Transducers türkçesi Transducers nedir

  • Enerji aktarımı yapan sistem.
  • Güç çeviriciler.
  • Güç çevirici.

Transducers ingilizcede ne demek, Transducers nerede nasıl kullanılır?

Active transducer : Etkin dönüştürücü. Aktif transdüktör. Aktif dönüştürücü.

Analog to digital transducer : Analog-sayısal dönüştürücü. Analogdan sayısala dönüştürücü.

Analog transducer : Analog dönüştürücü. Analog çevirici.

Capacitive transducer : Kapasitif güç çevirici.

Ceramic transducer : Seramik güç çevirici.

Microconvex transducer : Ultrason probu. Mikrokonveks prop.

Linear transducer : Ultrason probu. Lineer dönüştürücü. Lineer prop.

Convex transducer : Konveks prop. Ultrason probu.

Digital to analog transducer : Sayısal-analog dönüştürücü. Sayısal analog dönüştürücü. Sayısal–analog dönüştürücü.

Ideal transducer : İdeal değiştirici. İdeal güç çevirici. İdeal çevirgeç.

İngilizce Transducers Türkçe anlamı, Transducers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Transducers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Photoconductive cell : Fotoiletken hücre. Işıiletken gözcük. Fotoiletken göze.

Electrical device : Elektriksel aygıt. Elektrikli aygıt. Elektrikli cihaz.

Convert : Evirmek. Bir birim dizgesinden başka birine, örneğin c.g.s.'ten m. k. s.'e geçmek. Dönüştürmek. Değiştirmek. Arıtmak. Değişmek. Dönme. Dönüşmek. Dininden döndürmek. Dinsel ya da siyasal bir inancın, bir kanının yerine başka birinin benimsenmesi. bunu yapan kişi.

 

Magic eye : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bazı elektronik araçlarda (radyo, ses aygıtı), ayarın tam olarak yapıldığını gözle görülebilecek biçimde belirten aygıt. Göz ışıtacı.

Electric eye : Sensor. Fotoelektrik hücre. Elektrik gözü. Elektrikli göz. Bir durumu sabitlemek (örneğin radyo frekansı ayarlaması) için kullanılan minyatür kanal.

Transducer : Elektrik enerjisini mekanik harekete çeviren elektrikli cihaz. Bir ya da birkaç araçtan ya da yayın dizgesinden, çeşitli biçimlerdeki dalgayı alan ve bunları başka bir biçimde bir ya da birkaç başka araç ya da yayın dizgesine veren aygıt. (buna göre, sesyayar, sestoplar, plakçalar, vb. birer değiştirgeçtir). Transdüser. Değiştirgeç. Çevirgeç. Dönüştürücü. Hissedici eleman. Uyum sağlayıcı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Photoelectric cell : Işık -elektrik göz. Kitap. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Fotosel. Işık etkisi ile eksicik salan ve bu yoldan ışık yeğinliğini ölçen göze. Işıkgözü. Işılelektriksel göze. Işılgöze. Işıl elektriksel göze. Fotoışık etkisine dayanan ve üzerine bir ışık düştüğünde bunu elektrik erkesine çeviren aygıt.

Change over : Yer değiştirmek. Resim seçiciye, bir kaynaktan gelen resmi, başka bir kaynaktan gelen resme zincirlemesi için verilen komut. (zincirleme yapılacak ikinci kaynağın sayısı belirtilerek "ikiye zincirle!, dörde zincirle!..." biçiminde söylenir). Geçme. Bir yöntemden bir yönteme geçmek. Değişiklik. Yerini değiştirmek. Bütünüyle değiştirmek. Zincirle. Yöntem değiştirmek. Sinem.bir gösterimin sürekliliğini sağlamak üzere iki gösterici kullanıldığında, birinci göstericideki makara sona ererken, ara vermeksizin ikinci makarayı göstermeye başlama.

 

Photocell : Işık gözesi. Işılgöze. Alevin sönmesi halinde elektrik devresini açarak yağ yakıcısını durduran ve puflama tehlikesini önleyen duyarlı araç. Işık gözü. Işık aldığında, bu ışığın dolaysız olarak, ölçülebilir bir elektriksel etki doğurduğu organ, araç. Işıkgözü. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işılduyar. Fotosel. Fotoışık etkisine dayanan ve üzerine bir ışık düştüğünde bunu elektrik erkesine çeviren aygıt.

Mosaic : Mozaik. Musa peygambere ait. Televizyon kamerasında ışığa duyarlı levha. Virüslerin yol açtığı yaprakların üzerinde benek şeklinde lekelerin oluştuğu bir bitki hastalığı.

Transducers synonyms : electro acoustic transducer.