Solder türkçesi Solder nedir

  • Kimya alanında kullanılır.
  • Lehim malzemesi.
  • Lehimle tutturmak.
  • Kurşun-kalay alaşımı.
  • [#lehimleme Lehimlemek].
  • Kolay erimeyen metalleri birbirine birleştirmek için kullanılan metal ya da alaşım.
  • Lehim.
  • Lehimlenmek.

Solder ingilizcede ne demek, Solder nerede nasıl kullanılır?

Solder flux : Lehim eritkeni.

Solder joint : Lehim kullanarak yapılan ek. Lehimli ek.

Aluminium solder : Alüminyum lehim. Alüminyum kaynağı.

Brass solder : Pirinç lehim. Pirinç lehimi.

Fine solder : Yumuşak lehim. İnce lehim.

Platinum solder : Platin lehimi.

Soft solder : Yumuşak lehimle tutturmak. Yumuşak lehim.

Spelter solder : Çinko lehimi. Çinko lehim.

Silver solder : Gümüş lehimi. Gümüş kaynağı lehimi.

Paste solder : Hamur lehimi. Lehim pastası.

İngilizce Solder Türkçe anlamı, Solder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Solder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Silver solder : Gümüş lehimi. Gümüş kaynağı lehimi.

Alabaster : Akmermer. Su mermerinden yapılan. Alçı taşı. Kaymaktaşından yapılan. Su mermeri. Sumermeri kaymaktaşından. Sumermeri. Kaymaktaşı. Albatr.

Conjoin : Birleştirmek. Sıralama. Bağlanmak. Birleşmek. Bitiştirmek. Bağlamak. Bitişmek.

Additive properties : Eklenik özellikler. Bir dizgede birim ya da kesimlerdekilerin toplanmasıyla belirlenen kütle, erke gibi özellikler.

 

Soft solder : Yumuşak lehim. Yumuşak lehimle tutturmak.

Acid radical : Bir ya da daha fazla hidrojen iyonları kaybından yaratılan kökçe. Bir asidin negatif parçası. Asidik hidrojeni ayrıldıktan sonra kalan asit molekül kalıntısı. Bir asit molekülünün, yükünleştiğinde protonlarından ayrılan ve tepkimelerde tek bir parça gibi davranan no3-, so24 gibi, eski yüklü parçası. Asit kökü.

Alicyclic compounds : Alifatik bileşikler. Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn. Alisiklik bileşik.

Aldehydes : Bir (r) alkil köküne ya da hidrojene bağlanmış, (-cho) formil kökünü taşıyan organik bileşikler. Aldehit. Aldehitler.

Acid salt : Bileşimindeki asit hidrojenlerinin bir bölümü metallerle yer değiştirmemiş olan tuz. örn. sodyum bikarbonat (nahco3). Asit tuzu. Aynı zamanda asit olan tuz. Asit tuz. Sodyum klorit.

Hard solder : Sert lehim. Kuvvetli lehim.

Solder synonyms : dip solder, aliphatic saturated compounds, additive, solders, aliphatic compounds, braze, active passive metal, active metals, sweat out, acier inoxydable, join, alcohols, tin solder, alcoholometry, activated coal, brazes, sweat, acidimetry, metal, alloy, weld.

Solder zıt anlamlı kelimeler, Solder kelime anlamı

Disjoin : Bağları kopmak. Ayırmak. Birleşmesine engel olmak.

Solder ingilizce tanımı, definition of Solder

Solder kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To unite (metallic surfaces or edges) by the intervention of a more fusible metal or metallic alloy applied when melted. A metallic cement. A metal or metallic alloy used when melted for uniting adjacent metallic edges or surfaces. To join by means of metallic cement.