Shortness of breath türkçesi Shortness of breath nedir

Shortness of breath ile ilgili cümleler

English: Possible side effects include blurred vision and shortness of breath.
Turkish: Olası yan etkiler arasında bulanık görme ve nefes darlığı bulunmaktadır.

Shortness of breath ingilizcede ne demek, Shortness of breath nerede nasıl kullanılır?

Shortness : Noksanlık. Eksiklik. Kabalık. Bücürlük. Terslik. Küçüklük. Bodurluk. Yetmezlik. Sertlik. Gevreklik.

Of : -dan. -den övünerek bahsetmek. -den. -li. -nın. Den. Karşı. Hakkında. Yüzünden. -in.

Breath : Ağızdan çıkan buhar. Soluk. Dem. Hafif rüzgar. Esinti. Fısıltı. An. Nefes.

Be out of breath : Nefes nefese olmak. Nefessiz kalmak. Katılmak. Nefesi kesilmek. Soluğu kesilmek. Nefes nefese kalmak. Soluk soluğa olmak. Soluk soluğa kalmak. Soluk alamamak.

Be short of breath : Nefesi tıkanmak. Soluğu tıkanmak. Nefesi daralmak. Nefesi kesilmek. Nefessiz kalmak. Soluk alamamak. Soluksuz kalmak.

Control of breathing : Soluk denetimi. Doğru ve güzel konuşmak için gerekli olan denetim. sahne konuşmasındaki kusurun çoğu yanlış ve kötü soluk almadan ileri gelir. doğru soluk alıp verme ve soluk denetimi için özel alıştırmalar vardır. Solunum düzenlenmesi.

Short of breath : Tıknefes. Nefes darlığı çeken.

 

Out of breath : Nefesi kesilmiş. Nefes nefese. Soluğu kesilmiş. Nefessiz. Soluğu kesilmiş bir halde. Soluksuz. Soluk soluğa.

İngilizce Shortness of breath Türkçe anlamı, Shortness of breath eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shortness of breath ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dyspnoea : Dispne. Dispnö. Hava açlıgı. Solunum güçlüğü. Nefes almada veya vermede veya her ikisinde güçlük gösterme, dispnö. Nefes açlığı.

Apneas : Nefes tıkanıklığı. Solunumun geçici olarak durması hali. Solumanın geçici olarak durması. Soluksuzluk. Soluk durması. Boğulma. Soluk alamama. Soluk almanın dinmesi.

Apnoea : Nefes tıkanması. Asfeksi. Soluksuzluk. Solumanın geçici olarak durması. Solunumun geçici olarak durması hali. Nefes tıkanıklığı. Nefes alamama (tıp veya medikal terimi). Apne. Respiratuar yetmezlik.

Asthmas : Astma. Astımlı. Yelpik. Göğüs darlığı. Astım.

Respiratory insufficiency : Solunumun derinleşmesi ve frekans artışı veya inspiratorik solunum güçlüğü bulunması ve mukozalar yanında pigmentsiz deri kısımlarının morarmasıyla belirgin tablo, respiratorik yetmezlik. Respiratorik yetmezlik.

Asthma : Yelpik. Astım. Bronşiyal astım. Astımlı. Göğüs darlığı. Astma.

Dyspnea : Dispnö. Solunum güçlüğü. Dispne. Nefes açlığı. Nefes almada veya vermede veya her ikisinde güçlük gösterme, dispnö. Hava açlıgı.

Chokes : Baskılamak. Kısmak. Tıkamak. Tıkanma. Boğulmak. Boğmak. Ölmek. Tıkanmak. Nefesini kesmek.

Gasping : Hırıldayan (nefes ile ilgili). Can atma. Nefes darlığı olan. Sık ve zor nefes alan.

Shortness of breath synonyms : difficulty in breathing, respiratory disorder, anhelation, labored breathing, apnea.