Lengthen türkçesi Lengthen nedir

Lengthen ile ilgili cümleler

English: The sleeves of this coat have to be lengthened.
Turkish: Bu paltonun kollarının uzatılması gerek.

Lengthen ingilizcede ne demek, Lengthen nerede nasıl kullanılır?

Can you lengthen this : Bunu uzatabilir misiniz.

Lengthened : Uzatılmış. Sulandırmak. Uzatmak. Uzamak.

Lengthener : Daha uzun hale getiren bir şey. Uzatıcı.

Lengtheners : Uzatıcı. Daha uzun hale getiren bir şey.

Lengthening : Uzatma. Uzanım.

Length measuring : Uzunluk ölçümü.

Length of lay : Adım.

Length of shot : Bir çekimin görüntülükteki süresinden oluşan uzunluk. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çekim uzunluğu.

Length of reel : Makara boyu. Mıknatıslı film, mıknatıslı ses kuşağı, mıknatıslı görüntü kuşağı gibi kuşakların sarıldığı makaraların alabildiği uzunluk. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Length of asecret : Gizin uzunluğu.

İngilizce Lengthen Türkçe anlamı, Lengthen eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lengthen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lengthened : Uzatılmış.

Augment : Sayısını arttırmak. Arttırmak. Çoğalmak. Büyümek. Çoğaltmak. Artırmak. Büyütmek. Değerlendirmek.

 

Continues : Sürdürmek. Devamı gelmek. Kalmak. Dayanmak. Devam ettirmek. Devam etmek. Sürmek. Olagelmek. İdame etmek.

Blear the eyes : Kandırmak. Gözleri kamaştırmak. Empoze etmek. Gözler. Zorla kabul ettirmek. Aldatmak. Hile ile kabul ettirmek.

Draw out : Çıkarmak. Görevlendirmek. İstasyondan çıkmak. Hesabından para çekmek. Açmak. Çekmek. Ana hatlarıyla çıkarmak. Taslağını çizmek.

Increase : Artışa geçmek. Eder artırımı. Artmak. Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması. Çoğalmak. Artırmak. Yükseltmek. Büyümek. Çoğaltmak. Artış.

Cut : Sapmak. Kurgulamak. Kendisinde top bulunmayan bir oyuncunun, pas alacak gibi bir aldatma ile karşı çembere doğru hızla koşması. Hadım etmek. Çevirimin sona erdiğini, alıcının durdurulmasını bildirmek için yönetmenin, alıcı yönetmenine verdiği komut. İndirilmiş. Kes. Kesilmiş. Kesik. Topsuz giriş.

Belabors : Pataklamak. Çok uzatmak. Lafı uzatmak. Benzetmek. Dövmek. Üzerinde fazla durmak. Pataklamak (argo terim).

Carry over : Aktarmak. Ayırma. Devretmek. Nakletmek. Taşınma. Gelmek. Nakli yekun. Nakletmek (hesap). Sonraki yıla nakletmek.

Elongates : Çekip uzatmak. Gerip uzatmak. Bir nesneyi uzatmak. Sürdürmek.

Lengthen synonyms : drag on, diluting, grasp at, lengthens, extends, jutted, elongate, belabour, belabor, doctored, aggrandise, reconstitute, be ranging to the, water, kip, be couched, add, hand up, jut, continue, reconstituted, elongating, drag out, belabours, reconstituting, dispread, dilutes, prolong, cuts, go to, continueing, hold over, juts.

Lengthen zıt anlamlı kelimeler, Lengthen kelime anlamı

Decrease : Düşüş. Düşmek. Eksilme. İnmek. Düşüş göstermek. Eksilmek. Azalmak. Küçülmek. Eksiltmek. Küçültmek.

 

Shorten : Kısalmak. Kısmak. Yelkeni sarıp küçültmek. Azaltmak. Yağ katarak kıvamına getirmek (un vb.). Yağ katarak kıvamına getirmek (un). Kasılmak. Kısaltmak. Azalmak.

Lengthen ingilizce tanımı, definition of Lengthen

Lengthen kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To become longer. To extent in length. As, to lengthen a line or a road. To make longer in extent or duration. To lengthen life. Sometimes followed by out.