Slavs türkçesi Slavs nedir
Slavs ingilizcede ne demek, Slavs nerede nasıl kullanılır?
The slavs : Slavlar. İslav. Slav. Doğu avrupa ve kuzey asya'nın hint-avrupa insanları (rusya, polonya, bulgaristan ve diğerlerini içeren). Slav ırkı.
Stanislavsky system : Stanislavski dizgesi. Konstantin stanislavski'nin (1863-1938) oyunculuk yöntemi. oyuncunun iç ve dış yönden kendini rolüne hazırlamasını ve çalıştırmasını içeren oyunculuk dizgesi.
Yugoslavs : Yugoslavyalı. Yugoslavya'da (avrupa'nın güneydoğusunda şimdi birkaç ayrı millete bölünmüş eski cumhuriyet) ikamet eden kimse. Yugoslav.
Slav : İslav.
Slave : Esir etme. Didinmek. Cariye. Savaşta tutsak alınan, yabancı ülkelerden zorla kaçırılıp özgürlükten yoksun bırakılan ya da başkasından satın alınan erkeklere verilen ad. Eşek gibi çalışmak. Kul. Köle gibi çalışmak. Köle. İktisat, tarih alanlarında kullanılır. Irgat gibi çalışmak.
Slave clock : Yardımcı saat. Bir gözlemevinde kullanılan ana saatin yanında yedek olarak çalışan ikinci saat.
Slave labor : Köle iş gücü.
Slave mode : Köle modu. Bağımlı kip. Bağımlı işletim kipi. Yamak türü çalışma. Yamak kipi.
Slave driver : Köle gözcüsü. Köle gibi çalıştıran kimse. Köle gibi çalıştıran amir. Kölecibaşı. İnsanı köle gibi çalıştıran amir.
Slave labor camp : Esir çalışma kampı.
İngilizce Slavs Türkçe anlamı, Slavs eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Slavs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bond servant : Kendisine ödeme yapılmadan hizmet verdirilen kimse. Köle. Bağlı hizmetçi.
Worker : Sosyete yapan böceklerde üreme yeteneğinde olmayan ve sosyetenin işlerini yapan dişi ve erkek bireyler. Amele. İşgören. Ecir. Ücretli. Bağımlı çalışan. Biyoloji, iktisat, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Emekçi. Adam. Personel.
Soul : Tin. Evrensel bir halk inanışına göre, tenden tam anlamıyla bağımsız olan ve ona can vererek yaşamını sağlayan; bireyden geçici bir süre için ayrıldığında bayılma, uyuma, düş görme, sayıklama ya da tutarık tutmasına, dönmemek üzere ayrıldığında ise ölümüne yol açan ölümsüz güç. Kimse. Gönül. Simge. Öz. Timsal. Soul. Canlılık. İçtenlik.
Puppet : Başkasının oyuncağı. Kukla. Kimi kez parmaklara takılarak, kimi kez de iplerle ya da değneklerle oynatılan gösteri bebeklerine verilen ad. Bostan korkuluğu.
Galley slave : Forsa. Kürek mahkumu. Eskiden, gemilerde kürek çekmekle yükümlü tutsak ya da yargılı kişi. Kürek mahkümu.
Bondwoman : Cariye. Esir (kadın). Kefil (kadın). Köle (kadın).
Mortal : Beşer. Öldürücü, ölümlü, ölümle ilgili olan. Aşırı. Ölüm. İnsanoğlu. Çok büyük. Mortal. İnsanlık. Fani.
Tool : Aygıt. Bir işin yapılmasında, bir makinenin, bir motorun sökülmesi, takılması, ayarı ya da işletilmesinde kullanılan aletlerden her biri. Götürmek (arabada). Aletle işlemek. Araba kullanmak. (arabayı) sürmek. Oyuncak. Bilgi üretmek üzere seçilen yordamların öngördüğü işlemleri yerine getirmeye yarayan kullanak ya da olanak. Kalem. Arabada gitmek.
Slavs synonyms : slavic people, slav, bondmaid, bondsman, creature, striver, bondman, bondswoman, individual, somebody, hard worker, someone, the slavs, slavic, person.
Slavs zıt anlamlı kelimeler, Slavs kelime anlamı
Nonworker : Çalışmayan kimse. İşsiz güçsüz. Çalışmayan. İşsiz olan kimse.
Unfree : Özgür veya serbest olmayan. Özgürlüğü iptal etmek. Tekrar yakalamak.

Bu kısımda Slavs kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Slavs ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Slavs anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Slavs ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.