Galley slave türkçesi Galley slave nedir

  • Eskiden, gemilerde kürek çekmekle yükümlü tutsak ya da yargılı kişi.
  • Kürek mahkumu.
  • Forsa.
  • Kürek mahkümu.
  • Tarih alanında kullanılır.

Galley slave ingilizcede ne demek, Galley slave nerede nasıl kullanılır?

Galley : İçeceklerin konulup hazırlandığı bölüm. Uçak mutfağı. Dizgi tablası. Gemi mutfağı. Kalite. Osmanlı donanmasında çektiri türünden bir savaş gemisi. Roma kürek gemisi. Çektirme. Kuzine.

Slave : Eşek gibi çalışmak. Didinmek. Cariye. Köle. İktisat, tarih alanlarında kullanılır. Esir etme. Irgat gibi çalışmak. Kul. Köle gibi çalışmak. Bir mal gibi alınıp satılan, kişisel hakları bulunmayan ve kendi tükettiğinden daha fazlasını üreterek artık ürün yaratan kişi.

Galley proof : İlk dizgi. İlk düzelti. (son) prova baskı. Dizginin ilk düzeltme nüshası. İlk tashih.

Galley view : Galeri görünümü.

Galley west : Düzensiz.

Galley worm : Çıyan. Kırkayak.

İngilizce Galley slave Türkçe anlamı, Galley slave eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Galley slave ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Almanac : Almanak. Günbilik. Yılda bir çıkarılan ve yılın olaylarını göstermek üzere düzenlenen kitap. Yıllık. Zamanı yıllara, mevsimlere, aylara ve günlere ayırmak için uygulanan dizge. zaman ve zaman sırası ile ilgili bilgileri kapsamak üzere düzenlenen türlü biçimdeki yazılar.

 

Areopagite : Eski yunanistan'da ölünceye dek yerinde kalmak üzere, en saygın kimseler arasından seçilmiş yüksek yargıç, areopag üyesi. Areopagit. Eski atina'da aeropagus meclisi üyesi. Antik yunan yasa organı areopagus'un üyesi kimse.

Barricade : Berkitilmiş tabya ve sığınak. Barikat yapmak. Geçiş engeli. Tabur. Mania. Set çekmek. Engel. Barikat kurmak. Siper.

Areopag : Areopag. Eski atina'da, toplandığı yerin adına göre anılan yüksek yargıçlar kurulu.

Archives : Resmi evrak ve kayıtlar. Arşiv odası. Arşivler. Evraklar. Belgelik. Arşiv binası. Kayıtlar. Belgelerin saklandığı yer. Arşiv.

Autocracy : Mutlak monarşi. Saltçılık. Otokrasi. Saltıkçı yönetim. İstibdat. Baskı rejimi. Saltıkçılık. Otokrasiyle yönetilen ülke. Mutlakiyet idaresi.

Apostle : Öncü. Dönme. Apostol. Hz isa´nın on iki havarisinden biri. Önder. Bir hareketin lideri. Döneklik. Havari. İnanç ve öğütlerini yaymak için isa peygamberin görevlendirdiği 12 kişiden her biri.

Armistice : Savaşı bırakma. Savaşan iki gücün isteğiyle çarpışmaya belli bir süre için ara vermesi. Mütareke. Silah bırakma. Silahları bırakma. Ateşkes.

Barbary : Mağrip. Kuzey afrika kıyısında mısır'ın batısında kalan ülkelerin topluca adı: libya, cezayir, tunus, fas. Afrika'nın kuzeyinde batı mısır'dan atlantik okyanusu'na kadar uzanan bölge. Berberi. Batı mısır'dan atlantik okyanusu'na kadar uzanan bölge.

Acropolis : Akropol. İç kale. Eski yunan kent devletlerinde yüksekte kurulan ve içinde bir saray ile tapınaklar bulunan berkitilmiş yer.

Galley slave synonyms : axis powers, armour, archer, antiquity, archon, barbarian.