilmemek. Bir iş uzamak. Geçmek bilmemek. Beklenenden daha uzun sürmek. Uzayıp gitmek. Sürüncemede kalmak. Sürmek. Gereksiz yere uzamak. Uzadıkça uzamak.

Belabor : Benzetmek. Pataklamak. Lafı uzatmak. Dövmek. Üzerinde fazla durmak. Pataklamak (argo terim). Çok uzatmak.

Go on : Sürmek. Güvenmek. Konuşup durmak. Bel bağlamak. Yanmak. Dırdır etmek. Yer almak. Olmak. Devam etmek. Yerine geçmek.

Elongating synonyms : elongate, carry over, elongates, improver, augment, followed, addition, hold over, add on, belaboured, longness, carry on with, get longer, follow up, follows, continue, aggrandise, belabored, hold down, carry on, draw out, extend, continues, forced the issue, extends, bring down, augments, belabours, belabors, belaboring, be prolonged, drag out.

Elongating zıt anlamlı kelimeler, Elongating kelime anlamı

Shortness : Bücürlük. Kabalık. Eksiklik. Kısalık. Sertlik. Noksanlık. Gevreklik. Yetmezlik. Kısa boyluluk. Küçüklük.