Galley türkçesi Galley nedir

  • Kadırga.
  • Gale.
  • Dizgi tablası.
  • İçeceklerin konulup hazırlandığı bölüm.
  • Uçak mutfağı.
  • Kalyon.
  • Kalite.
  • Kuzine.
  • Çektirme.
  • Roma kürek gemisi.
  • Gemi mutfağı.
  • Tarih alanında kullanılır.
  • Donanmada, çektiri türünden gemilerin en büyüğü.
  • Osmanlı donanmasında çektiri türünden bir savaş gemisi.

Galley ingilizcede ne demek, Galley nerede nasıl kullanılır?

Galley proof : İlk tashih. (son) prova baskı. İlk düzelti. İlk dizgi. Dizginin ilk düzeltme nüshası.

Galley slave : Kürek mahkumu. Kürek mahkümu. Forsa. Eskiden, gemilerde kürek çekmekle yükümlü tutsak ya da yargılı kişi.

Galley view : Galeri görünümü.

Galley west : Düzensiz.

Galley worm : Kırkayak. Çıyan.

Galleys : Gale. Roma kürek gemisi. Kalyon. Kuzine. İçeceklerin konulup hazırlandığı bölüm. Gemi mutfağı. Kadırga. Çektirme. Dizgi tablası. Uçak mutfağı.

Composing galley : Gale.

Galleons : Büyük ispanyol savaş gemisi. Kalyon. Büyük ispanyol gemisi.

Galleass : 16. ve 17. yüzyıllarda kullanılan üç direkli ve geniş bir savaş gemisi. Büyük ve hızlı üç direkli savaş gemisi (16'ncı ve 17'nci yüzyıllarda akdeniz'de kullanılan). 3 direkli savaş gemisi. Üç direkli savaş gemisi.

Knock galley west : Altüst etmek. Eşek sudan gelinceye kadar dövmek. Benzetmek. Pataklamak. Yere sermek.

 

İngilizce Galley Türkçe anlamı, Galley eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Galley ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Areopagite : Antik yunan yasa organı areopagus'un üyesi kimse. Eski yunanistan'da ölünceye dek yerinde kalmak üzere, en saygın kimseler arasından seçilmiş yüksek yargıç, areopag üyesi. Eski atina'da aeropagus meclisi üyesi. Areopagit.

Antiquity : Eskilik. Kalıntılar. Eski yapıtlar. Eski çağlar. İlkçağ. Antikite. Eski zaman. Çok yaşlı kimse. Eski uygarlık.

Barbarian : Zalim. Barbar. Vahşi. Yabancı. Gaddar. Kaba. Greklerle romalıların, kendi kültür çevreleri dışında kalan budunlar için kullandıkları terim. Uygarlaşmamış. Uygarlaşmamış kimse.

Armistice : Savaşı bırakma. Silah bırakma. Ateşkes. Mütareke. Silahları bırakma. Savaşan iki gücün isteğiyle çarpışmaya belli bir süre için ara vermesi.

Draw bar : Cam çekme çubuğu. Çekme çubuğu.

Draggers : Çekiştiren. Küçük motor trol gemisi. Çeken kimse veya şey. Küçük trol balıkçı teknesi. Motorlu küçük trol teknesi. Körkütük sarhoş kimse.

Vessel : İçinde kan ve lenf gibi sıvıların dolaştığı ve gelişmiş duvarları bulunan kanallar. böceklerin kanatlarında bulunan trakea sisteminin ince uzantıları. 3.bitki yapraklarındaki iletim sisteminin uzantıları. Gemi. Damar. Tonajı ve adı ne olursa olsun denizlerde ve iç sularda su ürünleri araştırmasında, istihsalinde, naklinde, işlenmesinde kullanılan kayık, sandal, yelkenli, şat, sal, mavna gibi vasıtalarla buharlı veya motorlu bilumum yüzer araçlar.

Cookhouse : Küçük kamara. Mutfak yapısı. Yemek pişirmek için kullanılan yer.

 

Galley synonyms : ship's galley, composing galley, puller, autocracy, areopag, calibers, cuddies, galliot, archon, caboose, barricade, kitchen stove, acropolis, pullers, calibres, quality, extractors, archives, trireme, impregnation, ship, galiot, galleys, galleon, galleons, armour, dutch oven, axis powers, archer, duality, extractor, waters, barbary.

Galley ingilizce tanımı, definition of Galley

Galley kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A vessel propelled by oars, whether having masts and sails or not.