Shortness türkçesi Shortness nedir

Shortness ile ilgili cümleler

English: Possible side effects include blurred vision and shortness of breath.
Turkish: Olası yan etkiler arasında bulanık görme ve nefes darlığı bulunmaktadır.

Shortness ingilizcede ne demek, Shortness nerede nasıl kullanılır?

Shortness of breath : Soluk darlığı. Nefes darlığı. Nefesin çabuk kesilmesi. Solunum yetmezliği.

Cold shortness : Soğuk gevreklik. Soğukta kırılırlık. Soğuk tezlik.

Hot shortness : Sıcak tezlik. Sıcak kırılırlık. Sıcakta kırılırlık. Sıcak gevreklik. Isıl gerilme çatlaması.

Red shortness : Kızıl gevreklik. Sıcak kırılganlık. Sıcak işlemlerde kırılma.

Short and sweet : İşaret koyan. Kısa ve öz. İşaret vuran. Özlü. Kısa. Kısa ve yerinde. Az ve öz. Yakın menzilli. Çok yakın geçen. Veciz.

Short circuit : Fizik, madencilik alanlarında kullanılır. Bir elektrik çevriminde, akımın kısa yoldan kapanarak çevrimin bir bölüğünün dışta kalması. Kısa akım. Kısa devre yapmak. Kontak. Kısa devre. Kısa çevrim. Elektrik direnci sıfır olduğunda bir akımın istenilmeyen biçimde kesilmesi.

Short circuit admittance : Kısa devre geçirisi.

 

Short change : Eksik para üstü vermek. Para üstünü az vererek birini kandırmak. Eksik vermek. Kandırmak. Aldatmak. Para üstü vermemek. Eksik ödeme yapmak. Eksik ödemek. Eksik para üzeri vermek.

Short circuit impedance : Kısa devre çelisi. Kısa devre empedansı.

Short bill : Kısa vadeli kambiyo senedi. Çok kısa vadeli poliçe. Kısa vadeli poliçe. Kısa geçerlilik süresi olan fatura. Kısa fatura. Kısa vadeli senet.

İngilizce Shortness Türkçe anlamı, Shortness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shortness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exility : Kısırlık. Narinlik. Yetersizlik. Saflık. Zayıflık. Kıt olma durumu. İncelik.

Failure : Tükenme. İflas. Batkı. Dinme. Güçsüzlük. Bozukluk. Kusur. Yapmayış.

Brusquerie : Tatsızlık. Hırtlık. Saygısızlık.

Fragileness : Kırılabilirlik. Zayıflık. Bozulabilirlik. Naziklik. Kolay kırılma.

Clipping : Kesilen şey. Haritalama. Klipsleme. Çırpma. Kupür (gazete). Kırpma. Kırpılan şeyler. Gazete kupürü. Kırkım.

Flaw : Çatlatmak. Kusur. Zarar vermek. Çatlak. Defo. Özür. Çatlamak. Sakatlık. Üretim hatası.

Achondroplasia : Büyüme bozukluğu (tıp veya medikal terimi). Akondroplazi. Fibroblast çoğalmasını düzenleyen genin mutasyonundan kaynaklanan, iskelet sistemindeki kıkırdak doku gelişiminin az veya hiç olmamasıyla belirgin, en önemli cücelik nedeni olarak değerlendirilen genetik bozukluk. kimi köpek ırklarının doğal vücut yapısı bu özelliktedir. Cücelik.

Barbarities : Vahşilik. Medeniyetsizlik. Acımasızlık. Gaddarlık. Zalimlik. Barbarlık. Kıyıcılık. Vahşet.

Inadequacy : Yetersizlik. Yetersiz kapasite veya kullanımdan doğan masraf veya zarar. Kifayetsizlik. Bir ölçme aracı ya da bir gözlem evreninin sayıca elverişsiz büyüklükte olması.

 

Crispness : Zindelik. Tazelik. Canlılık. Körpelik.

Shortness synonyms : shortage, friability, pressures, compendiousness, narrowness, smallness, paucities, biliousness, famine, acridness, pupillage, diminutiveness, pressure, decrements, brittleness, flawing, closeness, angularness, brevity, childhood, fragility, deficit, defectiveness, barbarism, famines, bitterness, compactness, dearths, barbarisms, exiguities, defalcation, abrasiveness, defect.

Shortness zıt anlamlı kelimeler, Shortness kelime anlamı

Longness : Uzunluk. Hasretlik.

Highness : Yükseklik. Yücelik. İrtifa.

Shortness ingilizce tanımı, definition of Shortness

Shortness kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A shortness of provisions. Deficiency. As, the shortness of a journey. The shortness of the days in winter. Want of reach or extension. The shortness of the memory. Brevity. The quality or state of being short. The shortness of an essay. Shortness of breath.