Solunum yetmezliği nedir, Solunum yetmezliği ne demek

Solunum yetmezliği; bir tıp terimidir.

  • Herhangi bir nedenle solunum işlevinin yetersiz olması veya yaşamın devamı için gerekli olan oksijenin vücuda alınamaması

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Solunumun derinleşmesi ve frekans artışı veya inspiratorik solunum güçlüğü bulunması ve mukozalar yanında pigmentsiz deri kısımlarının morarmasıyla belirgin tablo, respiratorik yetmezlik.

İngilizce'de Solunum yetmezliği ne demek? Solunum yetmezliği ingilizcesi nedir?:

respiratory insufficiency

Solunum yetmezliği hakkında bilgiler

Solunum yetmezliği veya respiratuar yetmezlik solunum sisteminin gaz değişiminde (ventilasyon) yetersiz kalması durumudur. Bunun sonucu olarak arteriyel oksijen ve/veya karbon dioksit seviyesi normal aralıklarda korunamaz. Oksijenasyondaki düşüş hipoksemi ve arteriyel karbon dioksit seviyesinde yükselme hiperkapni olarak bilinir. Bunların normal referans değerleri oksijen için PaO2 60 mmHg, ve karbon dioksit PaCO2 45 mmHg şeklindedir.Yetersiz ventilasyon alveollerden kapiller dolaşıma yeterince bikarbonat geçişini sağlayamayacağı için kan pH'sı düşmeye başlar ve metabolik asidoz şekillenir.Bu solunum yetmezliğine ilişkin önemli komplikasyonlardan biridir. Hiperkapninin varlığı veya yokluğuna göre sırasıyla tip 1 ve tip 2 şeklinde sınıflandırılır.

 

Solunum yetmezliği anlamı, tanımı:

Solunum : Bitkilerde geceleri oksijen alıp karbondioksit verme, gündüzleri ise karbondioksit alıp oksijen verme biçiminde görülen hareket. Bütün canlılarda, oksijen alıp karbondioksit verme biçiminde görülen hareket, teneffüs.

Yetersiz : Gereken, istenen niteliği olmayan. Gerekli bilgi ve yeteneği olmayan, yeterliği olmayan, kifayetsiz, ehliyetsiz. Verimli olmayan. İşlevini tam olarak yapamayan (organ, alet vb.). Eksiği olan, yetecek kadar olmayan.

Oksijen : Atom numarası 8, atom ağırlığı 16 olan, hidrojenle birleşerek suyu oluşturan, rengi, kokusu ve tadı olmayan, havada beşte bir oranında bulunan bir gaz, müvellidülhumuza (simgesi O).

Yetme : Yetmek işi.

İşlev : Bir yapının gerçekleştirilebileceği ve onu başka yapılardan ayırt etme imkânı veren eylem türü, fonksiyon. Bir deneyi yaparken izlenen yol, izlev. Bir nesne veya bir kimsenin gördüğü iş, iş görme yetisi, görev, fonksiyon.

Yaşam : Doğumla ölüm arasında yaşanan süre, ömür, hayat.

Devam : "Kesme, sürdür" anlamında kullanılan bir söz. Bir yere belli bir amaçla, gereken zamanlarda gitme. Ek, parça. Sürme, sürüp gitme, kesilmeme, bitmeme.

Gerek : Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım. İcap.

Sistem : Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Yol, yöntem. Dizge. Düzen. Model, tip.

Değişim : Bir niceliğin birbirinden ayrı değerler alması veya böyle iki değer arasındaki ayrım. Yeni döllerin atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü, varyasyon. Rüzgârın yön değiştirmesi. Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme. Para aracılığı olmaksızın, bir nesnenin dolaysız olarak bir başka nesne ile değiştirilmesi, değiş, değişme, değiş tokuş, takas, mübadele, trampa, trok.

 

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.

Diğer dillerde Solunum yetmezliği anlamı nedir?

İngilizce'de Solunum yetmezliği ne demek? : n. shortness of breath