Dyspnoea türkçesi Dyspnoea nedir

  • Dispnö.
  • Nefes açlığı.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Nefes darlığı.
  • Dispne.
  • Hava açlıgı.
  • Soluk darlığı.
  • Nefes almada veya vermede veya her ikisinde güçlük gösterme, dispnö.
  • Solunum güçlüğü.

Dyspnoea ingilizcede ne demek, Dyspnoea nerede nasıl kullanılır?

Dyspnotic : Solunum güçlüğüne ait olan. Dispnotik.

Dyspnea : Nefes darlığı. Nefes açlığı. Nefes almada veya vermede veya her ikisinde güçlük gösterme, dispnö. Soluk darlığı. Dispne. Solunum güçlüğü. Dispnö. Hava açlıgı.

Dyspneic : Solunum güçlüğü ile ilgili. Nefes darlığı çekme. (tıp veya medikal terimi) dispne (nefes darlığı) ile ilgili. Solunum güçlüğü yaşama. Dispneik.

Central dyspnea : Sentrojen dispnö. Merkezi solunum güçlüğü. Çeşitli nedenlere bağlı olarak doğrudan solunum merkezlerinın uyarılması sonucu ortaya çıkan solunum güçlüğü, sentrojen dispnö.

Exertional dyspnea : Efor dispnesi.

Pneumodyspnea : Pnömodispnö. Amfizemden ileri gelen solunum güçlüğü.

Inspiratory dyspnea : Nefes almada güçlük. İnspiratorik dispnö. İnspiratorik solunum güçlüğü.

Dyspepsia : Hazımsızlık, sindirim işlevindeki bozulma, apepsi. Hazımsızlık. Sindirim güçlüğü. Dispepsi. Sindirim bozukluğu. Didspepsi. Sindirimsizlik.

Mechanical dyspnea : Mekanik solunum güçlüğü. Solunum hareketlerinin mekaniksel olarak engellenmesi sonucu ortaya çıkan solunum güçlüğü.

 

Expiratoric dyspnea : Soluk vermede güçlük. Ekspiratorik dispnö.

İngilizce Dyspnoea Türkçe anlamı, Dyspnoea eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dyspnoea ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.

Abdomen : Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karnın altı. Abdomen. Karın. Böcek gövdesinin alt kısım. Karın (böcek gövdesinde). Batın.

Chokes : Tıkanmak. Boğmak. Nefesini kesmek. Ölmek. Baskılamak. Boğulmak. Tutmak. Tıkamak. Bastırmak.

Sob : Hıçkırıklara boğulmak. İç çeke çeke ağlamak. Hüngürdemek. Hıçkırmak. Ağlarken içini çekme. Hüngürtü. Hıçkırık. Hüngür hüngür ağlamak. Hıçkırarak ağlamak. Hıçkıra hıçkıra ağlamak.

Asthma : Bronşiyal astım. Astma. Astımlı. Astım. Yelpik. Göğüs darlığı.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

Apnoea : Asfeksi. Soluk durması. Solunumun geçici olarak durması hali. Solumanın geçici olarak durması. Soluk alamama. Nefes alamama (tıp veya medikal terimi). Nefes tıkanıklığı. Apne. Nefes tıkanması.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

 

Abattoir : Mezbaha. Kesimevi. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Salhane.

Abaxial : Aks kemiği dışında. Eksendışı. Abaksiyal. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzak. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksen dışı.

Dyspnoea synonyms : abdominal distention, respiratory disorder, a band, a dna, anhelation, abamectin, a clay, apneas, abdominal pain, gasping, a c syndrom, asthmas, difficulty in breathing, orthopnea, apnea, a crochordon, dyspnea, shortness of breath, labored breathing, breathlessness, a c deformity, abdominal fat necrosis, symptom.