Apneas türkçesi Apneas nedir

  • Nefes tıkanıklığı.
  • Solunumun geçici olarak durması hali.
  • Soluk almanın dinmesi.
  • Solumanın geçici olarak durması.
  • Nefes darlığı.
  • Soluk alamama.
  • Soluksuzluk.
  • Boğulma.
  • Soluk durması.

Apneas ingilizcede ne demek, Apneas nerede nasıl kullanılır?

Apnea : Nefes tıkanıklığı. Apne. Soluksuzluk. Solumanın geçici olarak durması. Solunumun geçici bir süre durmasıyla belirgin solunum tipi. Nefes alamama (tıp veya medikal terimi). Nefes darlığı. Respiratuar yetmezlik. Solunumun geçici olarak durması hali. Asfeksi.

Apneic : Apne ile ilgili (tıp veya medikal terimi). Apneik.

Apneustic : Apnöstik. Burun delikleri olmayan.

Apneustic center : Apnöstik merkez. Ponsta bulunan, derin soluk almada rol alan bir solunum merkezi.

Cheapness : Kalitesizlik. Ucuzluk. Değersizlik.

Capnography : Kapnografi. Anestezi sırasında solunum havasındaki karbondioksit miktarının ölçülmesi. Kapniografi. Hastanın fizyolojik durumunu değerlendirmek için nefesle verilen karbon dioksit konsantrasyonunu izleme (ör. akut solunum problemlerinden muzdarip olanları, cihaza bağlı olarak solunum yapanları ve genel anestezi altında olanları).

Acapnia : Kanda karbondioksit eksikliği (medikal). Akapni. Hipokapni.

Shrapnel : Bozuk para. Şarapnel parçası. Şarapnel. Bomba parçası.

Apnoea : Soluk almanın dinmesi. Soluk alamama. Apne. Nefes alamama (tıp veya medikal terimi). Solumanın geçici olarak durması. Asfeksi. Soluk durması. Solunumun geçici olarak durması hali. Nefes tıkanıklığı. Nefes darlığı.

 

Grapnel : Kancalı demir. Dörtlü kanca. Çengel. Kanca. Borda kancası. Filika demiri.

İngilizce Apneas Türkçe anlamı, Apneas eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Apneas ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Shine : Parlatma. Parlatmak. Cilalamak. Çok başarılı olmak (belirli bir konuda). Işıldamak. Parlaklık. Parıldamak. Kendini göstermek. Çevirmek (bir ışığı bir yere). Parlamak.

Strangulation : Sicim ya da başka bir yardımcı alet ile boğulma. El. Düğümlenme. Strangulasyon. Büzülme. Strangülasyon. Boğma. Bir organın etrafına sarılmış bir şey tarafından sıkılarak boğulması.

Suffocation : Boğma. Sufokasyon. Bunalma. Boğuntu. Boğulmak suretiyle ölüm. Nefes alamama sonucu boğulma.

Turn up : Ortaya çıkmak. Çevirip kaldırmak. Damlamak. Kusturmak. Yukarı tutmak. Bakmak (kitap). Keşfetmek. Sapmak. Bulunmak (eşya). Vazgeçmek.

Apnoea : Nefes alamama (tıp veya medikal terimi). Asfeksi. Respiratuar yetmezlik. Apne. Nefes tıkanması.

Stick out : Diretmek. Çıkıntı yapmak. Dışarı uzatmak. Dışarı çıkarmak. Ucu çıkmak. Katlanmak. Çıkmak. Çıkarmak. Besbelli olmak. Çıkıntılı olmak.

Pop out : Atmak. Dışarı çıkmak. Yırtık dondan çıkmak. Fırlamak. Aniden çekip gitmek. Birdenbire çıkmak. Yuvasından fırlamak (göz). Ağızdan kaçmak.

Come across : İle karşılaşmak. İyi etki yapmak. -e rastlamak. Etkileyici olmak. İzlenim yaratmak. İstenileni yapmak. İzlenim bırakmak. Karşılaşmak. Rastgelmek. Rastlamak.

 

Outcrop : Yeryüzüne çıkmış katman ya da kaya. Yeryüzüne çıkmak (kaya). Baş gösterme. Patlama. Aflörman. Toprağın yüzeyin dışarı fırlayan kaya tabakası. Ortaya çıkmak. Patlak vermek. Ortaya çıkma (istenmeyen bir olay). Yeryüzüne çıkmak.

Stand out : Kendini göstermek. Çıkıntı yapmak. Dikkat çekmek. Ayrılaşmak. Atılmak. Fırlamak. İleriye fırlamak. Direnmek. Göze çarpmak. Karşı koymak.

Apneas synonyms : push through, rush out, spring to mind, leap out, jump out, anhelation, reappear, asphyxy, shortness of breath, difficulty in breathing, pop, asphyxia, come to mind, look, gleam, make, drowning, pop up, basset, feel, beam, breathlessness, gasping, asphyxiation, rise, surface, burst forth, come to light, burst out, show up, come to hand, come through, come out.

Apneas zıt anlamlı kelimeler, Apneas kelime anlamı

Disappear : Gözden kaybolmak. Aniden kaybolmak. Yok olmak. Kaybolmak. Ortadan kaybolmak. Ortadan kalkmak. Yitmek. Ortalıktan kaybolmak. Görünmez olmak.