Drag on türkçesi Drag on nedir

  • Beklenenden daha uzun sürmek.
  • Geçmek bilmemek.
  • Uzadıkça uzamak.
  • Uzamak.
  • Uzayıp gitmek.
  • Gereksiz yere uzamak.
  • Sürüklenmek.
  • Bir iş uzamak.
  • Bitmek bilmemek.
  • Sürmek.
  • Sürüncemede kalmak.

Drag on ile ilgili cümleler

English: This looks as though it will drag on and on.
Turkish: Bu uzun süre sürüklenecek gibi gözüküyor.

Drag on ingilizcede ne demek, Drag on nerede nasıl kullanılır?

Drag : Tarak. Sokmak. Aptal. Koku (av). Trol. Bilgisayar, fizik, jeoloji alanlarında kullanılır. Ağır hareket. Zahmetli şey. Bir nefes. Kızak.

On : Hazır. Yönünde. Açık. Makbul. E doğru. Esnasında. Giyilmiş. Üzerinde. Olmakta olan. Çakırkeyif.

Drag along : Sürümek. Sürüklemek.

Drag an anchor : Demir taramak.

Drag anchor : Tarama demiri.

Drag and drop : (bilgisayar) bilgisayar ekranındaki bir öğeyi (simge metin vs) taşımak amacıyla fareyi öğenin üzerinde tıklayarak taşınmak istenen yere götürülünceye kadar basılı tutup hedef noktada bırakma. Sürükle bırak. Sürükleyip bırakmak. Sürükleyip bırakma. Sürüklemeyi ve bırakmayı. Sürükle-bırak. Sürükleyip bırakma sürükle ve bırak. Sürükleme ve bırakmayı. Sürükleyip bırak. Sürükleme ve bırakma.

İngilizce Drag on Türkçe anlamı, Drag on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Drag on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Augments : Artmak. Arttırmak. Çoğalmak. Sayısını arttırmak. Büyütmek. Artırmak. Uzatmak. Büyümek. Çoğaltmak.

Dragged : Sokmak. Durgunlaşmak. Sürümek. Ağırdan almak. Bulaştırmak. Ağ ile suyun dibini taramak. Söz konusu etmek. Sürünmek. Ağır tempoyla çalınmak.

Lingers : Durmak. Geçmişte kalmak. Ayrılamamak. Oyalanmak. Can çekişmek.

Abrupt : Ters. Birden bir konudan başka konuya geçen (konuşma tarzı). Dik. Kaba. Birdenbire oluveren. Baş aşağı. Sarp. Kesik. Terbiyesiz.

Linger : Kalmak (gitmesi gerekirken). (ağrı) kolayca geçmemek. Can çekişmek. Geçmişte kalmak. Gitmemek. Sallanmak. Durmak. Gecikmek.

Scud : Hızla gitmek. Hızla geçip gitmek. Rüzgarla sürüklenme. Rüzgarla sürüklenmek. Sürüklenme. Pupa yelken seyir. Hızla hareket etmek. (bulut) hızla gitmek. Hızla gitme.

Bedaubing : Kirletmek. Bulaştırmak. Sıvamak. Karalamak. Bulamak. Lekelemek.

Burgeon : Gelişmeye başlamak. Tomruk. Filiz. Tomurcuk. Tomurcuklanmak. Filizlenmek. Filiz vermek.

Lengthen : Uzanmak. Uzatmak. Daha uzun yapmak. Sulandırmak.

Drag on synonyms : be dragged along, extends, wear on, scudded, bedaubs, apply, rides, ride, lingered, be led to, be in the balance, get longer, drift apart, drifted, hold over, drift, be prolonged, banished, banishes, budded, applies, lugged, drifts, banish, continue, drags, be in progress, fall behind with, drag, banishing, elongates, elongate, drag behind.