Lingers türkçesi Lingers nedir

Lingers ingilizcede ne demek, Lingers nerede nasıl kullanılır?

Bollingers body : Bollinger cisimciği. Kanatlı çiçeğinde hemen tüm dokuların hücrelerinde biçimlenebilen, çekirdek içi inklüzyon cisimciği, bollinger granülleri.

Bollingers granules : Bollinger granülleri. Bollinger cisimciği.

Clingers : Yapışan veya tutunan şey yada kimse. Kene veya sülük (gibi yapışan) ve insanı rahat bırakmayan (kimse veya nesne).

Flingers : Sapanla atan şey. Atan kimse. Fırlatan kimse. Fırlatan şey. Savuran kimse.

Gunslingers : Silahlı soyguncu. Kadın hapishane görevlisini dikizleyerek mastürbasyon yapan mahkum. Sert çocuğu oynayan ceza evine yeni düşmüş acemi mahkum.

Malingers : Temaruz etmek. Kendini sakatmış gibi göstermek. Yalandan kendini hasta göstermek. Hasta numarası yapmak. Kendini hasta gibi göstermek. Hasta taklidi yapmak. Yalandan hastalanmak.

Lingerer : Erteleyen kimse. Geciken. Aylak. Uzatan kimse. Ayrılmak istemeyen kimse. Gitmek istemeyen kimse.

Lingerie : Kadın iç gömleği. Gecelik. Kadın iç çamaşırı. Kadın iç çamaşırı ve gecelik.

Lingering : Duraksama süresi. Geçmek bilmeyen. Ayrılamayan. Hasretli. Duran. Oyalanma. Kalıcı. Yavaş. Yavaş ilerleyen. Geçmeyen.

 

Lingered : Ayrılamamak. Can çekişmek. Uzamak. Geçmek bilmemek. Oyalanmak. Geçmişte kalmak. Durmak.

İngilizce Lingers Türkçe anlamı, Lingers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lingers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Continues : Kalmak. Sürmek. İdame etmek. Dayanmak. Devamı gelmek. Sürdürmek. Devam ettirmek. Olagelmek. Devam etmek.

Be at a standstill : Durmuş vaziyette olmak. İşlemez halde olmak. Kesilmiş vaziyette olmak. Kımıldamamak. Durgun olmak. Kesilmek. Hareket etmemek. Duraklamış olmak.

Augment : Değerlenmek. Artmak. Artırmak. Değerlendirmek. Çoğaltmak. Büyümek. Sayısını arttırmak. Uzatmak. Büyütmek.

Elongate : Çekip uzatmak. Gerip uzatmak. Sürdürmek. Uzatmak. Bir nesneyi uzatmak.

Burn daylight : Zamanı boşa harcamak. Boş yere calışmak. Gereksiz işler yapmak. Zaman harcamak. Karanlıktan önce ışıkları yakmak.

Abided : Sadik kalmak. Katlanmak. Uymak. Dayanmak. Sadık kalmak. Kalmak. İkamet etmek. Kurala uymak. Çekmek.

Wear away : Eskitmek. Zamanla aşınmak. Yıpratmak. Eskimek. Aşındırmak. Yıpranmak. Tükenmek. Azalmak. Solmak.

Daff : Bir kenara atmak. Başından atmak. Kenara koymak. Bir kenara koymak. Korkutmak. Mankafa. Üstünden atmak. Üşengeçlik etmek. Yıldırmak.

Abide : Tahammül etmek. Olmak. Yaşamak. Sadık kalmak (vaade veya karara). Baki kalmak. İkamet etmek. Sadık kalmak. Sadik kalmak. Çıdamak. Uymak.

Dawdle : Salınmak. Boşa geçirmek. Zaman harcamak. Aylaklık etmek. Eğlenmek. İşi ağırdan almak. Ağır davranmak. Sallanmak. İşini ağırdan alarak vakit kaybetmek.

Lingers synonyms : annualry, metacarpophalangeal joint, manus, mitt, lingered, be amused, cease, come to a stop, come to rest, middle finger, dawdles, agonises, agonizes, continueing, be amusing, extends, dallied, knuckle, dawdle along, pinkie, been, thumb, abidden, knuckle joint, elongating, ceases, dactyl, dragged, bum around, forefinger, amuse oneself, index, abides.

 

Lingers zıt anlamlı kelimeler, Lingers kelime anlamı

Arrive : Dayanmak. Ayak basmak. Ulaşmak. Başarı kazanmak. Gelip dayanmak. Doğmak. Dönmek. Bir ereğe ulaşmak. Üstesinden gelmek. Gelmek.

Stand still : Hareketsiz kalmak. Hareketsiz durmak. Hareket etmemek. Kıpırdamamak. Kımıldamamak. Kımıldamadan durmak.

Rush : Koşmak. Kur yapmak (amerikan ingilizcesi). Saldırmak. Üstüne çullanmak. Sıkıştırmak. Asılmak (amerikan ingilizcesi). Atılmak. Telaş. Telaş etmek. Çabucak halletmek.