Shorebird türkçesi Shorebird nedir
- Sahil kuşu.
Shorebird ingilizcede ne demek, Shorebird nerede nasıl kullanılır?
Shorebirds : Sahil kuşu. Kuşlar (aves) sınıfının, karinalılar (carinatae) bölümünden, parmakları birbirinden çok ayrık, çok değişik yapı ve yaşayışları olan bir takım. Yağmur kuşları.
Shore based : Kıyıda konuşlanmış.
Shore based radar : Kıyı radarı.
Shore battery : Sahil bataryası.
Shore bird : Sahil kuşu.
Shore duty : Denizciler için kara görevi. Sahil görevi.
Shore up : Desteklemek. Payanda ile desteklemek. Bir tarafına destek koymak (bir şeyin çökmesini önlemek için). Destek vurmak. Payanda vurmak. Desteklemek (fiyatları).
Shore leave : Karaya çıkma izni.
Nato infrastructure and off shore expenditures : Nato tarafından ortak güvenlik planları çerçevesinde türkiye'deki çeşitli savunma tesisleri için döviz karşılığı yapılmış olan harcamaları gösteren, ödemeler bilançosunun cari işlemler kısmına kaydedilen kalem. Nato altyapı ve kıyıötesi harcamaları.
Shore capital : Paylara bölünmüş anamal. Pay belgitleriyle sınırlanan anamal.
İngilizce Shorebird Türkçe anlamı, Shorebird eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Shorebird ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Oystercatcher : Yağmur kuşları (charadriiformes) takımının yağmur kuşugiller (charadriidae) familyasından, 42 cm kadar uzunlukta, gagaları ve ayakları kırmızı, avrupa, asya, kuzey afrika ve avustralya'da yaşayan, göçmen bir kuş. Poyrazkuşu. Deniz saksağanı. İstiridye avcısı.
Stilt : Kıyı koşarı (kuş). Cambaz ayaklığı. Akrobatların taktıkları çok uzun ayaklar. Sütun. Ayaklık. Eşas. Kıyı koşarı.
Phalarope : Kum kuşu.
Pratincole : Bataklıkkırlangıcı. Bataklık kırlangıcı. Yağmur kuşları (charadriiformes) takımının, bataklık kırlangıcıgiller (glareolidae) familyasından, 26 cm kadar uzunlukta, güney avrupa ve kuzey afrika'dan tiyenşan dağlarına kadar olan bölgede bataklık kenarlarında yaşayan göçmen bir tür.
Godwit : Çamur kuşu. Uzun kuyruklu bir su kuşu. Uzun gagası ve bacakları olan çamurda yürüyen büyük kuş.
Snipe : Gizli bir yerden ateş etmek. Çulluk. Yağmur kuşları (charadriiformes) takımının, çullukgiller (scolopacidae) familyasından, 29 cm kadar uzunlukta, kuzey avrupa ve asya'da yaşayan bir tür. Gizlenerek ateş etmek. Haince saldırmak. Batakçulluğu. Saldırmak. Siperden ateş etmek. Laf atmak.
Sandpiper : Su çulluğu. Kızılbacak. Çulluk.
Oyster catcher : İstiridye avcısı. İstridye avcısı. Deniz saksağanı.
Wading bird : Su kıyısında yaşayan balıkla beslenen uzun bacaklı kuş. Yiyeceğini suda yürüyerek alan uzun bacaklı herhangi bir kuş (balıkçıl, sorguç, flamingo vs). Dalıcı kuş. Yağmur kuşu. Balıkla beslenen uzun bacaklı bir kuş. Yağmurkuşu.
Shorebird synonyms : longlegs, long legs, charadrii, aphriza virgata, stilt plover, burhinus oedicnemus, surfbird, suborder charadrii, himantopus stilt, stiltbird, glareole, woodcock, limicoline bird, australian stilt, shore bird, avocet, stone curlew, thick knee, wader, curlew, shorebirds, plover, courser.

Bu kısımda Shorebird kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Shorebird ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Shorebird anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Shorebird ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.