Drag along türkçesi Drag along nedir

Drag along ingilizcede ne demek, Drag along nerede nasıl kullanılır?

Drag : Bir nesne ile ağdalı bir akışkan, bağıl devinim içinde bulunduğunda nesnenin devinime karşı gösterdiği direnim. Sıkıcı tip. Tarak. Geri zekalı tip. Bilgisayar, fizik, jeoloji alanlarında kullanılır. Ağırdan almak. Bir kırığın yakınında, katman uçlarının aşağı ya da yukarı doğru kıvrık olması. Koku (av). Aptal. Etki.

Along : Süresince. Kıyısında. Burada. Uzunluğuna. Birlikte. İleriye. Orada. Boyunca. Oraya.

Drag an anchor : Demir taramak.

Drag anchor : Tarama demiri.

Drag and drop : Sürükleyip bırakmak. Sürükleme ve bırakmayı. Sürükleme ve bırakma. Sürükleyip bırakma. Sürükle-bırak. Sürükle bırak. Sürüklemeyi ve bırakmayı. (bilgisayar) bilgisayar ekranındaki bir öğeyi (simge metin vs) taşımak amacıyla fareyi öğenin üzerinde tıklayarak taşınmak istenen yere götürülünceye kadar basılı tutup hedef noktada bırakma. Sürükle ve bırak. Sürükleyip bırak.

Drag and drop text editing : Sürükleyip bırakarak metin düzenleme. Sürükle ve bırak ile metin düzenleme.

İngilizce Drag along Türkçe anlamı, Drag along eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Drag along ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Flocks : Akın etmek. Sürü. Kalabalıklaşmak. Yün tozu. Toplanmak. Koyun sürüsü. Yün kırpıntıları. Üşüşmek. Sürü halinde hareket etmek.

Drags : Bitmek bilmemek. Çekmek. Atlı araba. Ağır hareket. Aptal. Koku (av). Kadın elbisesi (eşcinsel erkeğin giydiği). Kızak. Geri zekalı tip. Suyun dibini taramak.

Herded : Sürmek. Sürü halinde gitmek. Sürü. Toplamak. Toplanmak. Ayaktakımı. Gütmek. Sürüyü gütmek. Eşlik etmek.

Drag : Ağırdan almak. Aptal. Bilgisayar, fizik, jeoloji alanlarında kullanılır. Geri zekalı tip. Bir nefes. Taramak. Kadın elbisesi (eşcinsel erkeğin giydiği). Durgunlaşmak. Ağır hareket. Kızak.

Drift : Gayesiz yaşamak. Hayatın akışına bırakmak. Toplanmak. Bir cismin kayarak gitmesi. Bir yerde sürekli kalmadan yaşamak. Yatay galeri. Kayma devimi. Birikmek. Yığmak. Sürüklenmek.

Drifted : Yığılmak. Kendini koyvermek. Gayesiz yaşamak. Yığmak. Sürüklenmek. Hayatın akışına bırakmak. Toplanmak.

Dragged : Durgunlaşmak. Bulaştırmak. Ağ ile suyun dibini taramak. Sokmak. Sürünmek. Sürüncemede kalmak. Ağırdan almak. Ağır tempoyla çalınmak. Geçmek bilmemek.

Ate away : Aşındırmak. Aşınmış. Erozyona uğratmak. Yiyip durmak.

Eat away : Yavaş yavaş yok etmek. Yiyip durmak. Erozyona uğratmak. Yavaş yavaş aşındırmak. Aşındırmak. Yavaş yavaş yemek. Yemek.

Horded : Horda. İzdiham yaratmak. Göçebe ve ilkel yaşmak. Göçebe yağmacı topluluk. Kalabalık yapmak. Göç halindeki aşiret. Topluluk. Toplanmak. Göçebe ve ilkel yaşamak.

Drag along synonyms : herd, blow away, drifts, drail, drag away, flock, eaten away, eat at, carry away, horde, dragging, hording.