Stammer türkçesi Stammer nedir
Stammer ile ilgili cümleler
English: When I tried to speak to her, I always found myself too shy to do more than stammer or say something stupid.
Turkish: Onunla konuşmaya çalıştığımda, ben her zaman kekelemekten ya da aptalca bir şey yapmaktan daha fazlasını yapamayacak kadar kendimi çok utangaç buldum.
English: Ali stammered.
Turkish: Ali kekeledi.
English: The new boy had a nervous stammer.
Turkish: Yeni çocuğun sinirsel bir kekemeliği vardı.
Stammer ingilizcede ne demek, Stammer nerede nasıl kullanılır?
Stammer out : Kekeleyerek söylemek.
Stammered : Kekeleyerek söylemek. Teklemek. Kekeleme. Kekemelik. Pepelemek. Pepemelik. Kekelemek.
Stammerer : Kekeme. Pepe. Pepeme.
Stammerers : Kekeme. Pepe. Pepeme.
Stammering : Basık dil. Pepe. Keke. Balbizm. Pepemelik. Konuşma güçlüğü. Pepeme. Sözcüklerin ilk seslerini güçlükle söyleyebilme; dil tutukluğu. Kekeme.
Stamens : Erkeklik organı (botanik terimi). Ercik.
Stamina : Güç. Kuvvet. Direnç. Yaşama gücü. Dayanma gücü. Dayanıklılık. Tahammül. Canlılık.
Staminal : Yaşamsal. Hayati. Ercik ile ilgili. Dayanma gücü ile ilgili.
Staminate : Ercikli. Erkeklik organları olan (çiçekler). Erkeklik organları olan (çiçekler ile ilgili). Stamenleri olan. Erciğe ait.
Stammeringly : Kekeleyerek. Tereddüt ederek.
İngilizce Stammer Türkçe anlamı, Stammer eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Stammer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Act up : Dert açmak. Kötü davranmak. Gösteriş yapmak. Üzmek. Yaramazlık etmek. Aktifleşmek. (hastalık vs.) nüksetmek. Yaramazlık yapmak. Can sıkmak. Sorun çıkarmak.
Hesitates : Duraksamak. Çekinmek. Tereddüd etmek.
Bumble : Bozmak. Kekeleyerek konuşmak. Hata yapmak. Yanısıra çekilmek. Kendini beğenmiş memur. Gaf yapmak. Eline yüzüne bulaştırmak. İçine etmek. Arı vızıltısı.
Mouth : Boğaz. Dırdır etmek. Söylemek. Geme alıştırmak. Tane tane söylemek. Dudak bükmek. Giriş yeri. Kavşak. Dudaklarını kıpırdatmak. Zırlamak.
Talk : Laf etmek. Konuşmak (bir dili). Konuşma. Söyleşi. Konuşmak. Sohbet. Söz etmek. Boş laf. Hakkında konuşmak. Görüşmek.
Verbalize : İfade etmek. Sözle ifade etmek. Dile getirmek. Fiile çevirmek. Sözlü ifade edilmek. Söze dökmek. Açıklamak. Sözle anlatmak. Sözcüklere dökmek. Sözcüklerle ifade etmek.
Verbalise : Sözleştirmek. (gramer) bir kelimeyi fiile dönüştürmek. Ağız kalabalığı etmek. İfade etmek. Dile getirmek. Sözcüklere dökmek. Açıklamak. Sözle ifade etmek. Geveze olmak. Kelimelerle anlatmak (özellikle ağız yoluyla).
Knocks : Kapıyı çalmak. Çarpmak. Vurmak. Devirmek. Çalmak. Sertçe eleştirmek.
Stammer synonyms : defect of speech, stammer out, stutter out, bumbles, stumble, bumbled, misfired, falter, titubation, falters, misfires, malfunction, stutters, speech defect, misfire, stuttering, stammers, impediment, utter, speech disorder, hesitated, stutter, faltered, chug, knocked, have a stutter, sputter, kick, stammering, impediments, hesitate, chugged, kicking.
Stammer ingilizce tanımı, definition of Stammer
Stammer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To speak with stops and diffivulty. To utter or pronounce with hesitation or imperfectly. To hesitate or falter in speaking. To make involuntary stops in uttering syllables or words. To stutter. A stutter. Sometimes with out. Defective utterance, or involuntary interruption of utterance.

Bu kısımda Stammer kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Stammer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Stammer anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Stammer ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.